Benim Bir Eşyamı çalınması | Rüya Yorumları

Bu Rüyanın Anahtar Kelimeleri: Benim Bir Eşyamı


At

Makam ve rütbe, yolculuk ve düşmana galip gelmeye delalet eder. Kuyruğu, yelesi ve ayakları kızıl olan at dindarlıktır.

At, güzel evdir.

Beyaz at düşmana galip gelmeye, Siyah at saltanat, ululuk, devlet ve dünyalığa, Bekarın kısraga binmesi asıl ve zenggin bir kadınla evlenmesine, Beyazı siyahına galip olan at ile kızıl kısrak, neşeli, dindar kadına delalet eder.

Birçok ata sahip olan meslektaşları ve akranları içinde sivrilir.

Ata binen kimsenin hanımı hamile ise oğlu olur. Kuyruk tüyü gür olan at evlat ve akraba çokluğuna, Atın bir tarafa doğru sıçraması, binen kimse için bir işe ya da düşünceye meyletmeye, Melez at izzet ve şerefe, yüksek rütbeye yahut asıl bir evlada delalet eder. Çift kanatlı ata binen ya dünyalığa ya da saltanata kavuşur. Siyahata binen karşız bir yolculuğa çıkar. Kendi zayıf atını güçlü bir atla değiştiren kötü halden iyi hale; bunun aksi olursa, diğer hale duçar olur.

Bir atın terkişine binen birinin vekili olur ya da onun meslek ve meşrebini devam ettirir.

Bir yerleşim alanına topluca giren başıboş atlar şiddetli yağmurdur. Terkedilmiş yılki atları devlet ve saltanatı sona eren insanlara, yaşlı ve düşkünlere delalet eder.

At tersi şerefli bir kimseden maldir.

Bu tersi süpürmek, böyle bir kimseden mal edinmek, At tersi üzerinde oturmak akrabaları cihetinden mal elde etmektir. (Ayrıca Bakınız; Beygir. ) Rüyada herhangi bir şekilde at görmek, iyiye işarettir.

İş hayatında yükselme, aşk hayatında iyi gelişmeler, maddi ve manevi isteklerin yerine gelmesine işarettir.

Rüyada herhangi bir şekilde at görmek, iyiye işarettir.

İş hayatında yükselme, aşk hayatında iyi gelişmeler, maddi ve manevi isteklerin yerine gelmesi demektir.

Ama ölü at zarara ve yakın zamanda ölüme; bağlı at mevkiinin değişmemesine; at satmak kavgaya; at dövmek hapse girileceğine,suda at dedikoduya işarettir.

Bereketin ve bol kısmetin işaretidir. Sağlıklı bir ata bindiğinizi gördüyseniz yaşamda çok başarılı olacağınız ve hayatınızın aşkını bulacağınız anlamındadır.

Ata binen bir kimsenin isteği hemen yerine gelir.

At görmek her türlü sıkıntının sona ereceğine, güzel günlerin başlayacağına işarettir.

Atın olduğunu görmek ise iş ve evle ilgili sorunlar yaşanacağına işaret eder.

Rüyada at görmek murattır. Tabirciler atın renğine göre rüyaları yorumlarlar. Yağız yani siyah at büyüklük ve maldir. Kırmanı’ye göre: doru renkli ata bindiğini görmek, kuvvetin fazlalığına, doru taya bindiğini görmek de zengin bir kadınla evlenmeğe işarettir.

Al at dinin kuvvetine ve devlet tarafından verilecek mal ve itibara delildir.

Rüyasında al ata bindiğini gören şerefe ulaşır fakat biraz hüzünlenir. Kula at; hastalık ile tabir olunur. Kula ata bindiğini gören hasta olur.

Eğer bindiği dışı tay ise hastalıklı ve hazin tabiatlı bir kadınla evlenir. Kır at hayır ve berekettir.

Eğer bindiği dışı tay ise güzel ve iyi ahlak sahibi bir kadınla evlenir.

Ablak yani demiri kır renginde bir at görmek şöhretle tabir olunur.

Rüyasında demiri kır renginde ata bindiğini gören halk arasında hayırla ün yapar.

Demiri kır ve alnı akıtmalı bir hayvanın üzerine binmek istediğini görmek, Büyük bir kimsenin işlerine karışacağına, demiri kır bir atı olup bunu başka bir renge boyadığını görmek hayra delalet eder.

Ebu Sait El-Vaiz’e göre: demiri kır at ve beygir görmek ve binmek öteki renklerden daha aşağı tabir olunur. Çünkü kıymetinde diğer renklerdeki hayvanlardan daha ucuz ve itibarsızdır.

Demiri kır ata binmiş olduğunu gören her işinde zorluğa uğrar.

Bir başka rivayete görede: Rüyada ata binmek, gerçekte ata binen kimse için, şerefli mertebeye nail olmaya ya da bir seyahate çıkmaya işaret eder.

Rüyada taya binmek, bekar kimse için, iyi ve zengin biri ile evlilik yapmasına veya bir ev sahibi olacağına işarettir.

Rüyada genç ve iyi bir cins at görmek, rüya sahibinin iktidarının artmasına, rızkının çoğalmasına beyazımsı gri renkli bir at görmek, kazançlı işlerin peşinden koşmaya köyü kırmızı veya kul renginde yaşlı bir at görmek ise, işlerin bozulmasına işarettir.

Rüyada boz renkli bir ata bindiğini gören kimse, düşmanlarını mağlup eder. Siyah ata bindiğini gören kimsenin şeref ve itiban, mevkisi yükselir. Kır ata bindiğini gören kimse kısa süre içinde evlenir. Gemsiz bir ata binmek, rüya sahibinin istemediği halde birisinin emri altına girip onun emirlerini yapmak zorunda kalmasına işarettir. Huysuz ve azgın ata binmek, rüya sahibinin hilekar ve yalancı bir kimse ile ilişki kurmasına ve bundan ötürü ve ondan zarar görmesine işaret eder.

Eğersiz bir ata binmek, rüya sahibinin giriştiği işlerden olumlu neticeler elde edemeyeceğine işaret eder.

Rüyada bir at öldürdüğünü gören kimse, mal ve paraya kavuşur.

Bir at tarafından ısırıldığını gören kimse, herkes tarafından saygı görür. Ölmüş bir at gören kimse, şeref ve itibara kavuşur.

At eti yediğini görmek, rüya sahibi için iyi değildir.

Attan düştüğünü gören kimse, para kaybına uğrar ya da sağlığı bozulur.

Rüyada at sattığını gören kimse, ya birisi ile kavga eder veya aile hayatında geçimsizlikler olur. Pazardan bir at satın aldığını gören kimse, eğer memursa, hızla terfi ederek yüksek mevkilere nail olur.

Erkek at iktidar ve güçtür.

Dişi at ise, şerefli bir kadındır.

Bir kısraga bindiğini veya satın aldığını gören kimse, şerefli bir kadınla evlenir.

Eğer rüya sahibi evli ise, ya da evlenme niyetinde değilse, o zaman büyük bir araziye nail olmasına işaret eder.

Bir başka rivayete göre ise; Rüyada yanında at olduğunu gören kimsenin rızkının geniş olmasına ve düşmanına galip gelmesine delalet eder.

Ata binmeye layık olmayan kimsenin rüyada ata bindiğini görmesi, izzet ve makam sahibi olmasına delalet eder.

Erkek ata bindiğini gören kimse düşmanından korunur.

Rüyada taya bindiğini görse, o kimsenin güzel bir çocuğu olur. Semer vurulmuş bir hayvana bindiğini gören kimse, ne fakir, ne de zengin, orta halli olarak yaşar.

Bekar olan kimse kısraga bindiğini görse, hanımefendi, zengin ve asıllı bir kadınla evlenir.

Asıl olan asılsıza nispetle şereflidir.

Bazen de at, güzel yapılmış eve delalet eder. Kır at, düşmana galip gelmektir. Yele ve kuyruğu kızıl ve dört ayağı şekil san at, takva ve dindir.

Bir kimse, yelesi ve kuyruğu siyah ve diğer yerleri kızıl bir ata bindiğini görse, bazen rakı içer. Çünkü vasfı yapılan at manasına gelen kümeytü kelimesi, içkinin isimlerindendir.

Bir kimse başkasının atina binse o kimsenin mertebesine yükselir. Yahut o kimsenin adetini işler, özellikle mezkur at meşhur ve bilinen at, rüyayı gören de ona binmeye layık olursa. Kısrak at, zevcedir. Tekrar binme niyetinde olmayarak dışı attan indiğini ve gemini çıkardığım gören kimse, hanımını boşar. Tekrar binmek niyetiyle bir işi için atından indiğini ve atının eğerinin de yanında olduğunu gören kimse ise hanımının hayızlı oluşu sebebiyle ondan nefsini menetmesine delalet eder.

Eğer başka bir kısraga binmek üzere mezkur attan indiğini gören kimse, hanımı üzerine başka bir kadını daha nikah eder. Yahut ikinci atın kıymeti nispetince bir cariye alır.

Eğer kısraktan indiği zaman nefret ederek arkasını dönüp yürüse yahut indiği zaman yere kan olarak sıdık etse, o kimse hanımından ayrılarak zina ile meşgul olmasına delalet eder. Halis kızıl kısrak, dindar, neşeli ve şöhretli bir kadına delalet eder.

Alaca kısrak, güzellik ve mal ile meşhur bir kadındır. Her tarafı, yelesi ve kuyruğu kızıl olan kısrak, neşeli, sevinçli bir kadındır.

Beyazlığı siyahliğından çok olan at, dindar bir kadındır.

Bir kimse eğersiz ve gemsiz bir kısraga bindiğini görse, ahlaksız bir kadınla evlenir. Yahut sebatı olmayan bir işi üzerine alır.

Atlardan ve üzerine semer vurulan hayvanlardan beyazlığı siyahliğina galip at, velayet? delalet eder.

Beyazlığı siyahliğından fazla olan ata bindiğini gören, dindar bir kadınla evlenir. Hayvanların siyahi izzet ve şereftir. Kendisi sarı, yelesi ve kuyruğu kızıl olanı, matem veya gelin için toplanmış birtakım kadınlara delalet eder.

Bazen de bu rüya deve üzerindeki yüklere delalet eder.

Bir kimse birtakım atlara malik olduğunu veya onları otlattığını görse, arkadaşları arasında makbul olur.

Rüyada görülen at, bahadır, tüccar, sanat ve ticaretinde ferasetli olan erkek yahut bir çocuktur.

At, ortaktır.

Bir kimse kendi yanında veya evinde bir atın telef olduğunu görse, bir insanın vefatına delalet eder.

Alnı beyaz ve dört ayağı şekil bir ata bindiğini ve ata binmeye de layık bir elbise ile bir şeyi talep etmek için yavaş, yavaş yürüdüğünü görse, o kimse halk arasında izzet ve şerefe yahut saltanat ve mürüvvete erişir ve kötülük yapmak için düşman ona yaklaşamaz.

Eğer. bindiği at siyah olursa, o kimsenin kıymeti ve şerefi büyük, devlet ve saltanatı şiddetli ve; kuvvetli olur. Çünkü siyah at, mal, devlet, saltanat ve ululuktur.

Bindiği atın yelesi, kuyruğu ve şair yeri kızıl olursa, o kimsenin boş işlerle uğraşma, oyun, kan dökme ve kavga gibi şeylere meyli ve hevesi olurKatı ve sert başlı olup binicisi durdurmak istediğinde durmayan at, deli bir kimsedir. Yürütülmek, istendiği zaman duran at, bir işi benimsemeyip tembel olan ve işlerinde tembellik gösteren insana delalet eder.

Atın altının ve kuyruğunun beyazlığı, saltanatın şereflisidir.

Atın izansızı ve hareketinin azlığı, sultan için harbe ve elinde bulunan şeyin azlığına ve düşmanının ona zafer bulmasına delalet eder.

Atın kuyruğunun kıllarının çok olması, rüya sahibinin evlat ve akrabasının çokluğuna delalet eder.

Atın kuyruğunun kesildiğini gören kimse, olur ve kendisinden sonra geriye bir şeyi kalmayarak ismi unutulur.

Atın kuyruğu kökünden kesilmiş olursa evlat ve akrabaları kendisinden önce olur. Sultan olan bir kimse, atının kendisiyle çekiştiğini görse, tebaasından birisinin sultana karşı çıkması ve isyan etmesine delalet eder; Eğer rüyayı gören tüccar ise, ortağı ona isyan eder. Ve onun aleyhinde bulunur.

Atın sıçraması, bir hususta meyletmeye, bir tarafı tercih etmeye, ihtiyacına tezce ulaşmağa delalet eder.

Bir atı sevk ettiğini gören kimse, şerefli bir adama hizmet etme arzusunda bulunur Bolluğun, bereketin, zenginliğin simgesidir. hayatta çok başarılı olacağınız ve hayatınızın aşkını sonunda bulacağınız anlamına gelir.

Bolluğun, bereketin, zenginliğin simgesidir. hayatta çok başarılı olacağınız ve hayatınızın aşkını sonunda bulacağınız anlamına gelir. ... Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

Daha fazla oku...

Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

Çelenk

Sevinç ve üzüntüye; katı kalpliliğe ve ecnebi adetlerini benimsemeye delalet eder. (Ayrıca Bakınız; Çiçek. ) Tatlı söz, iltifat duyulacağı anlamına gelir. Kişinin çevresi ile uyum içinde olacağına işaret eder.

Ama çelenkin taze ve canlı çiçeklerden yapılmış olması gerekir.

Rüyada çelenk görmek kutlama ile yorumlanır.

Rüyasında bir abideye çelenk koydugunu görmek bir isinden dola-yi takdirname alacağına, ögrenci ise diploma sahibi olacağına has-ta ise ameliyat yapilacağına ve sagliğına kavusacağına, evinin önüne çelenk koyuldugunu görmek bolluk ve berekete; kendisinin bir dügüne veya törene çelenk gönderdiğini görmek büyük bir dev-let adamindan hayırlı bir haber alacağına delalet eder. Sevinç ve üzüntüye; katı kalpliliğe ve ecnebi adetlerini benimsemeye delalet eder. ... Büyük Rüya Tabirleri

Daha fazla oku...

Büyük Rüya Tabirleri

Dil

Kişinin sözcüsü, vekili ve arabulucusuna, Kötülük odağı kişi yahut kuruluşlara; dilin uzaması hayasız söze, sözle gelecek belalara, Dilini yutmak, olup bitene göz yumarak işinde kalmaya; dilde tüy bitmesi bir şeyi izahta acze düşmeye, şer işlemeye, Dilinn kesilmesi iddianın boşa çıkmasına, iş ve ticarette zarara uğramaya yahut yumuşak huyluluğa, Dili ısırmak bir şeye öfkelenmeye, dilin çatallaşması söz hatası yapmaya, Birkaç dili olduğunu görmek destek ve yardakçısının olmasına, Dil esir olmaya; birinin dilini yalamak yahut öpmek onun görüş ve düşüncelerini benimsemeye, alimin dilini yalamak ilim tahsil etmeye, Güzel dil, düzgün ve etkili konuşmaya, hayırlı elçiye, Dilde görülen her çeşit çirkinlik ve hoş olmayan durum pişmanlık ve zarara, Hayvan dili, aklı ve sağduyusu olmayan kimseye delalet eder. (Ayrıca Bakınız; Dilbilgisi, Dilsiz, Sürçmek. ) Rüyada dil görmek, duygusal ilişkilerinizde yaşadığınız sorunların yakın süre içinde çözüleceğinin işaretçisidir. Lisan insanin tercümanidir.

Rüyada dilinin uzun görmek bir kavgada küfürlü konusacağına ve düsmanina üstün geleceğine delalet eder.

Dilinin bagli görmek, fa-kir olacağına, bir rivayete göre de düsmanina yenileceğine işarettir.

Bir kimsenin rüyasında iki dilinin görmesi, iki ilim-de, iki sanatta, iki iste becerisi olduğuna işarettir.

Rüyada dilinin agzina sigmayacak kadar büyümüs ve biçimsiz bir hale gelmis ol-dugunu görmek, namuslu insanlara dil uzatmaya; dilinin agzindan sarkmis görmek, küfür ve yalana, dilinin üzerinde kil görmek, çok yazi yazdiğına delalet eder.

Bazi yorumculara göre: konusma, insanin ayibini göstermeye delalet eder.

Bu yüzden rüyada dil görmek iyi değildir.

Rüya-da kekeme görmek ahlaksizliğına; kekemeliğinin geçti-ğini görmek, ahlakinin düzeldiğine; çok güzel ve açik konustugunu görmek, kolaylik göreceğine işarettir.

Dilinin agzindan disariya çiktiğini görmek, fena söz söylemege; dilinin elinde bulundugunu görmek, eline bir firsat geçeceğine; dilini isirdiğini görmek, pis-manliga; diline baktiğini görmek, dilini kötü sözden sakinacağına;dilinin siyah görmek, sair veya yalanci olduğuna; sari ol-dugunu görmek hastaliga delalet eder.

Dilde renk degisikligi hay-ra yorulmaz.

Bir baska rivayete görede: Rüyada görülen dil, sahibinin tercümani ve islerini yürütendir.

Dil hata yapilari bir yerdir.

Bundan dolayi rüyada dilini hareket ettirdiğini gören kimse, bir hata yapar.

Eğer dilinde olan uzunluktan veya genislikten yahut delil getirdigi zaman genisleme gibi bir durum görse, o kimsenin kuvvetli ve kudretli olusuna ve düsmanliginda galip gelmesine işarettir. Kavga ve münakasa yaparken dilinin uzun görse, o kimsenini hayasizca sizi söylediğine işarettir.

Bazen rüyada dil uzunlugu, sahibinin edebiyatta emsallerine üstün geldiğine işarettir. iki dili gören gören kimse, kendisinde bulunan ilim, sihhat ve delilleri artar, düsmanim yener Bir kimsenin rüyada dilinin tutulmasi ve onun için söz söylemek mümkün olmamasi, o kimsenin basta kalmasina işarettir.

Rüyada bir kimsenin dilinde siyah kil bitmesi, hemen çikacak bir kötülüge, beyaz kil bitmesi de sonradan çikacak kötülüge işaret eder.

Dil güzellik, delil, gidisat ve işarettir. Kisinin dili, kalemi yerindedir.

Dilinin göge yükselecek derecede uzamasi, zulmünden dolayi azledilmesine işarettir.

Dil, süt emen çocuk ve hilekar bir kimseyle tabir edilir, kendi dllini kaybettigim gören kimsenin, memedeki çocugu ölür. Mahkemesi olan bir kimse rüyada dilinin kesildiğini görse, o kimsenin delili bosa çikar ve kendisi de zor durumda kalir.

Bazi tabirciler rüyada dilinin kesildiğini gören kimse, halim ve selim olur, dediler.

Bir kimse haniminin dilinin kesilmis görse, haniminin iffetli ve örtünmüs bir kadın olduğuna işarettir.

Bir kimsenin rüyada haniminin onun dilini kestiğini görmesi, haniminin ona saka yapmasina işarettir.

Rüyada bir fakirin dilinin kestiğini gören kimse, akilsiz bir adam bir sey verir ve onun konusmasini meneder. Fakir bir kimse rüyada diger bir fakir adamin dilini kestiğini görse, o kimse o adama kahreder.

Rüyada dilinin çenesine yapistiğini gören kimse, borcu veya emniyet edilip kendisine birakilan bir mücevheri inkar eder.

Bir kimse rüyada dilinde kil bitmis görse, bu rüya, bazen de o kimsenin söyleyecegi siire işarettir. Halktan olan bir kimse rüyada dilini yediğini görse, o kimse söyleyecegi bir sözden dolayi pisman olur.

Eğer o kimse memur ise, dili ve iyi konusmasi sayesinde insanlarin mallanm yer.

Rüyada dilini yiyen kimse çok sessiz, sinirine hakim ve idareci bir kimse olur, dediler.

Rüyada memurun dilinin kesilmesi, vazifesinden alinmasina işarettir.

Rüyada bir sairin dilinin kesilmesi, onu kesen kimse tarafindan o saire gelecek bir mala işaret eder.

Rüyada dilinin siyah gören kimse, diliyle kendi milletine galip gelir.

Eğer bu rüyanin sahibi rezil insanlardan ise, onun yalanci olduğuna işarettir. Korku halinde olan bir kimse rüyada dil görse, perisan olur. Ve onun yaptigi isi koguculuk yapan kimseye gizli kalmaz.

Rüyada dilini isirdiğini gören kimse, sinirlenmemeye çalisir.

Bazen bu rüya yemege fazla düskün olmasina işarettir.

Dilinin iki parça gören kimse, yalanci olur.

Bir kimse kendisinin birçok dili ve kendisi de serefli bir adam olmasa o kimsenin evladi ölür.

Bir kimse rüyada insanlar onun dilini yaladiklarim veya emdiklerini görse, onlar onun ilminden istifade etmeyi arzu ederler. Dil, ailesinin islerini görmek için tutulan hizmetçiye, isçiye, eve, dadiya, pis bir düsmana, meyvesi olan agaca, hamile kalmayan hanima, ondan zuhur edecek bir söze, rizka, yollar üzerindeki süprüntüye, eserleri aramaya ya da gizli seyleri yerierinden çikaran kimseye işarettir. Yahut dil, suçla itham edilen canilere, teftise memur olan gardiyana yahut hapishanenin hizmetçilerine işarettir.

Bazen de hayvanin dili, hayvanin ölümüne veya hayatina işarettir.

Alim bir kimse rüyada dilinin kesildiğini görse, o alim mücadele ve tartismada maglup olur.

Bazen o alimin hizmetçisi yahut talebesi ya da çocugu ölür. Zanaatkar bir kimse rüyada dilinin kesilmis görse, o kimse isçi ve hizmetçisini veya ortağini kaybeder.

Bazen o kimse evini satar.

Bazen rüyada dilinin kaybolmasi, kendisine çoluk çocuguna, akrabalarina yahut komsularina gelecek bir musibettten dolayi düsmaninin adi geçen kimselerden iyiliğini kesmesine işarettir.

Bazen de rüyada bir kimsenin dilini kaybetmesi ve kesmesi hanimim bosa masina veya bulundugu yerden haber alamamasina veya o yerden rizkinin kesilmesine işarete eder.

Bir kimsenin rüyada kesilmis bir dil görmesi, yaralilarin ölümüne yahut bir kimsenin izine düsüp arkasi sira gidene veya gizli seyleri meydana çikaran adama işarettir.

Bir kimsenin rüyada çokça dili bulundugunu görmesi, o kimsenin malca, ailece veya ilimce ziyadeliğine işarettir.

Bazen de bu rüyanin sahibi muhtelif lisanlari konusur.

Bir kimsenin rüyada kendi diliyle beraber diger bir dilin de bulundugunu görmesi, o kimsenin kogucu olduğuna işarettir.

Allahu Teala hakkinda bilgiye mazhar olan kimsenin rüyada dilini kesmesi, sessiz kalmaya devam etmesinin Allah (C. C. ) 'a karsi sükrünü yerine getireceğine işarettir.

Bir kimsenin rüyada kendi diline baktiğini görmesi, o kimsenin lisanim korumaya dikkat ve riayet etmesine işarettir. ... İslami Rüya Tabirleri

Daha fazla oku...

İslami Rüya Tabirleri

Dinlemek Ve İşitmek

Kur'an-ı Kerim'i, Peygamberimizi metheden ilahi ve kasideleri, hikmetli söz ve şiirleri ve her konuda faydalı ve hayırlı sözü dinlemek hidayet ve saadete, Boş söz dinlemek inatçılığa ve rezil olmaya, Gıybet dinlemek haram yemeye, Gizli konuşmaları dinlemmek yahut kulak kabartmak haddi aşmaya, dedikodu ve gıybet yapmaya, Sözü dinleyerek, güzel ve faydalı olanlarını benimsemek müjde ve sevince, Her sözü doğru kabul ederek dinlemek ahmaklığa, Söz dinlememek ve kemikleşmiş düşüncelerinin dışına çıkmamak sapıklığa ve hüsrana, Köpek sesi dinlemek boş söze, at kişnemesini dinlemek kuvvet ve izzete, kırlangıç sesini dinlemek faydalı ve hikmetli söze, güvercin sesi ağlamaya, güzel sesli diğer kuşların sesini dinlemek hüzünle birlikte sevince, eşek sesini dinlemek kötü söz işitmeye delalet eder. (Ayrıca Bakınız; Ses. ) Rüyada Kur'ani Kerim'i veya Resulullah (S. A. V. ) hakkinda söylenen kaside ve methiyeyi yahut kendisine yapilan bir hitabeyi dinlemek hidayete ve Allahu Teala'ya (C.

C. ) yönelmeye işarettir.

Rüyada baska birisine söylenen söze kulak vermek yalan söylemeye kovuculuk yapmaya ve bazen de rüya sahibine isabet edecek çirkin bir seye işarettir.

Bir kimse rüyada kendisinin bir adama söyledigi sözünü diger bir kimse tarafindan gizliden dinledigim görse, eğer rüya sahibi tüccar ise yapilan bir alis verisin bozulmasi istenir.

Eğer memur ise görevinden alinir.

Eğer bir kimse kendisinin bir adama söyledigi sözünün gizli olmadiğini görse o kimse diger adamanin irz ve namusunu gidermek ve onu rezil etmek ister.

Bir kimse kendisinin bir takim çesitli sözleri dinlediğini ve onlarin güzel olanlarina uydugunu görse müjde ve sevince işarettir.

Bir kimse rüyada kendisi isittigi halde, kendisini isitmez gösteriyor görse yalan söyler ve her zaman yalan söylemeyi adet edinir. ... Rüyaların Anlamı

Daha fazla oku...

Rüyaların Anlamı

Ehram

Mısır ehramlarını görmek tarihi tefekkür etmeye, geçmiş milletlerin garip hikayelerine, tarih ve fen ilimleri tahsil etmeye, antika eser ve yazılara, oyun ve eğlence lerlerine, Ehram, yabancı toplulukların örf adetlerini benimsemeye, Bekar kimsenin ehrammları görmesi gayr-i müslim bir kadınla evlenmeye delalet eder.

Rüyasında ehram gören kimse yüksek bir mevkie çikacak demektir.

Ehrami uzaktan gören, mevki için bir müjde bekliyor demektir.

Ehramin üzerine çikmis görmek, mevkiinin yüksekliğine delil sayilir.

Ehram taslarinin yikildiğini görmek, bulundugu yüksek mevkiin elinden gideceğine delalet eder. Küçüklü büyüklü ehramlar, hayatinin tedrici bir surette refaha ereceğini gösterir. ... Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

Daha fazla oku...

Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

Gömlek

Kişinin rüyada gömlek görmesi, dinine veya geçimine yahut Allahu Teâlâ’dan korkmasına ve ilmine delâlet eder. Zira Kur’ân-ı Kerim’de Yusuf (a. s. ) ’dan hikâye edilerek şöyle buyuruluyor: “Şu benim gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun. ” Bu âyetin işaretince, gömlek, müjdeye de delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada görülen gömlek, kişinin din ve dünyaca durumuna alâmettir.

Rüyada bir gömleği kolsuz olarak giydiğini görmek, rüya sahibinin fakir olduğu halde dininin güzelliğine delâlet eder.

Rüyada gömleğinin yakasının yırtık olduğunu gör­mek, fakirlik işaretidir.

Buna mukabil rüyada kendisinin birçok gömlekleri olduğunu görmek, ahirette büyük mükâfat ve sevaba nailiyete delâlet eder.

Rüyada kendisine bir gömlek hediye edildiğini görmek, hayırlı bir habere; gömleğini kirli ve yırtık görmek, fakirlik ve kedere ve ona erişecek sıkıntı ve mihnete alâmettir.

Rüyada temiz ve pâk bir gömlek giydiğini görmek, rüya sahibinin şan ve şerefine delâlet eder. Yeşil renkli gömlek, dine ve dinde sıdka delâlet eder.

Beyaz gömleğin tâbiri de böyledir.

Evli kadının rüyada yeni ve geniş bir gömlek giydiğini görmesi, kendisinin veya kocasının din ve dünyaca olan iyi haline işarettir.

Rüyada gömlek giydiğini görmek, rüya sahibinin şan ve şerefine delâlet eder.

Rüyada yaş elbise giydiğini görmek, yolculuktaki zahmete, yaşlığın kuruması zahmet ve şiddetten halâs olmaya delâlet eder.

Rüyada ağaçtan gömlek giydiğini görmek, gemiye binip deniz yolculuğu etmeye işarettir. Hasta adamın böyle bir rüya görmesi, ecelin yakın olduğuna delâlet eder.

Rüyada gömleğinin üzerinde Kur’ân-ı Kerim’den bir âyet yazılı olduğunu görmek, rüya sahibinin Kur’ân’la amel ettiğine işarettir.

Erkek veya kadın, rüyada alâmet ve nişanlı gömlek giydiğini görse, bu rüya hacca veya uzak bir yola delâlet eder.

Rüyada gömleğinin buluttan olduğunu görmek, büyük bir nimete delâlet eder ve o kimse menfaate erişir. ... Rüya Yorumlama Sanatı

Daha fazla oku...

Rüya Yorumlama Sanatı

Gömlek

Cafer Sadık: Rüyada gömlek görmenin dört tabiri vardır:

1-Fakirlik

2-Fesat

3-Üzüntü ve sıkıntı

4-İşlerin önünün kapanması.

Rüyada yeni ve geniş gömlek giymenin ise altı tabiri vardır:

1-Kalabalık

2-Örtü

3-Güzel geçim, kazanç

4-Riyaset

5-Mutluluk

6-Müjde

Hz. Danyal (a. s): Beyaz gömlek; erkeğe ve kazanç sağlanan işe…

Geniş ve yeni gömlek giydiğinizi görmek; işinizin ve durumunuzun iyi olacağına…

Gömleğinizin bir bölümünün yırtıldığını görmek; ne iyiye ne de kötüye…

Gömleğinizin eski ve kirli olduğunu görmek; fakirlik, üzüntü ve sıkıntıya işarettir. Gömlek ne kadar eski ve kirli olursa, sıkıntılarınız da bir o kadar çok olacaktır

İbn-i Sirin: Yeni ve beyaz bir gömlek giydiğinizi görmek; üzüntüden kurtulacağınıza…

Yeşil gömlek giymek; bir alimden destek alacağınıza…

Sarı gömlek giymek; hastalanacağınıza…

Mor gömlek giymek; musibete uğrayacağınıza…

Kırmızı gömlek giymek; dünyevi eğlencelerle vakit geçireceğinize işarettir.

Kirmani: Yeni bir gömlek giydiğinizi görmek; dış görünümünüzün iyi, içinizin ise kötü olacağına…

Hem gömlek hem de pantolonunuzun eski ve kirli olduğunu görmek; zenginseniz fakirleşeceğinize ve üzüleceğinize…

İpek gömlek giymek; saygınlık kazanacağınıza ancak inanç bakımından zayıf olacağınıza…

Gömleğinizin zayi olduğunu görmek; gücünüzün ve desteğinizin azalacağına işarettir.

Cabir Mağribi: Yeni ve geniş gömlek giydiğinizi görmek; rızkınızın çoğalacağına…

Dar gömlek giymek; rızkınızın azalacağına ve geçiminizin zorlaşacağına…

Gömleğinizin yırtıldığını görmek; sırrınızın aşikar olacağına…

Yakasız ve kolsuz gömlek giymek; ecelinizin yaklaştığına…

Uzun gömlek giymek; iş durumunuzun kötüleşeceğine, ancak muradınıza ereceğinize…

Gömleğinizin yakasının arka taraftan yırtıldığını görmek; size yalan yere iftira edileceğine… [«Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söylemiştir.

Bu (Hz. Yusuf) ise doğru söyleyenlerdendir. »[110]]

Birine gömlek verdiğinizi, daha sonra gömleği alan kişinin onu üzerinize sürdüğünü görmek; müjdeli bir haber alacağınıza ve üzüntünüzün kalmayacağına… [«Şu benim gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne koyun; (gözleri) görecektir. »[111]]

Elinizde kana bulanmış bir gömlek olduğunu görmek; daima üzgün olacağınıza…

Yırtık bir gömlek giydiğinizi görmek; işinizin kötüleşeceğine ve sırrınızın ortaya çıkacağına işarettir.

... Rüyaların Anlamı

Daha fazla oku...

Rüyaların Anlamı

Hak Ve Hakikat

Kur'an-ı Kerim'i dinleyip onu tasdik etmek, hükmünce amel işlemek ve kendine ulaşan şaşmaz doğruları benimsemek kurtuluş ve esenliğe; gerçeğe teslim olarak dünya ve ahiretini kurtarmaya, Hak ve hakikati hafife almak ve bunlardan yüz çevirmek helak sebebii olan tavır, düşünce ve davranışlara delalet eder. ... Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

Daha fazla oku...

Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

Hapis, Zindan

Cafer Sadık: Hapse/ zindana girdiğinizi ve hemen oradan çıktığınızı görmek; murada ereceğinize…

Tanıdık bir gardiyan görmek; genişliğe çıkacağınıza ve akıbetinizin iyi olacağına… [«(Yusuf:) Rabbim! Benim için zindan, bunların benden istediklerinden daha iyidir! Eğer onların hilelerini benden çevirmezsen, onlara meyleder ve cahillerden olurum, dedi. »[121]

Meçhul bir zindanda olduğunuzu görmek; üzüntü ve sıkıntıya işarettir.

Nitekim Hz. Yusuf (a. s) şöyle buyurmuştur: «Rüyada zindan; mezara, belaya, dostları sınamaya ve düşmanları sevindirmeye işarettir. »Allame Meclisi: Hapiste olduğunuzu ve ayağınıza veya çenenize zincir vurduklarını görmek; hapse düşeceğinize…

Hapiste olduğunuzu ve serbest bırakıldığınızı görmek; borcunuzun ödeneceğine işarettir.

İbn-i Sirin: Daha önce hiç görmediğiniz bir zindanda olduğunuzu görmek; ölüme işarettir. Çünkü rüyada meçhul zindan, mezara yorulur.

Kendinizi daha önce gördüğünüz veya neresi olduğunu bildiğiniz bir zindanda görmek; üzüntü ve sıkıntıya…

Zindanda olduğunuzu ve ayaklarınıza pranga bağlandığını görmek; bir işe teşebbüs edeceğinize, ancak geç kalacağınıza işarettir.

Kirmani: Kendinizi daha önce görmüş olduğunuz bir zindanda görmek; dindar biriyseniz, büyüklük elde edeceğinize, dindar değilseniz, birtakım dünyevi şeyler yüzünden üzüntü ve sıkıntı yaşayacağınıza…

Kollarınız kelepçeli bir halde gardiyanla birlikte ilerlediğinizi görmek; daha önce kapanmış işinizin tekrar düzeleceğine ve işlerinizin yoluna gireceğine işarettir.

Çağdaş Ulema: Hapishane görmek; güvende olduğunuza…

Suçsuz yere hapse atıldığınızı görmek; size şüpheyle bakan biriyle karşılaşacağınıza…

Hapisten kurtulmak; hayatınızda yeni bir dönemin başlayacağına işarettir.

... İslami Rüya Tabirleri

Daha fazla oku...

İslami Rüya Tabirleri

Kabristan

Bakınız; Mezar / Mezarlık. Kabristan görmek, vaiz ve Kuran dinlemeye ve ağlamaya, maneviyat alemine dalmaya işarettir.

Rüyada kabristan görmek, korku ve emniyettir.

Rüyasında bir kabristanda bulundugunu görmek, o yerdeki devlet büyügünün iyi ve adil bir kisi olduğuna; bir rivayete göre de, fuhus yaptiran bir kadınin evine yorumlanır.

Rüyasında bir kabristana girip orada bir ev yapmis gören hasta ise vefat eder.

Bir baska rivayete görede: Rüyada kabristan görmek, vaza, Kuran okumaya. aglamaya, Ölümü hatirlamaya. korkmaya ve dünyadan alakayi kesmeye işarettir.

Bazen kabristan görmek, alim ve takva sahibi kimselere ve Müslüman askerlerin yigitlerine işarettir.

Bazen islam kabristani Müslüman askerlerin yigitlerine işarettir.

Bazen islam kabristani Müslüman askerlerin çadirlarina ve Müslümanlarin orduyla karsilaşmaya hazirlanmalarina işarettir.

Bazen de kabristan, zina yapan kadınin evine işarettir.

Bir kimsenin eline rüyada cahiliyet zamaninda olan kabristandan kiymetli bir sey geçmesi kazanç veya ganimet yoluyla helal rizik elde etmeye işarettir.

Rüyada kabristan görmek, korkanlar için emniyet, korkusuz halde olanlar için de korkudur. Kabristani görmek, korku ve ümide, sapıklıktan sonra hidayete dönmeye işarettir. Müsriklerin kabristanini görmek, üzüntü ve kedere, korkuya, dinde süpheye, bidat yerlerine, tenha ve issiz hapishaneye işarettir. Zira kabristan, kendisine gelen cisim ve cesetler için hapistir. Kabristain, tekke vs. gibi ibadethaneye, dünya ve masivadan farig olmaya, aglamaca ve mevizelere işarettir.

Bazen de kabristan ölüme işarettir. Zira kabristan ölülerin evidir.

Bazen kabristan, kafirlerin ve ehli bidatin evlerine v/e zimmilerin mahallesine işarettir.

Bazen de fesad ve helak edici ameller ile kendilerine zayiflik gelmis olanlarin ve zina edenlerin evlerine ve kendisinde ölü gibi sarhoslarin bulundugu meyhanelere, namaz kilmayan ve Allahi zikretmeyen, Allah için hiç bir ameli olmayan gafillerin yerlerine işarettir.

Bazen kabristani, hapis kimseye işarettir. Kabristana girdiğini, özellikle orada bir bina yapmis gören kimse hasta ise bu hastaligindan ölerek kabristana girer. Hasta degilse rüyayi görenin durumuna bakmalidir: Eğer oraya girdigi zaman korku ile agladiğini yahut Kuran okudugunu yahut kibleye dönerek namaz kildiğini görse, hayırlı kimselere ve zikir halkasina dahil olarak ibadet ve taate nail olur. Gördügü ve isittigi seylerden menfaatlanir. Oraya girdiginde çiplaksa ve gülüyorsa, kabirlerin üzerine de sidik yapiyorsa. yahut ölülerle birlikte yürüyorsa, o kimse serli ve asiklar zümresine girer ve onlarin hallerini benimseyerek tercih eder.

Ezan ile kabristana girdiğini gören kimse vaaz ve nasihatten anlamayan kimseye nasihat yapar. Sözüne kulak asmayacak bir adama iyilikle emreder.

Cahil ve gafil yahut hepsi kafir olan bir kavim arasinda dogrulukla sehadet ve hakki ifaya çalisir.

Bilinen kabristanlar hak ve sabit olan bir istir.

Bundan dolayi, böyle bir yere nefsin iman etmesi için girdiğini gören kimse, girdigi o kabristandan iyilik ve hikmetle konustugunu ve tövbe ederek Hakka döndügünü görse, hayırlı bir hizmete girer ve onda insafli olarak hareket eder. O kabristana girdiginde nefsini kötülüklerden menetmeyip ders almayan kimse, gafletle davranacagi bir hususta bulunur. Kabristana girip ölülerin kemiklerini çignediğini gören kimse.

Bir tecrübe ve imtihandan geçinilir. ... Rüya Tabirleri Sözlüğü

Daha fazla oku...

Rüya Tabirleri Sözlüğü

Kadın

Bir kimsenin rüyada güzel bir kadın görmesi, hayır ve rahatlıkla temin edilecek bir seneye delâlet eder. Görülen kadının çirkin olması, bunun tam zıddı.

Bazı kere de rüyada görülen kadın, ambar, mahzen, sandık ve eşyasını içine koyduğu her şeye delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada güzel bir kadın görmek, bekası olmayan yani geldiği gibi giden bir mala delâlet eder. Hasta birinin rüyada güzel bir kadını sırtına yüklendiğini görmesi, hastalıktan şifa bulmaya delâlet eder. Zevcesi genç olduğu halde, onu ihtiyarlamış görmekte hayır yoktur.

Rüyada güzel ve genç bir kadınla konuşup sohbet ettiğini veya gülüşüp oynaştığını yahut o kadının odasına girdiğini görmek, feyz ve bereket dolu bir seneye, hayır ve sürura, mal ve rızka delâlet eder. Yine rüyada kendi evine güzel bir kadının girdiğini görmek, sevinç ve ferahlığa delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada kadın görmek, bazı kere kabre delâlet eder. Çünkü insan anasından doğduğu gibi kabre girer.

Bazan da rüyada kadın görmek, yatak ve elbise gibi gizli şeylere muttali olan kadına, meyveli ağaca, içine ip sarkıttığı kuyuya, üzerine bastığı pabuca, oturacak yere ve evine delâlet eder.

Rüyada tanımadığı buğday denizli, genç, bezekli bir Arap kadın görmek, tarifi mümkün olmayan bir güzelliğe ve nimete delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada şişman kadın görmesi, o senenin ucuzluk ve bolluk olmasına, zayıf kadın görmesi de kıtlık ve pahalılık içinde geçmesine delâlet eder.

İmam Nablusî demiştir ki: Tabirce kadının en iyisi, Arap ve buğday benimzi olan kadındır.

Bu kadınların da tanınmayanı tanınandan daha hayırlıdır.

Bir kadının her ne şekilde olursa olsun rüyada gördüğü genç kadın, onun düşmanı olan bir kadındır. Yine bir kadının rüyada yaşlı bir kadın görmesi, o kadının artık çalışamadığına delâlet eder. Yaşlı kadın dünyadır.

Rüyada bir şehirde silahlı birtakım kadınları hayvanlara binmiş halde görmek, o şehire gelecek işçilere alâmettir. Kişinin rüyada zevcesinin kendisine bir başka kadın takdim ettiğini görmesi, zevcesinden ayrılmasına veya aralarında bir anlaşmazlık çıkmasına işarettir. ... İslami Rüya Tabirleri

Daha fazla oku...

İslami Rüya Tabirleri

Kadın

Güzel kadın bollukla geçecek seneye, devamlı olmayan mala, Kadın zevk ve menfaate; tarla, çiftlik, bağ ve bostana, bütün dünya nimetlerine ve yönetme istidadından dolayı sultana, Eve güzel bir kadın girmesi sevinç ve ferahlığa, Genç bir kadının bir erkeğğe yönelmesi dünyalığının düzelmesine, Buğday tenli, güzel giyimli genç Arap kadınını görmek her türlü hayır ve ihsana, Şişman kadın bolluk yılına, zayıf kadın kıtlık yılına, Yaşlı kadın dünyaya,acze düşmeye, elden giden ve insana ahreti kazandıran dünyalığa, Yaşlı kadın bazen ümit kesilen şeyin gerçekleşmesine, Bir kadının gördüğü kendinden genç kadın onu çekemeyen düşmanına, Bir adamın, kendi hanımı yanında başka bir adam görmesi eşinin baht açıklığına, mal ve dünyalığına, Kadının kocasına başka bir kadın taktim etmesi, eşiyle arasında bir anlaşmazlık çıkmasına, Kadının erkek elbisesi giydiğini ve bunun kendisine yakıştığını görmesi halinin güzelliğine, yakışmaması halinde maydana gelecek değişikliğe, Kadının kendini erkek olmUş görmesi kocasının huy ve karakterini alarak onunla iyi geçinmesine, Kadının kasdi olarak erkek gibi giyinmesi yahut yabancıların giyim ve kuşamlarını taklid etmesi onların örf ve adetlerini benimsemelisene, onların sevindikleri şeylere sevinmesine ve fitneye, Birden çok kadının kendine doğru yönelmesi dünyanın o kimseye yönelmesine, kadınların yüz çevirip gerisin geri gitmeleri, dünyanın o adamdan yüz çevirmesine, yoksulluk ve çaresizliğe, Kadınlar topluluğunda yahut meclisinde kendi arzusu ile oturduğunu görmek miskinliğe,Rüyada bir kadının, kendisine bir şey verdiğini görmek, onun dünya işleriyle meşgul olduğuna işarettir. Ziynetli ve güzel kadın gören zengin olur. Çirkin kadın, fakir düşeceğine işarettir. Genellikle iyi yorulmaz.

Rüyada kadın dedikodu, kötü haber ve yalanı ifade eder. hoşa gitmeyecek olay olarak tanımlanır. Güzel ve genç bir kadın ise izleyecek mutluluktur demektir.

Dedikodu, entrika, yalan, hoşa gitmeyecek olay, yalan olarak yorumlanır. Kadın genç ve güzelse sıkıntılardan sonra iyilik gelecek demektir.

Rüyada kadın, hem hayir hem serle yorumlanır.

Rüyasında güzel bir kadın görmek rahat ve hayırlı bir yil geçirmeye işarettir. Kadini bazi yorumcular ambar, mahzen, sandik, gibi Seylerle de tabir ederler.

Bazen kadın, kabirle de yorumlanır. Ibn-i Kesir'e göre; rüyada kadın görmek, hapis ve ortaga da delalet eder. Kirmani; kadıni yatak, elbise, kuyu, meyveli agaç, divit ve hokka gibi seylerle de yorumlamaktadir. Kadina ait rüyalar görülüs sekillerine göre yukaridaki sembollerle çözülerek yorumlanır.

Rüyasında evine güzel bir kadınin geldiğini gören, sevinç ve mutluluk duyar.

Rüyada genç bir kadınin kendisine dogru geldiğini görmek, ye-ni bir imkana ve sansa ulasacağına delalet eder.

Rüyada sisman bir kadın görmek, o yilin bol ve bereketli olacağına delalettir. Zayif bir kadın rüyada görmek ise, bu rüyanin aksi ile yorumlanır. Yorumda en iyisi zenci ve bugday benizli kadınin rüyasidir.

Bu rüya-da kadınlarin taninmayani taninandan daha hayırlıdır.

Bir kadi-nin rüyasında baska bir kadıni görmesi, rüyasi her ne sekilde olursa olsun düsmanla yorumlanır.

Bir kadınin, rüyasında yasli bir kadın görmesi, rüya sahibinin artik çalisamayacağına işarettir, çünkü yasli kadın dünya olarak tabir olunur.

Rüyada güzel bir kadınin rüya sahibinin evine gelerek, onunla konusup sakalastiğini görmek, o yilin bereketli olarak geçeceğine; fakirse hal ve vaktinin iyileseceğine; hasta ise sifa bulacağına; borçlu ise borcunu ödeyeceğine; tüccarsa kazancinin artacağına; memur veya isçi ise islerinin büyüyeceğine delalet eder.

Rüyada çarsafli bir kadın görmek habere işarettir.

Rüyada bir kadınla bir eglence yerinde bulundugunu ve orada çalgi çalinarak eglenildiğini görmek müjdeli bir haber alacağına, bir çocugu olacağına, bekarsa evleneceğine delalet eder.

Rüyasında yoldan çikmis bir kadınin dinden tutarak, dogru yola getirmek için, ona nasihatte bulundugunu görmek.

Allah (c. c. ) rizasini aldiğına işarettir.

Bir kimsenin rüyasında siyah bir kadın görmesi, hayra yorumlanmaz.

Rüyada bir takim kadınlari atlara binmis olarak görmek birçok isçinin o yere is yapmak için geleceklerine delildir.

Rüyasin-da esinin satildiğini görmek, o kimsenin memuriyetinin veya isinin elinden gitmesine, islerinin bozulacağına ve perisan bir hale geleceğine fakat sonra bu durumun düzeleceğine işarettir.

Rüyasında karisini baska bir erkekle birlikte görmek, esinin talihinin iyi olduğuna, ailesinin mal varliğinin çogalacağına dela-let eder.

Rüyasında tanimadigi bir kadıni görmek, malindan bir kismi-nin elinden çikacağına, ve sonradan tekrar elde edeceğine delalet eder.

Rüyasında esinin kendisine baska bir kadın tanittiğini gör-mesi, o kimsenin karisindan ayrilacağına veya aralarinda bir an-lasmazlik çikacağına yorumlanır.

Rüyasında karisini sirtiyla tasi-diğini görmek, kendisinden sakladigi bir sirri bulunduguna isa-rettir.

Bazen bu rüya zengin olmakla da tabir olunur.

Rüyasında tanimadigi bir kadıni öldürdügünü görmesi mali durumunun bozulacağına, onunla cinsi bir iliskide bulundugunu görmesi ise, iflas edeceğine delalet eder.

Rüyasında karisinin bas-ka bir erkekle evli görmesi, dini inancinin zayifladiğına işarettir.

Cafer-i Sadik'a (ra) göre; rüyada kadın görmek, zevk ve men-faatle yorumlanır. Kadin ayrica arazi, çiftlik, bag. bahçe, bostan ve bütün yenilecek seylere de delalet eder.

Rüyada bir kadınin erkek elbisesi giyip, bir erkek gibi davran-diğini görmesi, arkadaslari arasinda begenildiğine işarettir. Giy-digi erkek elbisesi kendisine yakismiyor ve çirkinse, o kadınin halinin degistiğine delalet eder.

Rüyada bir çok kadın görmek, dünya ile yorumlanır.

Rüyada birçok kadınin kendisine geldiklerini görmek, büyük bir is adami olup, devlet islerinde söz sahibi olacağına delalet eder. Kadinlarin kendisine sirt çevirerek uzaklastiklarini görmek, bu rüyanin aksi ile yorumlanır.

Rüyada bir kadınla cemiyetin üyesi olarak onlarla birlikle çalistiğini görmek, o kimsenin tembel ve ise yaramaz biri olduğuna işarettir.

Bir baska rivayete görede: Rüyada görülen kadın, güzel olursa hayir ve rahatlikla temin edilecek bir seneye işarettir.

Bazen kadın, anbar, mahzen, sandik ve eshasini içine koydugu her seye işarettir.

Bazen kadın, kabre işarettir.

Bazen de kadın, hapis ve ortaga işarettir.

Bazen kadın görmek, yatak ve elbise gibi gizli seylere muttali olan kadına, meyveli agaca, üzerine bastigi pabuca, kalem ve mürekkebini biraktigi divite, oturacak yere ve evine işarettir, Rüyada evine güzel bir kadınin girdiğini gören kimse. sevinç ve ferahliga erisir. Güzel kadın, devami olmayan maldir.

Rüyada genç bir kadınin kendisine yöneldiğini gören kimse. ; geriledikten sonra devlet ve talihi yine kendisine yönelir.

Rüyada görülen ve tanimadigi bugday benizli, genç, bezekli bir kadınin tabirce olan hayırlığini anlatmak mümkün değildir. Sisman kadın senenin ucuzluk ve bolluk olmasina, zayif kadın da senenin kitlik ve pahalilik içinde geçmesine işarettir. Tabirce kadınin en iyisi, bugday benizli olan kadındır.

Bunlarin da taninmayani taninanindan daha hayırlıdır.

Bir kadınin her ne sekilde otursa olsun gördügü genç kadın, onun düsmani olan bir kadındır.

Bir kadınin rüyada yasli bir kadın görmesi. o kadınin artik çalisamadiğına işarettir. Yasli kadın dünyadir.

Bir kimse rüyada güzel bir kadın görse ve onunla söylesip gülüsse veya o kadın o kimsenin bulundugu kendi evinde yanma geldiğini görse, ucuzluk ve bolluk bir seneye, eğer fakirse. mal kazanmasina. hapisse kurtulmasina. eğer o kadın mesture ise gizlice bir habere, eğer onunla beraber def ve saire gibi seyler varsa " açik ve herkes tarafindan bilinen bir hayra işarettir. Taninmayan kadın, taninan ve bilinen kadından tabirce daha hayırlıdır.

Bir kimsenin bir kadıni Allah (C. C. ) için insanlara iyilikle emir ve kötülükten nehyettiğini görmesi, dince, iyi bir seye işarettir.

Bir kimsenin rüyada bir sehirde silahli bir takim kadınlari hayvanlara binmis bir halde görmesi. o sehre gelecek isçilere işarettir.

Bir kimsenin rüyada haniminin satildiğini görmesi, o kimsenin saltanat ve devletinin gitmesine. islemin perisan bir hale gelmesine ve sonra durumunun düzelmesine işarettir.

Bir kimsenin rüyada kendi hanimiyla beraber baska bir adam görmesi, o kimsenin haniminin baht ve talihli olusuna, ailesinin zengin, mal ve dünyaliklarinin iyi olmasina işarettir.

Bir kimsenin rüyada haniminin kendisine baska kadın takdim ettiğini görmesi, o kimsenin hanimindan ayrilmasina veya aralarinda bir anlasmazlik çikmasina işarettir.

Rüyada hanimini sirtina aldiğini gören kimseye. bir taraftan bir ayip isabet eder.

Bazi tabirciler de o kimse zengin olur, dediler. Uyanikken görmedigi bir kadıni rüyada gören kimsenin, malindan bir sey kaybolur. Sonra yine o mali bulur. O kadıni öldürdügünü görse, malinin bir kismi gider. Kadinla cinsî münasebette bulunsa, malinin hepsi elinden çikar.

Bir kimse rüyada kendi haniminin baskasina verilmis veya onun kendisinden baska bir kimseyle evlendiğini görse, o kimsenin dini gider ve sonucu iyi olur. Kadin, rüyada zevk ve menfaattir.

Bazi kere kadın, arazi, çiftlik, bag, bostan ve diger yenilecek seylere işarettir.

Rüyada kadın görmek genellikle iyi sayılamaz. Kadın dedikodu, entrika tatsız haber, yalan, hoşa gitmeyecek olay olarak tanımlanır. Yalnız güzel ve genç bir kadın sıkıntıları izleyecek mutluluktur. Sevinçli bir kadın insanın kısa süre sonra sevineceğini haber verir.

Rüyada kadın görmek genellikle iyi sayılamaz. Kadın dedikodu, entrika tatsız haber, yalan, hoşa gitmeyecek olay olarak tanımlanır. Yalnız güzel ve genç bir kadın sıkıntıları izleyecek mutluluktur. ... Rüyalar ve Yorumları

Daha fazla oku...

Rüyalar ve Yorumları

Kilise

İlim ve amele, takva ve Allah korkusundan ağlamaya; yalan ve iftiraya, üzüntü ve kedere, bid'at ve masiyete, içki ve kumara düşkün olmaya, Kendini kilisede görmek hıristiyan örf ve adetlerini benimsemeye, kendi dinine hor bakmaya delalet eder.

Rüyada kiliseye girmek rüyayı gören ve bekar ise evleneceğine, evli ise çocuk sahibi olacağına yorumlanır.

Rüyada kilise görmek, bilime ve ağlamaya yorumlanır.

Rüyada kiliseye girmek rüyayı gören ve bekar ise evleneceğine, evli ise çocuk sahibi olacağına yorumlanır.

Rüyada kilise görmek, bilime ve ağlamaya yorumlanır. Huzurlu bir hayatın başlangıcını haber verir. ... İslami Rüya Tabirleri

Daha fazla oku...

İslami Rüya Tabirleri

Koyun

Cafer Sadık: Rüyada koyun gömenin beş tabiri vardır:

1-Önderlik

2-Saygın kadın

3-Mal

4-Yöneticilik

5-Makam ve menfaatAllame Meclisi: Kesilmiş ve asılmış bir koyunun dersini yüzmek; yetişkinlere veya çocuklara zulmedeceğinize…

Koyun kesmek; büyük bir topluluğa karşı zafer elde edeceğinize…

Koyun derisi yüzmek ve etini parçalamak; bulunduğunuz şehirden uzaklaşacağınıza ve işlerinizin kötüye gideceğine…

İtaatkar bir koyuna bindiğinizi görmek; insanların itaat edeceği büyük bir şahsiyet olacağınıza…

Koyun postu ve koyunyünü görmek; gelir elde edeceğinize ve saygın bir şahsiyet olacağınıza…

Birinin size koyun sürüsü bağışladığını görmek; helal mal elde edeceğinize…

Çok sayıda koyun görmek; saygın bir kadınla karşılaşacağınıza…

Koyununuzun kaybolduğunu görmek; işiniz konusunda sıkıntı yaşayacağınıza ve üzüleceğinize…

Koyuna ait organlar ve uzuvlar görmek; bereket, nimet ve mala…

Koyun sağdığınızı görmek; muhterem bir çocuğunuz olacağına işarettir.

Müellif: Koyun görmek; cömert bir kadın veya büyük bir şahsiyete…

Koyununuz olduğunu görmek; büyük bir şahsiyetten menfaat elde edeceğinize…

Koyun derisi yüzdüğünüzü görmek; birini alt edip malını elinden alacağınıza işarettir.

İbn-i Sirin: Koyun görmek; ganimete…

Koyun otlatmak; bir topluluğa önderlik yapacağınıza…

Çok sayıda koyunlarınız olduğunu görmek; bol miktarda menfaat elde edeceğinize…

Pişmiş koyun eti yediğinizi görmek; yediğiniz et miktarınca gelir elde edeceğinize…

Koyun kesmek; düşmanı alt edeceğinize ve malına el koyacağınıza işarettir.

Kirmani: Keçi ve koyunlarınız olduğunu görmek; büyük bir şahsiyetten mal elde edeceğinize…

Keçi ve koyunlarınızın kafalarının oldukça sağlam olduklarını görmek; zenginleşeceğinize…

Bir koyunla boğuştuğunuzu görmek; bir kadının hilesine maruz kalacağınıza…

Koyun sütü içtiğinizi görmek; hastalanacağınıza…

Birinin size koyun verdiğini görmek; çocuk sahibi olacağınıza işarettir.

Cabir Mağribi: Koyun; büyük ve saygın kadına… [«Onlardan biri şöyle dedi: Bu, kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var.

Benimse bir tek koyunum var.

Böyle iken onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi. »[145]]

Koyunlarınız olduğunu görmek; rızkınızın bollaşacağına işarettir.

... Rüyaların Anlamı

Daha fazla oku...

Rüyaların Anlamı

Kuran Sureleri

Kuran-ı Kerimde 114 sure bulunmaktadır.

Rüyasında okuduğu, gördüğü yahut üzerine okunan sureyi yahut bu sureden ayetleri uyanınca hatırlayan kimsenin, rüyanın tabiri için ilgili sureye ayrılan maddeye de bakması gerekir. Mukaddes Kitabımızdaki surelerrin alfabetik sırayla tebirleri şöyledir Abese Suresi Asık çehreli ve sevlmeyen biri olmaya, kibir ve gurura, yaptığını başa kakmaya, zekat ve sadakasını verdiği halde pek sevilmememye delalet eder.

Adiyat Suresi sahabeye ve ehl-i beyte yakın olmaya, gazaya iştirak etmeye, atları sevmeye ve bunlardan edinmeye, uzun ömre ve hayır hasenata delalet eder.

Ahkaf Suresi Büyüklerinin sözünü dinlemeye, atalarına ve diğer insanlara iyilik yapmaya, hayret edilecek şeyler yaşamaya, hayır umduğu yerden üzüntü duymaya, ölüm meleğinin kendine güzel bir surette gelmesine delalet eder.

Ahbab Suresi Hısım ve akrabasını kıstanmaya, emin ve güvenilir biri olmaya, birinin yitiğini bulup vermeye, hakkı söyleyip batıl olandan kaçınmaya delalet eder.

Ala Suresi Tesbih, tehlil ve zikirle muşgul olarak salihler zümresine dahil olmaya, güç işlerin kolaylaşmasına delalet eder.

Alak Suresi Güzel konuşmaya, ilmi ile amel etmeye, Kuranla rızıklanmaya, ahlaken ve amel yönünden çok iyi olmaya delalet eder.

Al-i İmran Suresi Aile ve akbarası arasında kısmetinin az olmasına, halk arasında itibar görmeye, yaşlanınca çocuğu olmasına, hayır ve İslam üzere can vermeye delalet eder.

Ankebut Suresi Yalnızlıkla imtihan edilmeye ve bu imtihanı başarmaya, ölünceye kadar All(Detay açiklama için SURE lere bakiniz) Ekseriya ölüler üzerine okunan fürkan sürelerini rüyada da hastanin üzerine okumak, hastanin ölümüne, hastaligin gitmesi için okunan süreleri okumak sevince, ferahliga, rizka Kuran okuyan bir çocugunun olacagma delalet eder. Süre zevce yahut evlad ya da süre adedince altin ve gümüstür.

Bazan da Maide, Enam, Nahi, Hac, Lokman, Secde, Tegabun gibi hem Mekke, hem de Medinede nazil olan süreler hacca delalet eder. Çünkü sürelerin hem Mekkede, hem de Medinede nazil olani vardir.

Bu gibiler hakkinda benim tabir ve tecrübelerim beyan edildigi sekilde meydana çikmistir. Fatiha Suresi Fatihayi okuyan kimseye Allahü Teala hayırlı sebebler açar.

Nafi, ibni kesir, Cafer i Sadik, Saki b. Musayyeb (Allah onlardan razi olsun) , bir kimse Fatiha süresini veya ondan bir parçayi okuyan, bir sey hakkinda yaptigi duasi kabul olur, dediler. Kisi de, daha da fazlalaçtirarak, duasi kabul edilir ve bununla beraber sevinecegi bir menfaata nail olur dedi. Hz.

Ebubekir (R. A. ) , rüyada Fatiha okuyan kimse, ayri ayri yedi hanimla evlenir ve duasi kabul olur, buna delil de Peygamberin (SAV) delilidir ki, duanin basinda ve sonuuda Fatihayi okurlardi, dedi. Ömer Ibn Hattab (R.

R. ) , rüyada Fatihayi okuyan kimse, dinini muhafaza eder.

Ancak hasta ise eceli yaklasmis olur, dedi.

Bir kimse Fatihayi veya ondan bir ayeti okudugunu veya kendi üzerine okudugunu görse, Aliahü Teala ser kapilarini o kimseye kapatir, hayir ve iyilik kapilarim açar.

Bazilari da Fatiha okumak hacca delalet eder, dediler. ... Rüyaların Anlamı

Daha fazla oku...

Rüyaların Anlamı

Kuyruk

Kuyruk teb'aya, bir millet yahut topluluğa mensup olan insanlara, Kişinin kendi kuyruğu olduğunu görmesi, insanlardan ona tabi olan, onun görüş ve düşüncelerini benimseyen kimselere delalet eder.

Rüyasında kendisini kuyrukta beklerken gören kimse eğer sabır gösterirse, ilerde çok başarılı olacak demektir. Kendisinin kuyruğu olduğunu görmesi yeni insanlarla tanışacağına yorumlanır.

Rüyasında kendisini kuyrukta beklerken gören kimse eğer sabır gösterirse, ilerde çok başarılı olacak demektir. Kendisinin kuyruğu olduğunu görmesi yeni insanlarla tanışacağına yorumlanır.

Dedikodu, iftiradır.

Rüyada kuyruk, uzak akrabalara yorumlanır.

Bir baska rivayete görede: Rüyada kuyruk görmek, teb'adir.

Bundan dolayi bir kimse rüyada kuyrugunun görse, halktan olan teb'asina işarettir. Zira kuyruk, sahibine tabidir. ... Rüyalar Kitabı

Daha fazla oku...

Rüyalar Kitabı

Mezar, Mezarlık

Rüyada kabir, hapishaneyle tabir olunur.

Rüyada bir mezarlıkta bulunduğunu görmek, bir suçtan dolayı aranmak-ta olduğuna; bir mezarlıkta bir cenazenin gömüldüğünü görmek, bir suçtan dolayı tutuklandığı yerden tahliye edileceğine delalettir.

Büyük bir mezarın üzerinde ayakta durduğu ve mezar taşında-ki yazılan okuduğunu görmek, bir büyük günah işlediğine işaret-tir.

Büyük bir alanda başka mezarlar olmadığı halde, kendisinin orada bir mezar kazdığını görmesi, ecelinin yakın olduğuna delil-dir.

Rüyada bir mezar satın alarak, ölmeden Önce kendi mezarını yaptırıp üzerine adını yazdırdığını görmek, tanıdığı bir kadının evleneceğine delalet eder.

Rüyada bir kabri bir mezarlıktan alıp başka bir mezarlığa naklettirdiğini görmek, kendisinin veya co-cuklarını o mahallede bir ev yaptıracaklarına delalet eder. Kendi evinin çatısında bir mezar kazmak, ömrünün uzunluğuna işaret-tir.

Bazı yorumculara göre kabir, evle tabir olunur.

Rüyasında bir kabirde yatıp kalktığım, orayı kendisine ev olarak kullandığını görmek, fakirleşmeğe işarettir.

Rüyasında aile halkından birisine veya kendisine bir mezar kazdığını veya kazdırdığını görmek, o şehirde kendisi ve ailesi için bir ev yaptıracağına veya satın alacağına delalet eder.

Bir kimse-nin rüyasında aile kabristanında olduğunu ve orada ailesine ait mezarları onardığını. topraklarını düzelttiğini görmesi, ömrünün sağlıklı ve uzun olarak geçeceğine delildir.

Rüyasında aile mezarlığında olduğunu ve mezarların üzerine çiçek dikip suladığını görmek bir çocuğu olacağına; mezar taçları üzerinde kuşların şu içmesi için yapılan küçük oyuklardan kuşla-rin şu içmek için geldiklerim, fakat kapların içinde şu bulunmadı-gi için içemediklerini görmek, onlar için dua etmek gerektiğine delalet eder.

Rüyasında ölmediği halde gömüldüğünü görmek, kedere ve sıkıntıya işarettir. Kefenli bir halde bir mezarda yattığını görmek, bir kadınla nikahlanmasına işarettir.

Rüyasında bir mezarı aç-mak için toprakları kürekle kaldırdığını görmek, o ölünün hayatta iken yaptığı işi yapmaya çalışacağına işarettir.

Eğer ölü, hayatta iken bir bilgin ise o kimse de bilgin, eğer zengin ise zengin olur. Kazdığı mezarda ölüyü görüp de onun sağ olduğunu anlamak kazandığı malın haram olduğuna ve edindiği bilğinin de doğru oldu-guna delildir. Ölü bir insanı mezarında ölü görmek, muradına er-mekle yorumlanır.

Rüyada bir mezarlıkta ölülerin kabirlerinden çıktıklarını görmek, eğer mevsim kurak geçiyorsa. havanın uygun bir şekilde yağmurlu açacağına ve o yıl hububatın bollaşacağına İşarettir. Kırmanı’ye göre; rüyasında kendisi için veyahut başka biri için bir mezar kazıldığını veya kazdığını gören, oturduğu yerde bir ev yaptırır.

Bir mezarı öptüğünü görenin, ömrü uzun ve sağlığı de-vamlı olur. Ölmezden evvel mezara gömüldüğünü gören, hapishaneye girer yahut işlerinde zorluk çeker.

Bir mezarda ölü gibi gömülüp fakat üzeri örtülmemiş olduğunu gören, kadın ise evlenir, erkekse hapse girer. Mezarlar arasında dolaştığını ve açık mezarlara girip çıktığını gören, kötü insanların evlerine girer, yahut zindana atılır.

Adım, künyesin!, kişiliğini bildiği bir erkeğin mezarını kazdığını ve gömülü olan adama ulaştığını gören, o kişinin bulun-düğü mesleğe girer.

Bir kişinin bir kabre indiğini ve sonra çıkıp rü-ya sahibini oradan kovduğunu gören, bir tutuklu tarafından bir suçla suçlanır.

Bir kapalı mezarı kazıp içinden yaşayan bir adam çıktığını gören, sevince ulaşır.

Ebu Sait El-Vaiz’e göre; rüyada birinin kendisini bir mezara soktuğunu gören o kişi tarafından bir tehlikeye atılır.

Rüyada bir mezara konulduğunu gören, bir ev satın alır. Mezarda üzerine top-rak örtüldüğünü gören, mal sahibi olur. Mezarlıkta toprak kazdı-ğini gören, çok yaşar.

Bir bilinmeyen yerde, birçok mezarlar görmek bir takım kötü insanlara delalet eder. Tanınmış mezar, Allah’ın emriyle tabir olunur. Mezarın üzerinde yeşillik görmek, me-zar sahibinin rahmette olduğuna işarettir. Mezarlığa giderek ibret aldığını gören, işlerinde insafla hare-ket eder, Mezara giripte, tanınmış bir adamın kabrinin kendi evine dönüştüğünü gören, kabir sahibinin akrabasından biri ile evlenir. Zengin bir adamın mezarı üzerinde ayakta durduğunu gören, dünyalığa ulaşır.

Bir mezarlıkta mezarlar arasında dolaşıp bunlara selam verdiğini gören iflas ederek dilenir.

Bazı tabircilere göre; bir mezarda olduğunu ve üzerinde bir şey yazılı bulunduğunu gören, hapse girer ve hapisten çıkamaz. Kendisini mezarda görmesi, sıkıntıda olmaktır.

İbni Şirin’e göre; rüyasında mezara konulduğunu gören sıkıntıya düşer. Üzeri örtülü olmayarak mezarda olduğunu gören, uzun bir yolculuğa çıkar ve hayır ve menfaatle geri döner. Kendi mezarı üzerinde ayakta durup, kendisine baktığını gören, günahlarından kurtulur.

Bir mezarda olup Munkır ve Nekir tarafından şu-al sorulduğunu gören bir meseleden dolayı mahkemeye düşer. Onlara doğru cevap verdiğini gören, kendinden sorulan meseleden emin olur.

Eğer cevapta yanılırsa, fenadır. Mezardan çıkarıldığım, tekrar mezara konulduğunu gören, devlet başkanından hayır go-rur. Ve sonra hapsedilir.

Bu tabir devlet memuru olanlar hak-kındadır, Onlardan gayri olan rüya sahibi, kendi makam ve miktarına göre evvela hayra, sonra zarara uğrar.

Bir başka rivayete görede: Rüyada kabristan görmek, va’za, Kur’an okumaya. ağlamaya, Ölümü hatırlamaya. korkmaya ve dünyadan alakayı kesmeye işarettir.

Bazen kabristan görmek, alım ve takva sahibi kimselere ve Müslüman askerlerin yiğitlerine işarettir.

Bazen islam kabristanı Müslüman askerlerin yiğitlerine işarettir.

Bazen islam kabristanı Müslüman askerlerin çadırlarına ve Müslümanların orduyla karşılaşmaya hazırlanmalarına işarettir.

Bazen de kabristan, zina yapan kadının evine işarettir.

Bir kimsenin eline rüyada cahiliyet zamanında olan kabristandan kıymetli bir şey geçmesi kazanç veya ganimet yoluyla helal rizik elde etmeye işarettir.

Rüyada kabristan görmek, korkanlar için emniyet, korkusuz halde olanlar için de korkudur. Kabristanı görmek, korku ve ümide, sapıklıktan sonra hidayete dönmeye işarettir. Müşriklerin kabristanını görmek, üzüntü ve kedere, korkuya, dinde şüpheye, bid’at yerlerine, tenha ve işsiz hapishaneye işarettir. Zira kabristan, kendisine gelen cisim ve cesetler için hapistir. Kabristain, tekke vs. gibi ibadethaneye, dünya ve masivadan farig olmaya, ağlamaca ve mevizelere işarettir.

Bazen de kabristan ölüme işarettir. Zira kabristan ölülerin evidir.

Bazen kabristan, kafirlerin ve ehli bid’atın evlerine v/e zimmilerin mahallesine işarettir.

Bazen de fesad ve helak edici ameller ile kendilerine zayıflık gelmiş olanların ve zina edenlerin evlerine ve kendisinde ölü gibi sarhoşların bulunduğu meyhanelere, namaz kılmayan ve Allah’ı zikretmeyen, Allah için hiç bir ameli olmayan gafillerin yerlerine işarettir.

Bazen kabristanı, hapis kimseye işarettir. Kabristana girdiğini, özellikle orada bir bina yapmış olduğunu gören kimse hasta ise bu hastalığından ölerek kabristana girer. Hasta değilse rüyayı görenin durumuna bakmalıdır: Eğer oraya girdiği zaman korku ile ağladığını yahut Kur’an okuduğunu yahut kıbleye dönerek namaz kıldığını görse, hayırlı kimselere ve zikir halkasına dahil olarak ibadet ve taate nail olur. Gördüğü ve işittiği şeylerden menfaatlanır. Oraya girdiğinde çıplaksa ve gülüyorsa, kabirlerin üzerine de sıdık yapıyorsa. yahut ölülerle birlikte yürüyorsa, o kimse serli ve aşıklar zümresine girer ve onların hallerini benimseyerek tercih eder.

Ezan ile kabristana girdiğini gören kimse vaaz ve nasihatten anlamayan kimseye nasihat yapar. Sözüne kulak asmayacak bir adama iyilikle emreder.

Cahil v/e gafil yahut hepsi kafir olan bir kavim arasında doğrulukla şehadet ve hakkı ifaya çalışır.

Bilinen kabristanlar hak ve sabit olan bir iştir.

Bundan dolayı, böyle bir yere nefsin iman etmesi için girdiğini gören kimse, girdiği o [kabristandan iyilik ve hikmetle konuştuğunu ve tövbe ederek Hakka döndüğünü görse, hayırlı bir hizmete girer ve onda insaflı olarak hareket eder. O) kabristana girdiğinde nefsini kötülüklerden menetmeyip ders almayan kimse, gafletle davranacağı bir hususta bulunur. Kabristana girip ölülerin kemiklerini çiğnediğini gören kimse.

Bir tecrübe ve imtihandan geçinilir. ... İslami Rüya Tabirleri

Daha fazla oku...

İslami Rüya Tabirleri

Muhammed (s.a.s)

Kitabımızın başında da ifade ettiğimiz gibi Resûl-i Ekrem efendimiz: “- Her kim beni rüyasında görürse o, uyanık bir halde de beni görecektir. Çünkü şeytan bana temessül edemez. ” buyurmuşlardır. Yine bunun benzeri birkaç hadis-i şerif daha vardır. Ve buyuruyorlar ki: ”- Her kim beni rüyasında görürse, o gerçek olarak beni görmüştür. Çünkü şeytan benim suretime giremez. ” Şunu hemen belirtelim ki: Nebiler Sultanını rüyada görmek, insan için saadetlerin en büyüğü ve şereflisidir. O’nu görmek, dünyanın ve ahiretin safası demektir.

Aşk olmadan meşk olmaz denilmiştir. Gönül toprağına onun muhabbet damlası düşmeden ve onun çiçeğinin dalından bir gonca olmadan devlet ele geçmez. Yukarıda zikredilen hadîs-i şerifler ve daha niceleri İslâm alimlerince türlü şekilde tefsire tabi tutulmuştur.

Bu güzide insanlardan bir kısmı demiştir ki: -Kişinin rüyası Resûl-i Ekrem (s. a. s) ’i görmesi, Resulullah’ın bulunduğu heyet üzere olduğu takdirdedir.

Bazıları da demişlerdir ki: -Resûl-i Ekrem (s. a. s) ’i vefatı zamanında bulunduğu heyet üzere gördüğü takdirdedir. Meşhur alim ve veli İbn-i Sîrîn hazretleri de bunlardan biridir. Ondan nakledilmiştir ki, Kâinatın Efendisini görme rüyası ona anlatıldığı zaman o “Rüyada gördüğün zatı bana anlat” dermiş eğer rüya sahibi o zatı İbn-i Sîrîn’in bilmediği ve Peygamberler Peygamberinin mübarek hilyesine uymayan bir şekilde anlatırsa, bu kere İbn-i Sîrîn Hazretleri: -Ey Adem, derdi, Sen Nebiyy-i Zîşanı görmemişsin! Kainatın Efendisini rüyada görmek hususunda alimler çok sözler söylemişlerdir.

Biz o sözlere kapı açmadan kısaca ifade edelim ki, onu görmek için kalp aynası parlak olmak gerek.

İnsan günah ve hatadan ne nisbette beri olur, Sünnet-i Seniyyeye ne nis-bette ittiba ederse, rüya hususunda da şansı o derecede artar. Tarihi bir hakikattir ki çok kimseler ve büyükler Nebiler Nebisini rüyada görmüşlerdir.

Rüyada Allah’ın sevgili ve şerefli Resulünü gören kişi daim durumu iyi ve gönlü şen olur. Ona artık gönül safası bahşedilir.

Eğer üzüntü, keder ve sıkıntısı varsa veya zindanda ise bütün bunlardan halas olur ve muradının incisini elde eder.

Bir kimsenin rüyada Resûl-i Ekrem (s. a. s) ’i görmesi, onun şefaatine delâlet eder. Çünkü Nebiyyi Zîşan şefaat sahibidir. Yine Rahmet Nebiyi rüyada görmek, delilleri açıklamaya, sözünde doğru ve vadinde durmaya alâmettir.

Bazı kere de bu rüya, kişinin akrabaları arasında onların hiç birisinin yetişemediği bir makama nailiyetine delâlet eder.

Rüyada Fahri Alem efendimizi bir şeye binmiş görmek, onun mübarek türbelerini ziyarete delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r. a) demiştir ki: Rüyada peygamberleri veya onlardan birini görmek, onbir türlü tâbir olunur: a) Rahmet, b) Nimet, c) İzzet, d) Ulüvv-i Kadr, e) Devlet, f) Zafer, g) Saadet, h) Riyaset, ı) İslam’da kuvvet i) Dünya ve ahirette hayır, j) Refah ve rahat Rüyada Resûl-i Ekrem efendimizin vefat ettiğini görmek, rüya sahibinin kendi neslinden şerefli ve hayırlı bir kimsenin vefatına delâlet eder. Peygamberler Peygamberini yolda yaya olarak yürüyor görmek, rüya sahibi için yaya olarak Razva-i Mutahhara’yı ziyaretine delâlet eder.

Rüyada Allah’ın sevgili ve şerefli Resûlü’nü harab bir mekanda görmek, o mekanın Resûl-i Zîşan’ın bereketiyle tamir ve imar edileceğine alâmettir.

Bir kimsenin rüyada Nebiler Nebisinin mestlerini giydiğini görmesi, Resûlüllah’ın o zata Allah yolunda cihad yapması için emrettiğine işarettir.

Resûl-i Ekrem’in bir yerde ezan okuduğunu görmek, o yerde ucuzluk, bolluk, bereket ve halkın çokluğuna delâlet eder. Yine bir mahalde Resûl-i Muhterem efendimizi namaz kılar hâlde görmek, Müslümanların dağınık işlerinin toplanmasına delâlet eder.

Rüyada Kainatın efendisini mübarek sakalını tarar bir vaziyette görmek, üzüntü, keder, sıkıntıdan halâs olmağa delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada Nebiyy-i Zîşanı haddinden fazla güzel görmesi, rüya sahibinin çokça dindar olduğunu ve Sünnet-i Seniy-yeye itibama delâlet eder. Yine kişinin rüyada Resûlüllah (s. a. s) ile musafaha yaptığını görmesi, sünnet-i Peygamberiye tabi olduğuna delâlet eder.

Rüyada Allah Resulünün sakal-ı şeriflerinin siyah olduğunu görmek, sevinç, sürür, bolluk ve ucuzluğa delâlet eder. Mübarek sakalında aklık görmek, kuvvete, düşmana galip gelmeye ve kemâle delâlet eder.

Rüyada Nebiler Sultanının kendisine bir şey verdiğini görmek, ilme, hikmete nailiyete ve Hakka tâbi olmaya işarettir. Her veçhile Sultan Nebiyi görmek, imanın kuvvetine, dinde salâh sünnete tabi olmaya ve büyük nimete, ahirette şefaata delâlet eder.

Rüyada Ravza-i Nebiyi görmek, zenginliğe, hapisten ve sıkıntıdan kurtulmağa, nimet ve berekete delâlet eder.

Rüyada Peygamberler Peygamberini hutbe okurken görmek, iyilikle emretmeye ve kötülükten sakındırmaya delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada Peygamber-i Zîşanm elinden bal hurma gibi güzel ve hoş bir şey aldığını görmesi, Kur’ân-ı Kerimi ezberlemeye ve ona sunulan şey miktarınca ilme delâlet eder.

Rüyada Kâinatın Efendisini buğday benizli olduğu halde görmek, heva ve hevesi terk etmeye, tevbe ve istiğfara işarettir. Yine rüyada Alemin Fahrini silahla tam mücehhez olmadığı halde az bir asker içinde bulunduğunu ve askere mütevazi davrandığını görmek, müslümanlarm kafirler üzerine galip gelmesine delâlet eder.

Rüyada Resûl-i Ekrem’in ardınca gittiğini görmek, sünnet-i Seniyyeye itibaya işarettir. Tekrar ifade edelim ki, rüyada Peygamber-i Alişan efendimizi görmek, günahlardan uzak olmaya, gönül safasma, kalb temizliğine, dinde salaha, amellerde ihlasa bağlıdır.

Aşkın çırasına yanmak gerek.

Aşık bu yolda kanat çırparsa maşuk da elbet kendisini gösterecektir.

Evet: Ey toprak canlı kişi, Muhammed’le aşka yol, Hakka ulaşmak için bilmiyorum başka yol!... Rüyaların Anlamı

Daha fazla oku...

Rüyaların Anlamı

Muhammed (s.a.s)

Rüyada Peygamber Efendimizi görmek gamdan sonra feraha, borçlu ise borcunu ödeyeceğine, tutuklu ise tahliye olunacağına, korkuyor ise emniyete ulasacağına, sıkıntı ve yokluk içinde ise, hayırlı nimetlerin artmasina, zengin ise parasinin ve malinin daha da artacağına, fakir ise ondan kurtulacağına, hasta ise iyileseceğine delalet eder. Peygamber Efendimiz (SAV) bir hadis-i serifinde söyle buyurmustur: "Bir kimse rüyasında beni görse, o kimse ahirette en yakın bir sifatla sefaatimle özel bir görüsle beni görür. " Baska bir rivayete göre: "Bir kimse uykusunda beni görse, o kimse hakikaten ve gerçekten beni görmüstür. " diye buyurmustur. Hz.

Enes'in (RA) rivayetine göre; "Rüyasında her kim beni görürse, Cehenneme girmez, diye buyurmustur. Yine bir hadis-i serifte de: "Bir kimse rüyasında beni görürse, o kimse gerçekten ve aynen beni görmüs gibi olur. Çünkü seytan benim seklime girmesi mümkün değildir. " buyurmustur.

Rüyasında Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (SAV) 'i görmek, bütün sıkıntılardan kurtulup feraha çikacağına delalet eder. O'nun mübarek yüzünü gören kimse cennetle müjdelenmis olur. Peygamber Efendimizi ayakta ve kendisi ile konusur bir durumda görmek, o kimsenin tuttugu yolun iyiliğine ve Peygamberimizin rizasina uygun olduğuna işarettir. Peygamber Efendimizi arkasi dönük olduğu halde yürür görmek, bir sefere çikip ondan hayir görmeyeceğine; aksine, kendisine dogru geldiğini görmek, çikacagi seferden veya yapacagi isten hayir göreceğini gösterir. Peygamber Efendimizle bir sofrada oturup yemek yediğini görmek cennet taamindan nasip alacağına ve dünya nimetlerinin de çogalacağına; sefaatine nail olacağına delalet eder. Muhammed Mustafa (SAV) Efendimizle birlikte bir deve üzerinde yolculuk yaptiğini fakat devesinin daima Peygamber Efendimizin devesinden çok gerilerde kaldiğini ve ona yetismek için çok çalistigi halde bir türlü devesini yürütemediğini görmek, Fahr-i Alem Efendimizin rizasina hilaf hareket ettiginden tövbe etmesi gerektiğini gösterir.

Ebu Hureyre Hazretleri söyle rivayet etmistir: Rasulullah sallallahü aleyhi ve sellem buyurmustur ki: "Beni rüyasında gören mutlaka beni görmüstür, çünkü seytan hiç bir vakit benim suretime giremez. " Su halde Rasulullah Efendimizi gören, her ne sekilde olursa olsun, O'nun mübarek yüzü suyu hürmetine mutlaka sonunda hayir ve hasenata kavusur. Günahlarindan kurtulur, sefaatine mazhar olur.

Rasulullah Efendimizle bir cami veya mescitte, birlikte namaz kildiğini gören, dünya ve ahirette hiç bir musibete ugramaz, isleri daima yolunda gider, ahirette de makami cennet olur. Muhammed Mustafa (SAV) Efendimizle birlikte yolculuk ettiğini görmek, ibadetlerinin kabul edildiğine işarettir. Onunla bir mahalde oturup sohbet ettiğini gören, hasta ise sifa bulur, tutuklu ise kurtulur, büyük bir günah islemisse tövbe ve istigfar ettigi takdirde, sefaatine nail olarak günahlarindan kurtulur.

Rasulü Ekrem Efendimizi uykuda gören, bunu yapmayi düsündügü bir isin sonunun kötü olduğuna bir ihtar kabul ederek, bu isi islemekten vaz geçmelidir. O mübarek zat-i serifi rüyasında ne sekilde olursa olsun, her gören, dünya nimetlerinden faydalanir, sıkıntı içinde ise mutlaka feraha çikar. Kendisinin ve ailesinin bütün keder ve sıkıntılari o aile içinden uzaklasir.

Borçlu ise bütün borçlarindan halas olur.

Ailesinde veya kendisinde bir hastalik varsa hepsinden sifa bulur ve sifa görür. Peygamber Efendimizi mübarek merkad-i seriflerinde ziyaret ettiğini görmek, Cafer-i Sadik (RA) 'in yorumuna göre, onun cennetle müjdelendiğine delalet eder.

Rasul-ü Ekrem Efendimizin mübarek kabirlerinden kalkarak yürüdügünü görmek, ahiretinin selametine ve ecelinin yaklastiğına işarettir. Mübarek kabr-i serifin, içeriye girmeden, disaridan ziyaret ettiğini görmek, Peygamber Efendimizin sefaatine nail olmak için ibadetini siklastirmasina ve yoksullara yardım etmesi gerektiğine delalet eder. Her ne suretle olursa olsun, Muhammed Mustafa (SAV) Efendimizin rüyada mübarek yüzlerini görmek, dünya nimetlerinden daha üstün olan ahiret nimetleriyle müjdelendiğine işaret sayilir.

Bir baska rivayete görede: Sahih bir hadiste Hz. Peygamber (SAV) den: "Her kim beni rüyasında görürse o, uyanik bir halde de beni görecektir. Çünkü seytan bana benzer bir surete giremez" seklinde varit olmustur, Bir rivayette: "Her kim rüyasında beni görürse muhakkak o, hak ve gerçek olarak beni görmüstür. " Hz.

Enes (R. A. ) den bir rivayette: "Beni rüyasında gören elbette cehenneme girmeyecek" seklinde varid olmus ve bir rivayette de: "Her kim ki beni rüyasında görürse, o gerçek olarak beni görmüstür. Çünkü seytanin benim suretime girmesi mümkün değildir. " seklinde varit olmustur.

Alimler arasinda hadisin manasinda ihtilaf edilmistir.

Bunlardan bir kismi hadîsi serifin ifade ettigi sey rüya sahibinin Hz.

Resulullah (SAV) 'i görmesi Resulullah (SAV) 'in bulundugu heyet üzere olduğu takdirdedir, bazilari da bunda mübalaga ederek rüyayi gören Hz.

Resülullah (SAV) 'i vefati zamaninda bulundugu heyet üzere gördügü takdirdedir, dediler, ibn-i Sirin (R. H. ) 'de bunlardandir.

Alimlerden diger bir kismi da Hz.

Resulullah (SAV) hayatta bulundugu sekilde görmek sari değildir, dediler, ibn-i Arabi de bunlar arasindadir. Hz.

Resulullah (SAV) 'i bilinen sifatlari üzere görmek, bizzat Hz. Peygamberi görmektir.

Bilinen sifatlardan baska sekilde görmek, Hz.

Resulullah (SAV) 'in misalini idrak etmektir, demislerdir. öyleyse bütün hallerde Hz.

Resülullah (SAV) 'i görmek, batil ve karma kansik rüya değildir.

Belki o rüya bizatihi hak ve dogrudur. Her ne kadar bilinen sifatlarindan baska bir surette görülürse de.

Bütün bunlardan anlasiliyor ki, dogru olan hadis-i serifin manasi bazi alimlerin dedikleri gibi "Hangi durumda farzedilirse edilsin" rüya sahibinin rüyasi haktir.

Bundan dolayi bazi tabir alimleri, bir kimse, Hz.

Resulullah (SAV) 'i yasli görse, selamete erismeye; eğer genç görse harbin nihayet bulmasina; eğer tebessüm ettiğini görse rüya sahibi onun Sünnet-i Seniyyesine uyduguna işarettir, dediler.

Bu alimlerden bazilan da bir kimsenin Hz.

Resulullah (SAV) 'i bilinen heyet ve sureti ve kendi hali üzere görmesi o kimsenin iyi halli olusun, söhrete erismesine ve ona düsman olan kimseye galip gelmesine işarettir, dediler.

Bir kimsenin rüyada Hz. Peygamberi kizgin bir sekilde görmesi, o kimsenin halinin kötü olmasina işaretttir. Ibn-i Ebi Cemre Hz. Peygamberi güzel bir surette görmek, rüya sahibinin dince güzelliğine, güzel bir surette görmemek veya bedenin bazilarinda noksanlik görmek, rüyayi görenin noksanliğına işaret eder, dediler. Çünkü Hz.

Resulullah (SAV) gayet parlak bir ayna gibidir ki, o aynaya bakan kendi seklini görür. Her ne kadar o ayna güzel bir durumda olsa da karsisinda bulunan sey bulundugu durumda onda görülür. Hz. Peygamberi böyle uygun sekillerde görmekte gören için büyük faydalar vardir. Çünkü Hz. Peygamberi bu durumda görmekle rüyayi görenin durumu bilinir ve gafletten uyanir.

Rüyada Hz. Muhammed (SAV) 'i gören kimse daima durumu iyi ve gönlü sen olur.

Eğer o kimse üzüntülü ve kederli ise, üzüntü ve kederinden kurtulur veya hapis ise hapislikten kurtulur.

Eğer Hz. Peygamberi görenler kusatma altinda veya kitlik içinde iseler onlar bu gibi durumlardan kurtulurlar ve ucuzluk görülür.

Eğer mazlum iseler mansur ve muzaffer olurlar.

Eğer korku halinde iseler emin olurlar. Sifatlarini anlatmaya muktedir olmayacagi bir sekilde Resulullah (SAV) 'i rüyada görmek, rüya sahibinin din ve dünyaca güzel bir sonuçla müjdelenmesine işarettir.

Eğer Resul-i Ekrem (SAV) 'in kendine teveccüh gösterdiginl veya bir sey ögrettiğini yahut namazinda ona iktida ettiğini yahut Hz.

Resülullah (SAV) 'in güzel bir sey yedirdiğini veya layik bir hirka ve elbise giydiğini ya da ona hayırlı dua ettiğini gören kimse, eğer mülke ehilse mülke nail olur.

Eğer rüyayi gören alim ise, bildigi seyle amel eder.

Eğer abit birisi ise keramet ehlinin makamina erisir. Günahkar ise, tövbe eder.

Rüyada Hz. Peygamberi görmek, delilleri açiklamaya, sözünde dogru ve vadinde durmaya işarettir.

Bazen de rüya sahibi ailesi ve akrabalan arasinda onlarin hiçbirisinin yetisemedigi bir makama nail olur, Bazen o kimseye akrabalari ve yakınlari tarafindan haset ve düsmanlik yapilir.

Bazen de o kimse, ailesinden ayrilir ve vatanindan baska bir vatana hicret eder.

Bazen o kimse ana ve babadan yetim kalir.

Eğer rüya sahibi yolculuk yapiyorsa ve halk da çokça susamissa, yagmurun yagmasina işaret eder. Kitlik ve yokluk içinde Hz. Peygamberi görmek, bolluk ve ucuzluga ve hatiralarina gelmiyecek bir sekilde hayir ve bereketin zuhur etmesine işarettir.

Bir kadın rüyada Hz. Peygamberi görse, o kadın büyük bir rütbeye, iyi bir söhrete, iffet ve emaneti korumaya nail, bazen de o kadın iyi bir nesille riziklanir.

Eğer o kadın zengin ise, malini Allah (C. C. ) ugrunda infak eder.

Rüyada Hz. Peygamberi görmek, eziyet ve cezaya sabretmeye işarettir.

Eğer Hz. Peygamberi rüyada gören yetimse, büyük bir dereceye kavusur.

Eğer rüyayi gören doktorsa, insanlar onun doktorlugundan faydalanir.

Bazen de, özellikle ashab ile olursa Hz. Peygamberi görmek, Müslümanlarin galip, kafirlerin helak olmasina işarettir, O'nu rüyada gören borçlu ise, borcunu öder. Hz. Peygamberi gören kimse hasta ise, Allah (C. C. ) ona sifa verir. Hacc etmemis bir kimse ise, Beytullah'i tavaf eder.

Bela içinde bulunan bir kimse görse, Allah (C. C. ) o belayi ondan defeder. Hz. Peygamber, bilinen heyeti üzere kitlik ve pahalilik olan bir yerde görülürse, o yerde bolluk ve ucuzluk olur.

Eğer Hz. Peygamber bir yerde rengi degismis veya bazi azasi noksan görülürse, bu rüya o yerde dinin zayiflamasina ve bid'atin meydana çikmasina işarettir. Hz. Peygamberin üzerinde eski ve çürümüs elbise görmenin tabiri de böyledir, Hz Peygamberin vefat ettiğini gören kimsenin kendi neslinden serefli bir kimsenin vefatina işarettir.

Eğer Hz. Peygamberin bir yerde cenazesini görse, orada büyük bir musibet olur. Hz. Peygamberin cenazesini tesvik ettiğini, hatta kabri seriflerine koydugunu gören kimse, bid'ata meyleder. Kabrini ziyaret ettiğini gören kimse, büyük bir mala erisir.

Bir kimse rüyada kendisini Hz. Peygamberin oglu görse ve kendisi de evlati resul olmasa, o kimsenin imaninin halis olmasina işarettir.

Bir kimsenin Hz. Peygamberi rüyada görmesinin bereket ve hayir yalniz o kimseye has olmayip belki bütün Müslümanlara samildir.

Bir kimse rüyada Hz. Peygamberin, kendisine dünya malindan veya yiyecek ve içecek bir sey verdiğini görse, verilen seyin serefi nispetince o kimsenin erisecegi bir hayra işarettir.

Eğer verdigi sey kavun ve karpuz gibi seyler olursa, o kimse büyük bir seyden kurtulur.

Ancak eziyet, çetinlik ve mesakkata düser. Hz. Peygamberin azasindan bir uzvunu kendi yaninda sakladiğini görse, o kimsenin bid'at olan bir isi yaptiğına işaret eder.

Bir kimse rüyada kendisinin Hz. Muhammed (SAV) sekline girdiğini veya onun mübarek elbiselerinden bir elbise giydiğini veya Hz, Peygamber kendisine mühür elbise veya kilicini verdiğini görse ve o kimse de mülk istiyorsa mülke erisir ve ora halki kendisine itaat eder; hor ve hakirse, Allah (C. C. ) onu aziz eder, talebe ise, ilimden muradina nail olur. Fakir ise, zengin olur ve bekarsa evlenir. Hz, Peygamberi harap bir yerde görürse, o yer Hz.

Resulullah (SAV) 'in bereketiyle tamir edilir.

Eğer Hz. Muhammed (SAV) 'i bir yerin dahilinde oturdugu halde görse, o yerde ibret alinacak bir sey zuhur edeceğine işarettir.

Bir kimse Hz. Muhammed (SAV) 'in bir yerde ezan okudugunu görse o yerde ucuzluk, bolluk ve adamlari çok olur.

Eğer Hz. Muhammed (SAV) 'in bir yerde namaza durup namaz kildiğini görse, Müslümanlarin dağinik islerinin toplanmasina işarettir.

Rüyada Hz, Muhammed (SAV) 'in sürme çektiğini gören kimse dininde salih ve emniyet içinde olur.

Bu rüyayi hamile bir kadın veya kocasi görse, hamilinin erkek çocuk olmasina işarettir.

Eğer Hz. Muhammed (SAV) 'ln haddinden fazla güzel görse, bu rüya sahibinin çokça dindar olduğuna işarettir.

Rüyada Resulullah (SAV) 'in sakali seriflerinin siyah ve beyazlik bulunmadiğini gören kimse, sevinç ve büyük bir ucuzluga kavusur.

Rüyada Resulullah (SAV) 'in sakalina aklik karistiğini görse, o kimsenin kuvvetli olusuna ve düsmanina galip gelmesine işarettir.

Eğer Resölullah (SAV) 'in basinin bulundugu halden daha büyük görse, devlet reisinin Müslümanlari korumasina işarettir.

Resulullah (SAV) 'in sag elinin parmaklarinin yumuk görse, halifenin erzak vermemesine ve rüya sahibinin hacc ve cihat yapmamasina ve çoluk çocuguna yedirip içirmemesini işarettir.

Resul-i Ekrem'in sol elinin yumruk görse, rüya sahibinin malinin zekatini vermesine, dilenci ve fakirleri alikoymasina işarettir. Hz. Muhammed (SAV) 'in elinin parmaklarinin açik görse, rüya sahibinin hacc ve cihat yapmasina işaret eder.

Eğer Hz. Peygamberin parmaklarim avucu içinde sikilmis görse, halifenin ve rüya sahibinin islerinde durgunluk olur ve onlara üzüntü ve keder isabet eder.

Bir kimse Resulullah (SAV) 'in baldirlarinin uzun görse, devlet reisinin ömrü uzun olur.

Bir kimse Resul-i Ekrem'i silahli olarak asker içinde bulundugunu ve askerin de böbürlendiklerini görse, o sene Müslümanlarin askerlerinin hezimete ugramalarina işarettir.

Eğer Resül-i Ekrem silahla tam mücehhez olmadigi halde az bir asker içinde bulundugunu ve askere mütevazi davrandiğini görse; Müslümanlarin düsmanlara galip gelmesine işarettir.

Bir kimse Hz. Peygamberi bos ve sakalini taradigi halde görse, rüya sahibinin üzüntü ve kederinin gitmesine işarettir.

Resul-i Ekrem (SAV) 'i kendi mescit veya harem-i saadette veya maruf mekaninda gören kimse, kuvvet, izzet ve yücelige erisir.

Resul-i Ekrem (SAV) 'i ashabi arasinda birbirlerini kardes yaptiğini gören kimse, ilim elde eder.

Rüyada Resulullah (SAV) 'in kabrini gören kimse, zengin olur, hapisse kurtulur.

Bir kimse rüyada kendisinin Hz. Peygamberin pederleri görse, o kimsenin itikadi zayiflar.

Bir kimse rüyada Hz. Muhammed (SAV) 'in hanimlarindan birisinin kendisinin anasi görse, o kimsenin imani artar.

Bir kimse rüyada kendisini Hz, Peygamberin arkasi sira yürüdügünü görse, o kimsenin Sünnet-i Seniyyeye ittiba ettiğine işarettir.

Bir kimse rüyada kendisinin yaptigi islerine Hz. Peygamberin baktiğini görse, bunun tabiri Hz. Peygamberin o kimseye haniminin haklarina riayet etmesine emrettiğine işarettir. Hz. Peygamberle yemek yediğini gören kimseye, peygamberimizin zekatini vermesiyle emretmesine, Hz. Peygamberin yalnizca yediğini görse, rüya sahibine sadaka vermesi için emrettiğine işarettir.

Rüyada Resulullah (SAV) 'i takunyasiz ve ayakkabisiz görse, rüya sahibinin cemaatla namazi terkettiginden ona cemaatla namaz kilmasi için emrettiğine işarettir.

Bir kimsenin Hz. Muhammed (SAV) 'in mestlerin giydiğini görmesi, Hz. Peygamberin o kimseye Allah (C. C. ) yolunda cihat yapmasi için emrettiğine işarettir.

Bir kimse rüyada kendisi Hz. Peygamberle musafaha yaptiğini (el sikistiğini) görse, o kimsenin Sünnet-i Resulullaha (SAV) uyduguna işarettir, Bir kimse kendi kanini Hz. Peygamberin kaniyla karismis görse, o kimsenin serefli bir kimseye akraba olacağına işarettir. Hz. Peygamberi kendisine bakla cinsinden bir sey verdiğini gören kimse, üzüntü ve kederden kurtulur.

Eğer Hz. Peygamber kendisine rüyada hurma ve bal gibi güzel ve hos bir sey sunsa Kur'an-i Kerim'i ezberler ve ona sunulan sey miktarinca ilim elde eder. Peygamberimizin hutbe okudugunu gören kimse, iyilikle emir ve kötülükten nehyeder. Hz. Peygamberin kendisine bir sey verdiğini gören kimse, ilme nail ve hakka tabi olur.

Eğer Hz, Peygamberin kendisine bir sey verdiğini ve verdigi seyi almadiğini görse, o kimse bid'ata girer.

Bir kimse Hz. Peygamberi uzun boylu bir delikanli suretinde görse, insanlar içinde çikacak fitneye işarettir.

Resul-i Ekremi yasli bir sekilde görse, insanlarin afiyette olmalarina işarettir. Hz. Peygamberi bugday benizli olduğu halde gören kimse, heva ve hevesi terkeder. Ve tövbe etmeyi tercih eder. Hz. Peygamberin beyaz tenli gören kimse, Allah (C. C. ) 'a tövbe eder. Güzel amel yapar ve yolunu düzeltir.

Bir kimse rüyada Hz. Peygamberin kendisine kizdiğini veya kendisiyle mücadele ettiğini veya sesini onun sesinden daha fazla yükselttiğini görse, o kimsenin dinde ihdas ve icat edecegi bir bid'ata işarettir. Hz, Peygamberi öptügünü gören kimse, Hz. Peygamberden rivayet edilen seyde sebat etsin. Hz. Peygamberin herhangi bir yerde vefat ettiğini gören kimse orada vefat eder. ... Rüyalar Kitabı

Daha fazla oku...

Rüyalar Kitabı

Otomobil

Her çeşit binit vasıtası geçim için izlenen yol ve yöntemlere, kişinin benimsediği hayat tarzına, Otomobili rölantide çalışır halde görmek işlerde durgunluğa, Otomobili çalıştırıp hareket ettirmek işlerin açılmasına, Geniş ve rahat otomobil baht açıklığıına ve mutululuk unsuru olan şeylere delalet eder.

Rüyada otomobili kullanmak, hayatınızı istediğiniz gibi yaşıyorsunuz demektir.

Eğer otomobili başkası kullanıyorsa, hayatınızı başkaları yönetiyor anlamındadır.

Rüyada otomobili kullanmak, hayatınızı istediğiniz gibi yaşıyorsunuz demektir.

Eğer otomobili başkası kullanıyorsa, hayatınızı başkaları yönetiyor anlamındadır.

Rüyanızda bir otomobil kullanıyorsanız, hayatınıza hakimsiniz demektir.

Eğer otomobili başkası kullanıyorsa, hayatınızı başkaları yöneltiyor demektir.

Rüyasında bir otomobil kullandiğini görmek bulundugu iste basarili bir idareci olduğuna; memur veya isçi degil de halkadan biri ise, onlar tarafindan sevildiğine ve becerikliligi yüzünden onlarin hükümetle olan islerinde aracilik yaptiğına delalet eder.

Bir otomobilin içinde görmek, bir suçtan dolayi tutuklanacağına ve sonra suçsuzlugu anlasilarak tahliye edileceğine delalet eder. Bir otomobili kullanıyorsanız, hayatınıza hakimsiniz demektir.

Eğer otomobili başkası kullanıyorsa, hayatınızı başkaları yönetiyor demektir.

Rüyada otomobile bindiğini görmek; hasta ise sağlığına kavuşacağına, hareket halinde otomobil görmek; kazançlı yeni bir işe başlamaya, duran otomobil görmek; işlerinizin kötü gideceğine, taksiye binmek; iyi bir yolculuğa çıkmaya, otomobil çarptığını görmek; rüyayı görenin bir kaza geçireceğine işarettir. ... Rüya Tabirleri Sözlüğü

Daha fazla oku...

Rüya Tabirleri Sözlüğü

Ölüm

İnsan kendisini veya başkasını rüyasında ölmüş olarak görürse, onun ahlaken bozulmasına işarettir.

Eğer bir insan rüyasında ölünün arkasından bağırıyor, ağlıyor, tabutta taşındığını ,o kimsenin toprağa verildiğini görüyorsa rüya sahibinin yükseleceğine işarettir.

Rüyada ölüyü gömmek, hayırlı bir haber alınacağına işarettir. Rüyada ölü görmek hayra yorulur. Ölmüş insanların rüya aleminde söyledikleri doğru olarak çıkar.

İnsanın kendisini ya da başkasını rüyada ölmüş görürse, onun ahlakının bozulmasına yorumlanır. Ölünün güldüğünü görmek vicdanınızın rahat olacağını işaret eder.

Rüyada ailenizden birinin öldüğünü gördüyseniz, ölen kişinin uzun ömürlü olacağı anlamına gelir.

Bazen bu rüya, sıkıntı ve üzüntüyle de yorumlanır.

Rüyada ölüm, yolculuk ile, bir rivayete göre, evlenme ile tabir olunur. Öldügünü ve mezara götürüldügünü gören, uzak bir yolculuga çikar, ölüp kefenlendiğini gören, bekar ise evlenir. Ölüp gömüldügünü gören, tövbe etmeden vefat eder. Gömüldükten sonra mezarindan çikarsa, tövbeye kavusur, ölüp halkin omuzlari üzerinde götürüldügünü gören, halk arasinda seref ve itibar kazanir, ölümünden sonra tekrar dirildiğini gören, fakirse zengin olur, eğer rüya sahibi yolculukta ise veya gurbette bulunuyorsa selametle vatanina döner. Taninmamis bir kadınin ölümünü görmek, yagmurun azliğına; bu kadınin tekrar dirildiğini görmek, yagmurun geleceğine, birçok kadınlarin öldüklerini görmek, çocuklar arasinda ölüm olacağına; ölülerin mezarlarindan çiktiklarini ve bütün yiyecekleri bitirip geriye bir sey birakmadiklarini görmek kitliga; kuyulardaki tatli sulari tamamen içtiklerini görmek, büyük bir hastalik çikacağına; bir ölüyü arkasinda beyaz veya yeşil elbise ve yüzü güldügü halde görmek, gufrana erismis bulunduguna; aksini görmek de bunun aksine; karisinin öldügünü ve sonra dirildiğini görmek, esinden faydalanmaya; uykusunun içinde hasta olmayarak öylece öldügünü görmek, uzun ömre delalet eder.

Bir dostunun ölümünü görmek, rüya sahibinin ölmesine veya dostunu kaybetmesine delalet eder. Vahsi bir hayvanin ölmüs ve katilmis görmek, düsmana karsi zafere ve selamete işarettir.

Evcil hayvanlardan birinin öldügünü görmek hayırlı değildir.

Bazi tabircilere göre; rüyada taninmamis bir ihtiyarin öldügünü görmek, arzu ettigi seyden bir sonuç almamaya; taninmamis bir kadınin öldügünü görmek, dünya islerinin askida kalmasina, bir aslan veya filin öldügünü görmek, o memlekette büyük bir kisinin ölümüne delalet eder. Ibni Kesire göre; oglunun ölümü, düsmandan kurtulmak ve mirastir. Kizinin ölümü, sevinç ve bir istekten vazgeçmektir.

Babanin ölümü geçim sebebiyle; annenin ölümü, maksada ulasmaktir ve hüzündür.

Akrabalarindan birinin öldügünü görenin, kuvvetinde noksanlik hasil olur. Kansinin ölümü iyidir. Hamile kadınin ölümü daha mübarek ve kurtulustur.

Abdülgani Nablusiye göre; rüyada ölüm dinde noksanliga, ve fesada, dünyada ise serefe işarettir.

Ev halkindan bir ölünün kendisi ile düsmanlik yaptiğini görmek, dostunun kendisine darilacağına; bir ölünün hiddet ettiğini görmek, vasiyetinin yapilmadiğına; bir ölünün güler ve sevinir görmek, ona kabul edilen bir, dua ve sadakanin ulastiğına.

Bir ölüyü güzel elbisesi içinde görmek, onun iyi bir akibeti olduğuna ve iman ile öldügüne; bir ölünün bir mescitte dirildiğini görmek, onun azaptan uzak olduğuna delalet eder.

Rüyasında ölülerle oturup konustugunu gören uzak bir yolculuga gider, ölünün güldügünü ve sonra agladiğini görmek, onun Islam dininin disinda ölümüne işarettir.

Bir ölünün yüzünün siyah görmek, onun dinsiz olarak öldügüne delildir. Ismail El-Esasa göre; rüyasında bir ölünün namazda ayakta durdugunu görmek, onun yasadigi zaman çok ibadet etmis olduğuna, bir ölünün dirilerek sag iken namaz kildigi yerde namaz kildiğini görmek, onun iyi bir halde olduğuna delalet eder.

Ebu Sait El-Vaize göre; bir ölünün dirildiğini gören, iyilige ulasir. Ümit etmedigi bir yerden sevinç duyar.

Bir ölünün kendisine bir sey söylediğini görmek, o seyin aynen çikacağına işarettir.

Bir ölünün üzerinde taç ve mühürler ve buna benzer seyler olduğunu, veya yüksek bir yer üzerinde oturdugunu görmek, onun ahirette iyi halde olduğuna; bir ölünün arkasinda yeşil elbise görmek, onun sehit olarak öldügüne; bir ölüyü güler yüzlü ve fakat sessiz ve sakin görmek, o ölünün kendisine dualar gönderildiginden dolayi hayir içinde olduğuna; bir ölünün kendisi ile agiz kavgasi ettiğini görmek, günaha girdiğine; bir ölünün kötü sözlerle kendisine nasihat ettiğini görmek, rüya sahibinin günah islediğine; bir ölünün kendisini dövdügünü görmek, günahkar olduğuna; bir rivayete göre, yolculuktan habere, borcunu ödemege, yahut elinden çikmis bir seyi tekrar elde edeceğine işarettir.

Bir ölünün zengin görmek, Allah (CC) indinde iyilige bir ölünün fakir görmek, bu rüyanin aksine; eğer ölü dindar bir kisi ise, ahirette rahatina; birçok taninmis ölünün, mezarlarindan kalkip, sevinçli bir halde olduklarin görmek, ölmüs sandigi islerinin yeniden düzelip bundan hayir ve menfaat geleceğine, ve sansinin yenileseceğine; o ölüyü kederli ye elbiseleri eski ve yirtik görmek eğer evladi ve akrabalari varsa, fakirlige düseceklerine ve günahkar olacaklarina; birçok taninmamis ölüyü mezarlarinin üzerinde ayakta durduklarini görmek, o yer halkinin siddete kapilacaklarina ve içlerinden kötü insanlar çikacağına delalet eder.

Rüyada ceddi veya ceddinin ceddi veyahut cet dedesinin dirildiğini görmek, rüya sahibinin uzun ömürlü olacağına, içlerinde dogruluguna ve dünyada iyilik göreceğine işarettir.

Rüyada anne ve babasinin dirildiğini görmek iyidir. Oglunun dirildiğini görene, beklemedigi bir yerden bir düsman çikar. Insanin bildigi bir ölüyü görmesi, sevinçtir, insanin gördügü rüyalarin en iyisi babasi ve annesini yahut ceddini veya akrabasindan birini görmesidir.

Ne suretle olursa olsun, babasinin öldügünü görmek, eğer rüya sahibi muhtaç biri ise Allah (CC) ona rizk ihsan eder. Gurbette bir kimsesi varsa gelir. Hasta ise iyilesir. Keder ve derdi varsa kurtulur.

Bildigi bir ölüyü ve onun kendine selam verdiğini gören, o yil ölmez. Kendinin ve ölünün salahina da delalet eder.

Caferi-i Sadika (ra) göre; rüyasında bir ölüye yol gösterdiğini gören, ilim ve hikmete kavusarak, kötü yolda olan bir topluma yardım eder. Ölüyü dirilttiğini gören çok yasar.

Bir ölü ile minder üzerinde oturup kucaklastiğini gören, saglikli yasar, bir ölünün kendi mekanina oturdugunu görmek, hayir değildir.

Eğer memur ise isinden çikar veyahut ölür.

Bir ölünün bir kadın ile evlendiğini görmek, o kadınin ölümüne işarettir.

Danyal aleyhisselama göre; rüyasında ölüp ailesinin etrafinda agladiklarini ve onu yikayip kefenlediklerini ve tabuta koyduklarini görmek, rüya sahibinin dininin fesadina, eğer gömülmezse iyiliğine delalet eder, ölmüs ve tabuta konularak kaldirilmis ve herkesin onun cenazesinde arkasindan üzülmekte olduklarini gören, seref san ve büyüklüge nail olur. Fakat dininde fesat bulunur. Çünkü ölüm hayrat ve ibadetten kopmaktir.

Eğer gömülmediğini görürse sonradan bunlar düzelmis olur, öldügünü ve tekrar dirildiğini gören günah isler ve sonra tövbe eder.

Bir rivayete göre, ölüm ömürdür.

Rüyada birinin "sen hiç ölmeyeceksin" dediğini gören sehit olarak ölür. Öldügünü fakat üzerine de kefenin olmadiğini, arkasindan kimsenin aglamadiğini gasil ve kefenlenmediğini görenin evinin bir tarafi veya emlağinin bir kismi yikilir.

Rüyasında öldügünü ve cenazesi yikanmayarak ve kimse tarafindan ugurlanmayarak gömüldügünü görmek yikik olan; evinin tamir edilmeyeceğine işarettir. Kendisini mezarlikla ölü gören ve eskiden beri ölmüs sanan uzak bir yola gider. Ve cahillerle ve fesatlarla arkadaslik eder.

Cablrül-Magribiye göre; ansizin, vefat, dindarlar için rahat, kafirler için azaptir.

Rüyada ölümün sekli güç olursa, gazaba, delalet eder. öldügünü ve kendisini yikayani öptügünü gören günahlarindan tövbe eder. Ölüp tenesir veya tabuta konuldugunu gören, bir devlet baskaninin veya onun yardımcilarinin hizmetine girer ve ondan hayir ve menfaat görür.

Bir alimin öldügünü görmek o yerde onun ve seriatin itibardan düstügüne işarettir.

Bekçinin öldügünü görmek, adaletin olmayacağına; sanatçi birinin öldügünü görmek, o sanatin azalacağına işarettir. Ibni Sirine göre; bir memleket baskaninin rüyada öldügünü görmek o memleketin yikilmasina delalet eder.

Rüyada ölüm görmek, fukaraliktir.

Rüyasında öldügünü ve yüzü burusuk ve hiddetli gören, dünyada darliga ve ahirette de kötü bir hale düser.

Eğer yüzü gülüyorsa hayra işarettir. Kirmaniye göre; kendisinin ölüm halinde zahmet çektiğini gören, kendi nefsine zulüm eder.

Bir rivayete göre, bu rüya sahibi borçlu ise borcundan kurtulur. Yolculuk etmek istiyorsa gider.

Diger bir görüse göre de elinden mal çikar, evi yikilir ve oturdugu yer degisir. Öldügünü ve kefenlendiğini ve gömüldügünü ve sonradan kabirden çiktiğini gören günahlarina tövbe eder ve iyi insan olur. Öldügünü fakat ölüler gibi kefenlenmediğini görenin evi yikilir ve oradan çikar. Öldügünü ve sonradan tekrar dirildiğini gören, uzun bir yolculuga gider ve döner, öldügünü ve bir takim adamlarin omuzlarinda götürüldügünü görmek, yüksek bir rütbeye ulasarak mevki sahibi olmaya ve fakat dininde azalma olduğuna, gömülmedigi halde sonradan durumunun düzeleceğine, öldügünü fakat ne kefen, ne tabut ne kabir ve ne de göz yasi olmadiğini görmek, rüya sahibi için içinde bulundugu kederden ve sıkıntıdan kurtulmaya. Ölü gibi kefene sarili görmek, ölümüne, sag iken öldügünü ve sonradan tekrar dirildiğini görmek, dininden dönmesine delalet eder.

Bir memur kendini ölüm döseginde ve ölüm halinde görse isinden atilir.

Anne ve babasindan birinin öldügünü görenin evinden dünya nimeti çikar ve hali kötülesir. Kardesinin öldügünü gören, eğer hasta ise ölür veya akrabasindan biri ölür.

Bir rivayete göre iki gözünden veya ellerinden birini kaybeder.

Esinin öldügünü görmek, geçimine yardımci olanin artik bulunmadiğına delalet eder.

Rüyada ölüm görmek, büyük bir isten dolayi pismanliktir, ölüp sonra dirildiğini gören, günah isler ve sonra tövbe etmesi gerekir. Hasta olmadan ve üzerinde ölüm hali bulunmadan öldügünü gören uzun bir ömür yasar.

Bir kimsenin kendisine sen artik ölmeyeceksin dediğini gören sehiden ölür. Ölmüs olup elbisesinden siyrilarak çiplak bulundugunu gören, siddetli bir fakirlige düser; ölüp yüksek bir yere konuldugunu gören, rahata erisir.

Bir rivayete göre esinden hayir görür. Kimsenin bulunmadigi ve geçmedigi bir yerde yalniz olarak ölmüs görmek, hayir değildir.

Eğer gurbette bir akrabasi varsa onun felakete ugradiğına dair haberi gelir.

Bazilarina göre; rüyada ölüm görmek bosanmaya delalet eder. Kendisinin ölüp, karisinin matem içinde görmek, aralarinda bosanmaya delalet eder.

Bekar bir adamin öldügünü görmesi evlenmege; kendisinin veya ortağinin öldügünü ve kendisinin agladiğini görmek, her ikisi için musibete; birinin ölüp halkin onu hayir ile andiklarini görmek, isledigi islerle makbul olacağına; bir toplumda öldügünü görmek, onlarin isleri üzerinde çalismaga; bir rivayete göre, uzak bir yolculuga gidip, dönmemege, bir ölüyü sirtina yüklediğini görmek, haram mal kazanmaga delalet eder.

Bir ölüyü yerde sürüklediğini gören, günaha girer.

Bir ölüyü kabre götürdügünü gören, sevap isler; bir ölüyü çarsiya tasidiğini gören, muradina erisir ve ticareti genisler; bir ölüyü musallaya götürdügünü gören, fesat bir kimseye haber verir, ölmüs ve toprak üzerinde yattiğini gören mal sahibi olur. HZ. ÖMER; Rüyada Ömer Ül-Faruk (RA) Hazretlerini görmek, Ibni Sirine göre, uzun bir ömre, faziletli olmaya, dogru sözlü, dogru özlü olmaya. hayra, batildan kaçinmaya işarettir. Hz. Ömerin kendisine, helal olan seylerden bir sey ikram ettiğini görmek, nimet ve bolluga, memuriyet ve makama, saglik ve selamete işaret olduğu gibi, verdigi sey helal olmayan seylerden ise, rüya sahibinin geçim sıkıntısı çekeceğine günaha gireceğine delalet eder:Rüyasında Hz. Ömer ile konustugunu gören, adalet içinde yasar, Halifenin kendisine hiddetle bagirarak, söylendiğini gören kedere düser, memur ve isçi ise isinden atilir. Fakir ise daha ziyade fakirlesir. Zengin ise fakir olur.

Bir baska rivayete görede: Rüyada ölen ve defnedilen kimse, tövbe etmeksizin ölür.

Eğer kabrinden çiksa ona tövbe etmek nasib olur.

Bazi tabirciler ölmek, evlenmeye işarettir. Çünkü ölü, evlenecek sahis gibi hos kokulu seylere ve yikanmaya ihtiyaci vardir, dediler.

Rüyada öldügünü ve bir grup insanlarin omuzlarinda götürüldügünü, ancak defnedilmediğini gören kimse, düsmanim kahreder.

Eğer memurluga ehilse, memur olur.

Rüyada öldükten sonra yasadiğini gören kimse, fakirlikten zengin olur veya günahlanndan tövbe eder.

Eğer bu rüyayi gören misafir ve garip ise, salimen vatanina döner. Taninmayan bir kadınin ölmesi, yagmur yagmamasina, öyle bir kadınin yasamasi ise, Allah (C. C. ) in yagmurla yeryüzünü ihya etmesine işarettir.

Bir kimse rüyada tanidigi bir ölünün yeniden öldügünü ve ona aglandiğini görse, o ölünün ailesinden birisinin öleceğine işarettir.

Eğer aglanmiyorsa, o ölünün ailesinden birisiyle evlenmesine, sevince ve evine gelin getirmesine işarettir.

Bir kimse rüyada bir ölüyü güzel bir sekilde veya beyaz ve yeşil elbiseli olduğu halde güleryüzlü ve sevinçli olarak görse. o ölünün görüldügü gibi ahirette nimetler içinde bulunduguna işarettir.

Eğer ölünün saç ve sakalinin tozlu ve dökük, elblselerinin de çürümüs veya agladiğini ve yüzünü burusturmus görse, o ölünün durumunun kötü olduğuna işarettir.

Bir kimseye rüyada bir ölünün kendisinin ölmediğini haber vermesi, o ölünün sehitler makaminda olmasina ve ahiret nimetleriyle nimetlenmesine işarettir.

Rüyada bir ölüyü yüklendiğini gören kimse, dinsiz bir adamin zahmet ve mesakkatini üzerine alir.

Rüyada ölülerin götürüldügü seklin disinda bir ölüyü yüklendiğini Gören kimse, haram mala sahip olur.

Rüyada bir ölüyü ölülerin götürüldügü bir sekilde yüklendiğini gören kimse, idareciye hizmet eder.

Bir kimse rüyada bir ölünün hasta görse, dinî bir isten dolayi mesul tutulacagma işarettir.

Rüyada haniminin öldüGünü ve tekrar dirilerek yasadiğini gören kimse, ziraat ve harmanindan fayda görür.

Rüyada ölü cesedi bulan bir kimse, bir mal bulur.

Rüyada ölünün arkasindan gittiğini gören kimse, o ölünün mesleğine uyar.

Din ve dünyaca onun izini takip eder. imamin öldügünü görmek, sehrin harap olmasi ile tabir edilir. ölmek, büyük bir günahtan pismanliktir.

Bazi tabirciler, ölüm alametleri olmaksizin rüyada uyurken hastalanmaksizin öldügünü gören kimsenin, ömrü uzun olur.

Rüyada, ölüm aninda ve ölüm sıkıntılari içinde gören kimse, kendi menfaati veya baskalan için zalim olur.

Rüyada öldügünü ve yer üzerinde çiplak gören kimse, fakir olur.

Eğer yatak üzerinde olursa, o kimse için dünya ferahlik olur, sedir üzerinde olursa, rütbe ve serefe nail olur.

Rüyada kaybolmus birisinden ölüm haberi geldiğini gören kimseye, kaybolmus o kimsenin dünyaca iyi halli ve dince bozuk halde olusunun haberi gelir.

Rüyada oglunun öldügünü gören kimse, düsmanindan kurtulur. Kizinin öldügünü gören kimse, üzüntü ve kederden kurtulamiyacagindan dolayi ümitsiz olur. Hasta olan bir kimse evlendiğini görse, o hasta ölür.

Evli olan birisi öldügünü ve defnedildiğini görse, hanimindan veya ortagindan yahut erkek kardesinden ya da dostlanndan ayrilir.

Bazen de bu rüya, o kimsenin yolculuk yapmasina eğer yolcu ise çolukçocugunun yanma dönmesine işarettir. Hasta adamin öldügünü görmesi, hastaligindan iyilesmesine işarettir.

Rüyada erkek kardesin ölümü, düsmanin ölümüne işarettir. Ölüm Birtakim ölüler arasinda bulundugunu gören kimsenin, münafik bir kavim arasinda bulunduguna işarettir.

Rüyada ölü île arkadaslik ettiğini gören kimse, uzak bir yere yolculuga çikar ve o yolculuktan menfaat elde eder.

Rüyada ölüyü yediğini gören kimsenin, ömrü uzun olur.

Rüyada ölü görse, sevinir ve durumuna imrenilir. ölünün bir sey yemesi o seyin pahalanacagma işarettir.

Rüyada tenesir üzerinde gören kimsenin, isleri ilerler, günah üzüntü ve borçtan kurtulur.

Rüyada ölüleri kabirlere tasidiğini gören kimsenin, dogru bir is yaptiğına işarettir.

Rüyada ölüleri çarsi ve pazara tasidiğini gören kimse, ihtiyacina kavusur ve ticareti canlanir.

Bir ölünün sag gören kimsenin ümidini kestigi bir isi vücuda gelir.

Eğer sıkıntı içinde ise, tahmin etmedigi bir yerden kolaylik gelir.

Eğer tanidigi ölüleri ev veya sehir yahut mahallenin bir yerinde durduklanm görse, rüya sahibinin veya o ölülerin evlat ve torunlarinin ümitlerini kesmis olduklari isleri meydana gelir. ölülerin mesgul veya yorgun ve zahmet içinde yahut sekil, sima ve elbiselerinde bir fenalik ve çirkinlik bulundugunu görse, o ölünün dünyadaki halinden mesul tutulacaklarina işarettir. Ölünün üzerinde bulunan kirli ve pasli elbiselerin tabiri de, böyledir, ölünün kendisiyle sakalastiğini görse, bu rüya sahih değildir. Çünkü ölü saka devresini bitirmistir. Korku halinde bulunan bir kimse rüyada özellikle anasinin ve babasinin sag olduklarim görse, korkudan emin olur, üzüntü ve kederi gider.

Rüyada bir ölüyü dirilttiğini gören kimsenin, eliyle bir yahudi veya bir hiristiyan Müslüman olur. Ya da günahkar birisi tövbe eder. ölüleri dirilttiğini gören kimse, sapıklıkta kalan veya bidat içerisinde bulunan bir kavmi Allahin izni ile hidayete kavusturur. Yahut günah yapmada israr eden birisi onun vasitasiyla tövbe eder.

Bir kimse rüyada bir ölünün basindan sikayet ettiğini görse, o ölünün ana veya babasina karsi yaptigi kusurdan dolayi mesul tutuldugunu, eğer boynundan sikayet ederse, haniminin nikahindan veya vasiyetinden yahut zayi ettigi emanetinden mesul tutulduguna, eğer sol elinden sikayet ederse, erkek veya kiz kardesi yahut çocugu veya ortagi ya da yalan yere yaptigi yemininden mesul tutulduguna, eğer yan tarafindan sikayet ederse, o ölünün akrabalarim ziyaret etmedigi için mesul tutulduguna, eGer baldiriarindan sikayet ederse, o ölü hayatini batil ve Allah (C. C. ) in emrine muhalif yerlerde geçirdiginden dolayi mesul tutulduguna, eğer iki ayaklanndan sikayet öderse, o ölünün batil yere ve Allah (C. C. ) in emrinin disinda malini sarfettiginden mesul tutulduguna işarettir. Kadinin durumu da bu rüyada erkegin durumu gibi tabir edilir, Rüyada ölüye yiyllen ve içilen seylerden veya giyilecek bir sey verdiğini gören kimsenin, malina bir zarar gelir. Sag olan bir kimse giydigi elbisesini ölüye verdiğini görse, ölür ve onlara kavusur.

Rüyada bir ölünün kendisine elbise veya gömlek yahut bir sarik verdiğini gören kimse, o ölünün, hayattaki yasayisi gibi yasar. ölünün kendisine bir yemek verdiğini gören kimseye, ümit etmedigi bir yerden iyi bir rizik geler.

Eğer ölünün bal verdiğini görse, o kimse ümit etmedigi bir ganimet ve nimete nail olur.

Bir kimse rüyada elini bir ölünün tuttugunu görse, o kimseye ümidini kestigi bir yerden eline mal geçer.

Rüyada ölü île konusmak uzun ömürdür, ölüden bir sey almak riziktir. ölü île konustugunu gören kimse île halk arasinda, anlasmazlik çikar, ancak sulh île neticelenir.

Rüyada tanidigi bir ölüyü öptügünü gören kimse, ölünün geriye biraktigi ilim,eser veya maliyla faydalanir. Tanimadigi bir ölüyü öptügünü görse, tahmin etmedigi bir yerden ona mal gelir. Tanidigi bir ölünün kendisini öptügünü gören kimse, o ölü veya onun veresesi tarafindan hayra kavusur. Kendisini tanimadigi bir ölünün öptügünü gören kimse, tahmin etmedigi bir taraftan gelecek hayri kabul edeceğine işarettir, bazi tabirciler, ölüyü öptügünü gören kimse, onun öleceğine, saglam ise konustugu sözün batil olduğuna işarettir.

Rüyada kendisine mahrem olan birisiyle cinsi münasebet yaptiğini gören kimse, o ölüyü hayirla yad ve dua eder. Veya o ölünün evlat ve torunlan için faydali olacak bir is yapar. Ya da o kimse haram olan bir seyi yapar.

Rüyada ölü olan bir kadınla evlenip evine gittiğini ve ona dokunmadiğini gören kimsenin, öleceğine işarettir, ölü olan bir erkekle evlenerek evine geldiğini ve evinin de o erkegin evine dönüstügünü gören kadın da, ölür. Hayatta olan bir sahis rüyada bir ölünün ardina düserek tanimadigi bir eve girip sonra oradan çikmadiğini görse, o kimsenin öleceğine, eğer o evden geri dönerse, ölüm tehlikesi geçireceğine işarettir.

Rüyada bir ölünün kendisine eski veya kirli ve pasli bir gömlek verdiğini gören kimse, fakiriesir.

Bir kimse rüyada ölü olan birisinin hayatta olan bir sahsi dövdügünü veya sinirli olarak o sahistan aynidigim görse, hayatta olan o sahsin dince bozuk olan birsey ihdas ettiğine işarettir. Çünkü ölü Hakkin evinde olduğundan ancak Allah (C. C. ) in razi olduğu seylerden memnun kalir.

Bir kimse rüyada hayatta olan bir sahsin bir ölüyü dövdügünü ve ölünün de buna razi olup itaat ettiğini görse, döven sahsin mütedeyyin ve ölünün ruhu için sadaka verdiğine ve dua ettiğine yahut o ölünün yaptigi vasiyeti yerine getirdiğine işarettir.

Bir kimsenin rüyada bir ölünün makbul ve istenen islerle mesgul görmesi, o kimsenin o isle emretmesine işarettir.

Eğer ölünün yaptigi is kötü, o kimsenin o isin terkedilmesi için emir vermesine işarettir.

Bir kimse rüyada hayatta olan bir sahsin, ölünün ardi sira gittiğini ve bir yere giripçikisinda ondan hiç ayrilmadiğini görse, o sahsin din ve dünya islemde o ölünün meslek ve yoluna uyduguna işarettir.

Rüyada bir ölüyü dövdügünü gören kimse, yaptigi yolculukta hayra nail ve kaybettigi seyi bulur. Hayatta olan birisinin bir ölüyü dövmesi onun borcunu ödemesine işarettir.

Bir kimsenin rüyada bir ölünün uykuda görmesi, o ölünün ahiretteki rahatlama ve iyi halliliğine işarettir, ölüyü çiplak olarak görmenin tabiri de, böyledir. Hayatta olan birisinin rüyada ölüyle bir yatakta uyudugunu görmesi, o kimsenin ömrünün uzun olduğuna işarettir.

Rüyada bir ölünün yemek veya esya satin aldiğini görmesi, onlarin pahalilasmasina ve bozulmasina işarettir, ölülerin yemek veya esya sattiklarinin görülmesi de, onlarin ragbet görmemesine işarettir.

Rüyada eski ve yirtik elbiseli dinsiz bir ölünün görülmesi, onun ahirette durumunun kötü olmasina işarettir. Yahudi ve Hiristiyan yahut mecusi olan birisinin kendi ölüleri üzerinde yeşil elbise ve basinda da taç olduğu halde bir sedir üzerinde bulundugunu görmesi, o ölünün geriye terkettigi kimselerin yükselmelerine ve dünyaca nail olacaklari hayir ve sevince işarettir.

Bir kimse rüyada kendisini ebedî bir hayat içinde söyleyen bir ölü görse, onun sehitlik mertebesinde olduğuna ve ahiret nimetleriyle nimetlenmesine işarettir. Hayatta olan birisine, rüyada tanidigi bir ölünün filan güne veya filan aya yahut falan seneye kadar benim yanima geleceksin diye haber verse, gün ay ile, ay sene ile, sene de on sene ile tabir edilir.

Rüyada anasinin öldügünü gören kimse, dünyaca zarara ugrar ve durumu bozulur.

Amel yapmaz ve farzlan yerine getirmekte tembellik gösterir. Hasta olan erkek kardesinin rüyada öldügünü görse, onun öleceğine, eğer kardesi hasta degilse, kardesi gibi konustugu ve yardım istedigi bir kimsenin öleceğine işarettir.

Rüyada haniminin öldügünü gören kimsenin, geçimini sagladigi sanatinin, geçersiz olmasina işarettir.

Bir kimse rüyada ölmüs bir alimi veya sallh yahut fakih olan bir sahsi bir sehirde olduklarim görse, ve sehir halki da harp, kitlik veya korku içerisinde iseler, o halden kurtulurlar. Ve liderlerinin tutumu güzellesir.

Bir kimse rüyada Firavunlardan birisinin bir sehirde veya o sehrin vallsi görse, o sehirde zulüm ve geçimsizlik meydana gelir.

Rüyada ölü üzerine namaz kildiğini gören kimse, dinsiz birisine tavassut eder.

Bir ölünün kendisine (görmedigi bir yerden) seslendiGlni ve kendisinin de ona cevap verdiğini gören kimse, ölür.

Bir kimse rüyada bir ölünün denizde boguldugunu görse, o ölünün hata ve günah içerisinde bogulduguna işarettir.

Bir kimse rüyada ölülerin kabirlerinden çikip evlerine gittiklerim görse, o kimsenin hapislikten kurtulmasina veya kurumus olan bitkilerin Allah (C. C. ) in yeniden ihya etmesine işarettir, ölüm, bazen mümin için serefe, bazen de, uzlete çekllmeye işarettir.

Aniden ölüm fakir için zenginlige; zengin için de, fakirlige işarettir.

Bazen alimin ölmesi, dinde bir bidatin meydana çikmasina, abidin ölümü, rüya sahibinin kalbinin ölmesine ve ibadet yapmasina, abidin ölümü rüy sahibinin kalbinin ölmesine ve ibadet yapmasina, zanaatkarin ölümi, zanaatkarin geçersizliğine, valinin ölümü geçim darliğına, zevcenin ölümt menfaatinin gitmesine, çocugun ölümü, isminin anilmamasina işarettir.

Rüyada bir ölünün diger bir ölü üzerine namaz kildiğini görmek, batil" amellere işarettir. Çünkü onlarin her ikisinden de amel yapma mecburiyeti kalkmistir. Veya bu rüya, rüya sahibinin borçlu olmasina işarettir.

Rüyada ölüden bir sey almak, hayra ve rizkin artmasina işarettir.

Bekar bir kadınin rüyada bir ölüyle evlenmesi, kocaya; evliler için de bosanmaya işarettir.

Bazen onun ölüyle evlenmesi, ölünün Allah (C. C. ) yaninda iyi halli olusuna işarettir.

Rüyada müsriklerin ölülerim görmek, düsmana, hiristiyan ve yahudi ölülerini görmek de, dinde haddi asmaya, üzüntü ve siddetleri yenllemeye; işarettir. ... Büyük Rüya Tabirleri

Daha fazla oku...

Büyük Rüya Tabirleri

Peygamber, Peygamberler (a.s)

Cafer Sadık: Rüyada peygamber görmenin on bir tabiri vardır:

1-Rahmet

2-Nimet

3-İzzet

4-Büyüklük

5-Zenginlik

6-Zafer

7-Saadet

8-Riyaset

9-Kudret

10-İki cihan saadeti

11-Bulunduğunuz veya uykuyu gördüğünüz yerde yaşayan insanlar için iyilik.

Hz.

Adem’i (a. s) görmek; dindar biriyseniz, saygınlık elde edeceğinize…

Hz.

Adem (a. s) ile konuştuğunuzu görmek; ilim öğreneceğinize…

Hz.

Adem’in (a. s) elinizden tuttuğunu görmek; saygınlık kazanacağınıza…

Hz.

Adem’e (a. s) itaat etmediğinizi görmek; isyankar olacağınıza ve kötü şeylerle karşılaşacağınıza…

Hz. Havva’yı (s. a) görmek; durumunuzun düzeleceğine, murada ereceğinize ve çok sayıda çocuğunuz olacağına…

Hz. Şeys’i (a. s) görmek; geçiminizin iyi olacağına ve çok sayıda çocuk sahibi olacağınıza…

Hz.

İdris’i (a. s) görmek; işlerinizin ve akıbetinizin iyi olacağına…

Hz.

Nuh’u (a. s) görmek; ömrünüzün uzun olacağına, ancak düşmandan yana sıkıntı yaşayacağınıza…

Hz. Hud’u (a. s) görmek; düşmanlarınız tarafından kınanacağınıza, ancak onlara galip geleceğinize…

Hz. Lut’u (a. s) görmek; işlerinizin iyi olacağına…

Hz. Salih’i (a. s) görmek; bir yerden bir yere taşınacağınıza, işlerinizin iyi olacağına ve hayır kapılarının yüzünüze açılacağına…

Hz.

İbrahim’i (a. s) görmek; Allah’ın inayetiyle hacca gideceğinize…

Hz.

İsmail’i (a. s) görmek; saygınlık kazanacağınıza ve hacetinizin reva olacağına…

Hz.

İshak’ı (a. s) görmek; çocuklarınızdan yana üzüleceğinize, sonunda üzüntüden kurtulacağınıza ve mutlu olacağınıza…

Hz. Yakub’u (a. s) görmek; yakınlarınızdan bühtan işiteceğinize, sonunda saygınlık kazanacağınıza ve işlerinizin düzeleceğine…

Hz. Şuayb’ı (a. s) görmek; insanların size küseceğine, daha sonra durumunuzun düzeleceğine ve zengin olacağınıza…

Hz. Musa’yı (a. s) görmek; ailenizle bir sorun yaşayacağınıza ve daha sonra bu sorunların ortadan kalkacağına…

Hz. Harun’u (a. s) görmek; rahmet kapılarının yüzünüze açılacağına…

Hz.

Davud’u (a. s) görmek; ailenizle bir sorun yaşayacağınıza ve perişan olacağınıza…

Hz. Yusuf’u (a. s) görmek; makam elde edeceğinize, malınızın çoğalacağına ve işlerinizin düzene gireceğine…

Hz. Zekeriya’yı (a. s) görmek; ibadet ve itaat ehli biri olacağınıza…

Hz. Yahya’yı (a. s) görmek; dünyevi işlerden uzaklaşıp kendinizi ahirete adayacağınıza…

Hz. Hızır’ı (a. s) görmek; daima emniyet içinde olacağınıza ve ömrünüzün uzayacağına…

Hz.

Danyal’ı (a. s) görmek; zorluklardan kolayca sıyrılacağınıza…

Hz. Yunus’u (a. s) görmek; üzüntülerden kurtulacağınıza ve işlerinizin düzeleceğine…

Hz.

Eyub’u (a. s) görmek; üzüntülerden kurtulacağınıza ve karanlıktan aydınlığa çıkacağınıza…

Hz.

İsa’yı (a. s) görmek; kötü olan işlerinizin yeniden canlanacağına ve ibadet ehli olacağınıza…

Hz. Muhammed’i (s. a. a) görmek; iki cihanda da saadet ehli olacağınıza; üzgünseniz sevineceğinize, borçluysanız borçlarınızın ödeneceğine, hapisteyseniz özgürlüğünüze kavuşacağınıza, korku içindeyseniz güvende olacağınıza, darlıktaysanız genişliğe çıkacağınıza ve fakirseniz zenginleşeceğinize… [Nitekim Süleyman, Resul-i Ekrem’in (s. a. a) şöyle buyurduğunu rivayet eder: «Kim beni (rüyasında) görmüşse, gerçekten de görmüştür. Çünkü şeytan benim kılığıma giremez. »]

Resul-i Ekrem’in (s. a. a) belirli bir yerde feryat ettiğini görmek; o bölgenin mamurlaşacağına…

Resul-i Ekrem’in (s. a. a) bir şey yediğini görmek; malınızın humusunu veya zekatını vermeniz gerektiğine…

Resul-i Ekrem’i (s. a. a) belirli bir yerde üzgün görmek; o bölgede İslam’ın zayıf düştüğüne veya hor karşılandığına işarettir.

*Abdullah b.

Abbas: Resul-i Ekrem’in cenazesini görmek; bulunduğunuz bölgede sıkıntı ve bela baş göstereceğine…

Resul-i Ekrem’in (s. a. a) cenazesinin arkasından gitmek; bidat ehli olacağınıza…

Resul-i Ekrem’i (s. a. a) ziyaret ettiğinizi görmek; mal varlığınızın artacağına ve saygınlık kazanacağınıza…

Resul-i Ekrem’in size hayıflandığını görmek; dinden çıkacağınıza işarettir.

Allame Meclisi: Rüyada peygamberleri görmek iyiye işarettir.

Resul-i Ekrem’i (s. a. a) görmek; bulunduğunuz bölgede yaşayan kimselerin hayır işler yapacaklarına, cenneti hak edecek bir iş yapacağınıza ancak bir şeye müptela olacağınıza, üzgünseniz sevineceğinize, hapisteyseniz serbest kalacağınıza, fakirseniz zenginleşeceğinize, arzu ettiğiniz bir şey varsa çabucak gerçekleşeceğine, gurbetteyseniz vatanınıza geri döneceğinize, borçluysanız borcunuzun ödeneceğine, hastaysanız iyileşeceğinize, kafirseniz Müslüman olacağınıza, günahkarsanız tövbenizin kabul olacağına… [«Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzüntü de çekmeyecekler. »[158]]

Resul-i Ekrem’i öfkeli görmek; bulunduğunuz bölgede fitne çıkacağına, bir sıkıntı yaşayacağınıza ve Allah’ın gazabına uğramamak için tövbe etmeniz gerektiğine işarettir. Peygamberlerden ve meleklerden herhangi birini rüyada görmek, onları gerçekten de gördüğünüzü gösterir. Zira şeytanlar veya cinler onların şekillerine giremezler.

Hz. Habil’i (a. s) görmek; mümin, takvalı ve saygın biri olacağınıza, ancak çok çile çekeceğinize…

Hz. Şeys’i (a. s) görmek; Allah’ın inayetiyle ilim, hikmet, züht ve çok sayıda çocuk sahibi olacağınıza ve ömrünüzün uzayacağına…

Hz.

Nuh’u (a. s) görmek; ömrünüzün uzayacağına, sevineceğinize ancak sıkıntıya düşeceğinize…

Hz.

İdris’i (a. s) görmek; büyük ve saygın bir kişi olacağınıza…

Hz.

İbrahim’i (a. s) görmek; hacetinizin reva olacağına, hayır işlere yöneleceğinize…

Hz.

İsmail’i (a. s) görmek; ölüm korkusu yaşayacağınıza ve çabucak mescit inşa edeceğinize…

Hz.

İshak’ı (a. s) görmek; güçlü bir düşmanın size musallat olacağına, ancak onu alt edeceğinize…

Hz. Yakup’u (a. s) görmek; Allah’ın inayetiyle çok sayıda çocuk sahibi olacağınıza…

Hz. Yusuf’u (a. s) görmek; iftiraya maruz kalacağınıza ve bu yüzden sıkıntıya düşeceğinize, ancak bu sıkıntıdan kurtulup makam ve izzet bulacağınıza…

Hz. Zekeriya’yı (a. s) görmek; Allah’ın inayetiyle çocuk sahibi olacağınıza ve duanızın kabul olacağına…

Hz. Yahya’yı (a. s) görmek; takvalı ve dindar biri olacağınıza ve (başkalarının) günahlarının akıbetinden güvende olacağınıza…

Hz. Şuayb’i (a. s) görmek; biriyle, zarar etmenize neden olacak bir muamele yapacağınıza…

Hz. Yunus’u (a. s) görmek; çok dua edeceğinize ve ağlayıp sızlayacağınıza…

Hz.

Eyyub’u (a. s) görmek; bir hastalığa yakalanacağınıza, malınızı kaybedeceğinize, evlatlarınızın öleceğine, ancak Allah’ın inayetiyle kaybettiklerinizden daha fazlasını yeniden elde edeceğinize…

Hz.

Davud’u (a. s) görmek; baht, kuvvet, izzet ve büyüklük elde edip zahit olacağınıza…

Hz. Süleyman’ı (a. s) görmek; devlet yönetiminde yer alacağınıza ve saygınlık kazanacağınıza…

Hz. Musa’yı (a. s) görmek; düşmanınızın şerrinden güvende kalacağınıza ve onları alt edeceğinize…

Hz.

İsa’yı (a. s) görmek; Allah’ın inayetiyle temiz, bereketli ve güzel bir çocuk sahibi olacağınıza ve menfaat elde edeceğinize işarettir.

İbn-i Sirin: Peygamberler üç şekilde tabir edilir:

Ulu’l-Azm peygamberleri görmek; büyüklüğe…

Resulleri görmek; düşmana galip geleceğinize…

Nebileri görmek; dindarlığa…

Peygamber olduğunuzu görmek; kendinizi hangi peygamberin yerinde görmüşseniz o ölçüde sıkıntı yaşayacağınıza ve daha sonra rahatlığa çıkacağınıza…

Resul-i Ekrem’i (s. a. a) öfkeli görmek; bulunduğunuz bölgede yaşayan insanların İslam’a riayet etmediklerine…

Resul-i Ekrem’i (s. a. a) mutlu görmek; Resul-i Ekrem’in bulunduğunuz bölgede yaşayan insanlardan razı olduğuna işarettir.

Resul-i Ekrem’in (s. a. a) herhangi bir uzvunu eksik görmek; bu rüya, sahibine göre tabir edilir. Çünkü Peygamberimizi iyiler de görebilir, kötüler de… İyi insanlar için müjdeleyici, kötü insanlar için korkutucudur.

İyileri iyiliklere teşvik eder, kötüleri günahları karşısında korkutur ve tövbe etmelerini ister

Kirmani: Herhangi bir peygamberi kendi makamında mutlu görmek; makam ve saygınlık elde edeceğinize ve düşmanlarınıza galip geleceğinize…

Herhangi bir peygamberi öfkeli görmek ve bir şeyler söylediğini duymak; o peygamberin ilminden nasipleneceğinize ve mutlu olacağınıza…

Bir peygamberi öldürdüğünüzü görmek; ahdinize vefa etmeyeceğinize ve emanetlere sadık olmayacağınıza…

Resul-i Ekrem’i (s. a. a) bulunduğunuz şehirde veya sokakta görmek; o bölgede bolluk olacağına…

Resul-i Ekrem’in (s. a. a) herhangi bir yerinin kızardığını görmek; bulunduğunuz bölgede yaşayan insanların inançlarında zayıflık olduğuna…

Resul-i Ekrem’in (s. a. a) size taze veya kuru meyve verdiğini görmek; aldığınız meyve miktarınca ilim ve hikmet öğreneceğinize…

Resul-i Ekrem’in (s. a. a) size bir giysi verdiğini görmek; dindarlığınızın artacağına işarettir.

Cabir Mağribi: Ulu’l-Azm peygamberleri görmek; bulunduğunuz yerde savaş çıkacak olursa halkınızın düşmana galip geleceğine, üzgünseniz sevineceğinize ve dindar olacağınıza…

Bir peygamberin bazı insanlara beddua ettiğini görmek; tövbe etmedikleri takdirde o insanların ilahi azaba uğrayacaklarına ve bu azaptan kurtulamayacaklarına işarettir.

Çağdaş Ulema: Hz.

İsa’yı (a. s) çarmıha çekilmiş olarak görmek; üzüntülerden kurtulacağınıza…

Peygamber olduğunuzu görmek; insanlar tarafından önemsenmeyeceğinize. . .

Peygamber görmek; Bir sırrınızın ortaya çıkacağına veya sahip olmak istediğiniz bir şeyden haber alacağınıza işarettir.

Rüyada peygamberin verdiği haberler dikkatle incelenmelidir. Çünkü olaylar, genellikle hep bu haberler doğrultusunda gelişir.

... Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

Daha fazla oku...

Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

Sebe Suresi

Cafer Sadık: Rüyada Sebe suresini okumak; salih kişilerin yaşam tarzlarını benimseyeceğinize…

İbn-i Sirin: Zahit ve abit olacağınıza…

Kirmani: İbadet konusunda Allah’tan başka kimsenin bilmediği eşsiz bir makama ulaşacağınıza işarettir.

... Rüyaların Anlamı

Daha fazla oku...

Rüyaların Anlamı

Sıtma

Rüyada sıtma hastalığına tutulduğunu gören kimse günahlarından tövbe eder, borçlarını öder ve uzun ömürlü olur. Kendisinin sıtmalı olduğunu görenin ömrü uzun, vücudu sağlam, malı çok ve insanların ona gıpta edip sığınmalarına yorumlanır. Çok titreten sıtma, dini işlerinde tembelliğe tabir edilir. Fazla titreten sıtma, bir işi benimsemeyı’p ağır almaya ve batıl şeylerde acele etmeye işaret eder. Ölüm derecesinde bir sıtmaya yakalandığını hatta ölerek kefenlendiğini gören kimse, bir günah yahut bir cinayette ısrar eder ya da Allah’ı men ettiği bir şeyi yapmaya cesaret eder. ... Rüyaların Anlamı

Daha fazla oku...

Rüyaların Anlamı

Sıtma

Sıtma borca, güzel elbiseye yahut hamama; Sık sık sıtma olduğunu görmek günahta ısrar ediyor olmaya, Sıtmalı olduğunu görmek sağlıklı ve uzun yaşamaya. çok mala ve insanların kendine gıpta etmelerine, Çok titreten sıtma ibadetlerde gevşek davranıldığına delalet eder. Ölüm derecesindeki sıtma, büyük bir günahtan dolayı kişiye ikazdır.

Rüyada sitma hastaliğına yakalandiğini görmek, keder ve sıkıntı ile yorumlanır. Sitma hastaligi sirasinda sayikladiğini görmek, kendisini sasirtacak kadar kedere ve aciya katlanacağına delalet eder. Sitmaya yakalanan birisine yardım ettiğini ve onu iyilestirmege çalistiğini görmek, sıkıntıya düseri bir kimseye yardım edeceğine işarettir.

Bir kimsenin kendisini sitmadan kurtarmak için yardım ettiğini görmek, her hangi bir yerden yardım ve menfaat göreceğine; sitma esnasinda üsüyüp titrediğini görmek sonunda beceremeyecegi bir isi yapmaya çalistiğına delalet eder.

Bir baska rivayete görede: Rüyada sitmaya yakalanmak, borcu ödemeye işarettir. Çünkü sitma günahlara kefarettir.

Bazen de sitma, korkutma ve tehdide işarettir. Bazen sitma yaz gününde soguk ve kis gününde sicak ve hararetli olu güzel elbiselere işarettir.

Bazen de sitma , hummadan, evlattan yahut ortaktan muzdarip olup sikilmaga ve vaadini yerine getirmeye işarettir, Çünkü sitma her mü'minin atesten nasibidir. Sitma va ona yakalanan kimse ile Allah-u Teala'nin arasini islah için ölüm meleğinin elçisi ve korkutucusudur.

Bir kimse rüyada her gün sitma oluyor görse, günah islemekte devam etmesine, gün asiri oluyorsa, kendisini azaba atacak ve tövbe ettigi günaha işarettir.

Eğer sitma kendisini bir gün tutup iki gün birakir ve dördüncü günü tekrar yakaladiğini görse, o kimsenin azaba düstügüne ve tekrar tekrar tövbe ettigi günahina işarettir. Fazla titreten sitma, bir isi benimsemeyip agir almaya ve batil seylerde acele etmeye işarettir, ölüm derecesinde bir sitmaya yakalandiğini hatta ölerek kefenlendiğini gören kimse, bir günah yahut bir cinayette israr eder ya da Allah'a (C.

C. ) yakismayacak seyi yapmaya cesaret etmesine işarettir.

Bu rüya, sahibinin tövbe istigfar etmesi için korkudur.

Bu rüyayi ancak asî ve zalim kimseler görür. Kendisinin sitmali görenin ömrü uzun vücudu saglam, mali çok ve insanlarin ona gipta edip siginmalarina işarettir, Çok titreten sitma, kisinin dinî islerinde tembellik ve umursamazliğına işarettir.

Bazen de sitma, rüya sahibinin girecegi ve orada sıkıntı ve susuzluga düsecegi hamama işarettir. ... Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

Daha fazla oku...

Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

Yemek Yemek

Rüyada tek başına yemek yemek, üzüntünün işaretidir. Kalabalık yemekler, kazanç elde edip bu kazancınızı başka insanlarla nasıl paylaşacağınızı gösterir. Bütün tabircilerin birlestigi yoruma göre, güzel pismis, yemesi kolay, tatli lezzetli yemegi yemek, hayir ve menfaat, rizk ve mal, mutluluk; aci ve biberli yemegi yemek, keder, hüzün; eksi yemek yemek, hastalik ve sıkıntı ile tabir olunur. Kokmus, bozulmus yemek, harama delalet eder.

Agzina, iyi ve tatli yemekten bir lokma koydugunu gören, sevinilecek bir söz isitir. Tatsiz ve lezzetsiz bir yemek lokmasi ise fena söz duymasina işarettir. Kendisine birinin yemek verdiğini görenin eline çok mal geçer. Yemek veren iyi biri ise helal, kötü biri ise haramdir.

Agzina çok sicak bir lokma koyup yuttugunu gören, bir belaya ugrar. Lokmasinin bogazinda kaldiğini görmek musibet, keder, islerinin bozulmasi, geçimde zorluk; lokmayi kolaylikla yuttugunu görmek, hayir ve menfaat, mal ve rizk olacağına delalet eder. Çok sicak yemek, rizkin darliğına ve geçimde zorluga; lezzetli yemek iyi geçime; yemegin içinden kil çikmasi hüzne işarettir. Yemekten sonra parmaklarini yaladiğini görenin eline çok az hayir geçer. Yemegi su gibi içtiğini görenin, rizki ve geçimi bol olur.

Agzina bir çok yemek doldurdugunu görenin, içleri karisir. Yagsiz tatsiz bir yemek yediğini gören, ölümü arzu edecek derecede darliga düser.

Bir yemegi tadip bunu lezzetli bulan, sevince erer.

Bireyi tadip ondan nefret eden, ölür.

Bir sahan veya tepsiden yemekte iken, yemegin bittiğini görenin ömrü sona ermistir. Yemek kabini bosaltip dili ile veya parmagi ile yaladiğini görenin o yerden rizki kesilmistir. Yahut eceli gelmistir. Kirmani'ye göre; rüyasında ziyafet sofrasindan yemek yediğini gören hayra ve rizka kavusur. Kurulmus sofradan yemek yenildiğini gören, bekar ise evlenir. Sofrada önündeki yemegin bir anda degistiğini gören; fakirlesir. Ziyafet sofrasi kurmak uzun hayata; sofrayi toplamak ölümünün yaklastiğına işarettir.

Bir baska rivayete görede: Rüyada bir kapta yemek yediğini gören kimse kanaatkar olur.

Ancak yemek yedigi kap, altin ve gümüs gibi haram olan seylerden ise, bu rüya haram mal ve çok borca işarettir, insanlar arasinda yemek yemek, söhrettir. Yiyecegi seyi çignediğini görmek, kazanç ve isini benimsemeyerek hafife almaktir. Çignedigi seyi yuttugunu görmesi borcunun acele istenmesidir.

Rüyada yedigi seyin tadi kendisinden daha iyi bir tada döndügünü görenin rüyasi iç temizliğine, aci ve eksiye dönmesi ise isinden ve ailesinde bir degisikligin husule gelmesine işarettir. Sag eliyle yemek yediğini gören sünnete uyar. Sol eliyle yemek yemek ise düsmana itaat, dosta cefadir. Yemegi baskasinin eliyle yedigin) gören kimse namuslu ve kanaatkar olarak Allah'a itimat ve tevekkül ile riziklandirilir.

Bazen de rüyayi gören hasta olur, kendisi yemek yemeden aciz olur. Kötü renkli bir yiyecek yediğini görmek, rüya sahibinin kiymetinin düseceğine işarettir.

Beyaz mantar yediğini görmesi, emre, nehye, iste acele etmeyip itidal üzere olmaya, uzun ömre, hasta için sifaya ve hastaliga işarettir. Kabak yemek, Sünnet-i Seniyyeye tabi olmaya, hidayete ve zekaya delildir. Kusluk yemeğine davet edildiğini görmesi, uzak yolculuga, ögle yemeğine daveti, sıkıntılardan kurtulup rahata kavusmasina, aksam yemeğine davet edilmesi ise kendisine hile edilmek istenip ona hile etmeden kendisinin hileyi düsünene hile etmesi ile tabir edilir. Yemegi yiyip hazmettiğini gören kimse is ve sanatinda haris olur ve çok çalismaya mecbur kalir. insan etini çig olarak yediğini gören kimse, etini yedigi kimseyi ya da onun akrabalarim çekistirir ve zemmini yapar... Rüyalar ve Yorumları

Daha fazla oku...

Rüyalar ve Yorumları

Yumurta

Hz. Danyal (a. s): Tavuk yumurtası; kadına…

Tavukların yanınızda yumurtladıklarını görmek; kötü bir kadından çocuk sahibi olacağınıza…

Gördüğünüz yumurtanın hangi kanatlıya ait olduğunu bilmemek; yumurtanın beyazlığına ve temizliğine göre temiz bir bayanla evleneceğinize…

Pişmiş yumurta yemek; zahmetle elde edeceğiniz mala…

Lop yumurta yemek; bir kadınla evleneceğinize ve onunla uzun bir hayat sürdüreceğinize…

Çiğ yumurta yemek; haram mal yiyeceğinize ve sıkıntıyla karşılaşacağınıza…

Yumurtayı kabuklu olarak yemek; malınızı başkalarının yiyeceğine…

Yumurtanın sadece kabuğunu yemek; ölülerin mallarını yiyeceğinize veya onların kefenlerini alacağınıza işarettir.

İbn-i Sirin: Kanatlı hayvanların yumurtası kuvvete işarettir.

Kirmani: Yumurtladığınızı görmek; şehvete düşkün biri olduğunuza ve birkaç kez evleneceğinize…

Kanatlılar gibi kuluçkaya yattığınızı görmek; kadınlarla ilgili bir sorun yaşayacağınıza ve onlara muhalefet edeceğinize…

Kuluçkaya yattığınız yumurtadan civciv çıktığını görmek; sorun yaşadığınız kadınların çocuklarından menfaat elde edeceğinize…

Çocuk yerine yumurta doğurduğunuzu görmek; doğacak çocuğunuzun İslam’ı benimsemeyeceğine…

Bir tavuğun altına yumurta koyduğunuzu ve ondan civciv çıktığını görmek; sönen veya durgun geçen iş hayatınızın tekrar canlanacağına ve bazı tabircilere göre çocuk sahibi olacağınıza, öğretmenseniz, çocuklara Kuran öğreteceğinize…

Yumurta kırdığınızı görmek; bakire bir kızla meşru veya gayrimeşru ilişki yaşayacağınıza…

Çok sayıda yumurtanızın olduğunu görmek; gördüğünüz yumurta miktarınca çocuk sahibi olacağınıza…

Ördek veya martı yumurtası; yoksul çocuğa…

Serçe yumurtası; mutluluk ve hayra işarettir.

Çağdaş Ulema: Yumurta görmek veya sahip olmak; aile içi uyuma…

Yumurta bulmak; biriyle sağlam bir ilişki kuracağınıza veya bekarsanız, nişanlanacağınıza ya da evleneceğinize…

Büyük bir yumurta görmek veya aynı yumurtayı elinizde tutmak; çok iyi bir olayla karşılaşacağınıza…

Bir tavuğu yumurtlarken görmek; iyi bir haber alacağınıza…

Yumurta yemek; yiyecek konusunda endişeniz olmayacağına…

Yumurta şeklinde çikolata görmek; önemli bir şahsiyetle tanışacağınıza…

Renkli yumurta görmek; üzüntü ve sıkıntıya…

Kırmızı yumurta görmek; ölüm, öfke veya yangına…

Sarı yumurta görmek; hastalığa…

Yumurtayı yere atmak; başkalarıyla görüş ayrılığı içinde olacağınıza ve onlardan kötü sözler işiteceğinize…

Bir yumurtayı kırdığınızı ve içinden civciv çıktığını görmek; büyük bir menfaat elde edeceğinize…

Bir yumurtadan civciv çıktığını görmek; sevindirici bir haber alacağınıza ve bununla birlikte ailevi yaşantınızın düzeleceğine…

Birine kokmuş yumurta atmak; sergilediğiniz kötü bir davranış yüzünden birilerinin sizden intikam alacağına…

Birinin size yumurta fırlattığını görmek; birinin size itiraz edeceğine veya takibe alınacağınıza…

Yumurtayla yemek pişirmek; hiç beklemediğiniz biri tarafından davet edileceğinize…

Bozuk yumurtalı yemek görmek; aile içi anlaşmazlık yaşayacağınıza…

Yumurta satın almak; gelir elde edeceğinize. . .

Rafadan yumurta görmek; çok sevineceğinize işarettir.

... Rüya Yorumlama Sanatı

Daha fazla oku...

Rüya Yorumlama Sanatı

Zuhruf

Rüyada bir kimsenin bu mübarek sureyi okuduğunu veya kendi üzerine okunduğunu görmesi, Allahu Teâlâ’nın: “- Ey benim ayetlerime iman edip de müslüman olan kullarım! Bugün size hiçbir korku yoktur, siz mahzun da olmayacaksınız!” buyurduğunu müjdelenmiş kullardan olacağına delâlet eder.

Cafer-i Sâdık hazretleri de şu türlü tâbir etmişlerdir: a) Disk ve doğru sözlülük, b) Güzel iş, salih amel, c) Fenalıktan uzaklaşmak, d) İnsanlara iyilikle muamele.

Bazıları da: O kimsenin sözü doğru, dünyadan nasibi az olur, ahirette saadete erer ve müjdelenir demişlerdir. ... Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

Daha fazla oku...

Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

İmam Nablûsînin Rüya Hakkındaki Görüşleri

İmam Nablûsî “Ta’tîrü’l-En’âm fi Ta’bîri’l-Menâm” ismini verdiği eserinin önsözünde Allah’a hamd, Resulü’ne salât ve selamdan sonra şöyle demektedir:

-Yüce Allah kerîm kitabında buyuruyor ki: “Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjdeler vardır. “(1) Bu mübarek âyetin tefsirinde müfessirlerden bazıları: “Dünya hayatındaki müjdeden murad, dünyada bizzat kendisinin veya kendi hakkında bir başkasının gördüğü sâlih rüyadır. Ahiretteki müjdeden murad ise Allah’ı görmektir. ” demişler ve bu âyet-i celîleyi böyle izah etmişlerdir. Kâinatın Efendisi de şöyle buyurmuşlardır: “Sâlih rüyaya inanmayan kimse Allah’a ve ahiret gününe iman etmemiştir. ” Müminlerin temiz ve pak annesi Hazret-i Aişe (r. anha) demiştir ki: -Resûlullah (s. a. v. )’de vahyin başlangıcı sâlih rüyalardı. Herhangi bir rüya gördüklerinde sabah aydınlığı gibi aynen zuhur ederdi. . . Rivayet edilir ki, bir gün Allah’ın Resulü, Hazret-Î Ebu Bekir (r. a. )’e hitaben dediler ki: -Yâ Ebâ Bekir, öyle bir rüya gördüm ki, güya ikimiz bir merdivenden çıkıyor muşuz, ancak ben seni iki basamak geçmişim!. . Hazret-i Ebu Bekir (r. a. ) ılık gözlerini Allah Resulünün mübarek cemaline dikip: -Ey Allah’ın Resulü, dedi. Allah sizin ruhunuzu alıp rahmetine kavuşturduktan sonra ben iki buçuk sene daha yaşarım!. . (Cihan sıddikı Hazret-i Ebu Bekir’in bu tâbiri aynen gerçekleşmiştir. . . ) Yine bir başka gün Allah’ın Resulü, Hazret-i Sıddîk-ı Ekber’e: -Yâ Ebâ Bekir, dediler. Rüyamda gördüm ki, siyah bir koyun bana tâbi olup benim peşimden ve o siyah koyuna da beyaz bir koyun tâbi olup onun peşinden geliyordu. . . Hazret-i Ebu Bekir (r. a. ), Nebiler Nebisinin rüyasını şu şekilde tâbir ettiler ve dediler: -Ey Allah’ın Resulü, size ilk önce Araplar tâbi olacak, Arab’a da Arap olmayanlar ittiba edecektir. . . (Bu tâbir de ayniyle kısa zamanda zuhur etti. ) Yüce Allah, Hazret-i Yûsuf’a rüya ilmini ihsan ve ikram buyurmuştu. Buna işaretle Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Rabbin seni seçecek ve sana rüya tâbirini öğretecektir. ”(2) Rüya ilmi, insanlığın ve âlemin başlangıcından beri akıp gelen bir ilimdir ki, nebiler ve resuller o ilim ile amel etmişlerdir. Peygamberlerin çok kerre rüya ile verdikleri haberler, kendilerine rüya ânında Rableri tarafından vahyedilen şeylerdir.

Rüyalar üç kısma ayrılır:

  • Allahu Teâlâ tarafından müjde olarak gösterilen bir rüyadır ki, hadis-i peygamberi ile anlatılan sâlih rüya budur.
  • Şeytan tarafından korkutmak için vâki olan rüyadır.
  • İnsanın bizzat kendi düşünce ve haliyle meydana getirdiği kuruntuların neticesinin rüya şeklinde tecelli etmesidir.
(Şeytan, Ademoğlunun amansız bir düşmandır. Düşmanın meydana getirdiği rüya da elbet bâtıldır). Şeytan tarafından korkutmak maksadıyla meydana gelen rüya bâtıl olduğundan ona itibar edilmez. Nitekim sahih hadisler böyle bir hâdiseden bizi haberdar etmektedir. Şöyle ki, Allah Resulünün yüksek huzuruna bir adam gelip: -Ey Allah’ın Resulü! Rüyamda gördüm ki, güya başım kesilmiş ve başımın ardı sıra gidiyorum! dedi. Resûlullah (s. a. v. ) Efendimiz o adama buyurdular ki: -Uykuda şeytanın seninle oynadığını kimseye söyleme!. . *** Nefsin ve hevânın arzusundan meydana gelen rüyalar da vardır. Onlar da tıpkı şunun gibidir ki, insan kendisini rüyada çok sevdiği biri ile görür, veya bir şeyden korkar da o şeyi görür, veya aç olduğu için leziz yemekler yediğini, ya da midesinin dolu olu¬şundan kustuğunu görür. . (Bunların hepsi kendi kuruntusu ve nefsinin arzusudur. Tabii ki sahih rüya olamazlar. . )

Bâtıl rüyalar da vardır ve yedi çeşittir:

  • Üzüntü, keder ve arzuların tesiri ile insanın meydana getirdiği karmakarışık rüyalar.
  • İnsanın rüyada ihtilâm olması. Bu rüyanın da tâbiri yoktur. .
  • Şeytan tarafından korkutmak için gösterilen rüyadır ki, rüyayı görene hiçbir zararı erişmez. . .
  • Cin taifesinin gösterdiği şeylerdir ki, rüya sahibi rüya esnasında bundan da zahmet çeker. . .
  • İblis’in gösterdiği ve temeli bâtıl rüyadır ki, bu zaten rüyadan sayılmaz.
  • İnsan bünyesinin anormal ve kederli zamanında gördüğü rüyalardır. Ve bunlar da rüyadan sayılmaz. . .
  • Acı ve ızdırapların getirdiği rüyalardır ki, rüya sahibi o anda senelerce önce vâki olmuş bir hali görür.

Rüyaların hayırlısı ve en sahihi müjdeleyici olanlarıdır.

Sahih ve doğru olan rüyalar beş türlüdür:

1. Apaçık sâdık rüya. Bu rüya nübüvvetten bir cüzdür. Nitekim yüce ve kerîm olan Allah’ın buyurduğu gibi her şey apaçık zuhur etmiştir. Allah buyuruyor ki:
“Andolsun ki Allah, gerçekten Peygamberine o rüyayı hak olarak doğru gösterdi. Andolsun ki, inşaallah emniyet içinde bulunan kimseler olarak başlarını traş etmiş ve kısaltmış olduğunuz halde korkmaksızın mutlaka Mescid-i Haram’a gireceksiniz. “(3) işte bu âyet muktezâsınca Allah’ın Resulü Hudeybiye’ye seferleri esnasında gördüler ki, sahabileri ile beraber korkusuzca Mekke’ye girip Kabe’yi tavaf ederek kurbanlarını kestikten sonra bazısı başlarını traş ediyor ve bazıları da saçlarını kesiyorlar. . . Kâinatın Efendisi rüya meleğinin tavassutu olmaksızın bizzat yüce Allah tarafından müjdelendi. Nebiler Nebisinin bu rüyasının, ibrahim (a. s. )’in rüyasında oğlu Hazret-i ismail’i kesmesi hakkında gördüğü rüya gibi tâbire ihtiyacı yoktur. . . Tâbir ilminde ehil olanlardan bazıları demişlerdir ki: “En büyük saadet o kişi içindir ki, rüyayı açık bir şekilde gördü. Zira açık rüyayı gösteren ancak Allah Teâlâ ‘dır. Onda rüya ile görevli meleğin tavassutu yoktur. ”
  1. Salih bir rüyadır ki, o da Allah tarafından müjdelenir. Allah o rüya ile kulunu, yaptığı veya yapacağı bir şeyle müjdeler. . .
  2. Kâinatın efendisi sahâbilerine hitaben dediler ki: “Sizden birinizin rüyada gördüğü şeylerin en hayırlısı, o kimsenin Allah’ını, peygamberini veya müslüman ana babasını görmesidir. ” Sahabiler Allah’ın sevgilisine sordular: -Ey Allah’ın Resulü, bir insan rüyasında Rabbini görür mü, (bu mümkün mü?). Buyurdular ki: -Sultanı görür. Sultan da Allah’tır. . .
    • Rüya ile mükellef meleğe “Sıddîkûn” adı verilmiştir. O melek yüce Allah’ın kendisini ümmü’l-kitab (kitabın anası) olan nüshadan öğretip bildirdiklerini ve ibretli darb-ı mesellerden ona ilham ettiği nesneyi sana rüyanda gösterir. . . Her eşyanın, her nes¬nenin misâl âleminde bir benzeri vardır.
    • Murad ve maksat açık olmayıp gizlice işaret edilmiş rüyadır. Şu çeşit rüyadır ki, gördüğü yerin delaletiyle sahih olur. İnsan rüyada gördüğü yer, gördüğü yere galip gelerek şer hayır, hayır da şer şeklinde tecelli eder. Rüya anında mescidlerden birinde tambur çaldığını gören biri, bu hali akıl ve dine aykırı bulduğun¬dan derhal tevbe eder ve bu da onun için hayıra döner. . .
    Keza hamamda Kur’ân-ı Kerim okuduğunu veya oynadığını gören kimse de fena bir işle şöhret bulur. . . Çocukların gördüğü rüyalar da sahih rüyalardandır. Cihan güzeli Hazret-i Yusuf o meşhur rüyasını gördüğünde yedi yaşında bulunuyordu. Kur’ân-ı Kerim’de beyan edildiği üzere Yusuf (a. s. ) babasına şöyle demişti: “Babacığım, ben, rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki, onlar, bana secde ediyorlar. ” (4) Ve bu rüya da doğru çıktı ve Hazret-i Yusuf, Allah’ın izniyle nice nimetlere mâlik oldu. . . İnsan rüyayı sade kendi hakkında görmez: Şu bir gerçektir ki, insanın gördüğü rüya sırf kendisi hakkında olmayıp, o kimsenin çoluk çocuğu, akrabaları, kardeşi, babası, dostu, meslekdaşı, zevcesi ve hemşehrileri gibi başkaları için de olur. . . Buna misâl de şudur ki: Kuduz kâfir Ebû Cehil rüyasında İslâm dinine girip Allah’ın Resulüne biat ettiğini gördü. Bu rüya onun kendi hakkında değil, oğlu hakkında tecelli etti; Hazret-i îkrime İslâm’a can atarak ebedî kurtuluşa erdi. Ebu Cehil ise küfür üzere azab diyarına göçtü. Bir gün Ümmü’l-Fazl, Allah Resulünün nur bağışlayan huzuruna geldi: -Ey Allah ‘ırı Resulü! Korkunç bir rüya gördüm! dedi. Kâinatın Fahri: -Gördüğün hayırdır, buyurdular. Ümmü ‘l-Fazl çırpına çırpına anlatmaya devam etti: -Ey Allah’ın Resulü, mübarek vücudunuzdan bir parça kesilip benim kucağıma bırakılmıştı. . . O anlattıkça Allah ‘in Resulü tebessüm ediyorlardı: -Ey Ümmü ‘l-Fazl! Yakında Fâtıma bir çocuk doğurur da sen onu kucağına alırsın, buyurdu. Nitekim Peygamber kızı Hazret-i Fâtıma (r. anha) az zaman sonra Hazret-i Hasanı dünyaya getirdi ve Ümmü’l-Fazl o güzellik cihanını kucağına aldı. . . *** Gördüğü rüyanın doğru ve sahih olmasını isteyen kimse, sözünde, özünde doğru olmalıdır. Yalan, gıybet, koğuculuk, kötü ahlâk rüyalara da tesir eder. Rüya sahibi yalan söylemez, yalan söyleyenleri de hoş karşılamazsa onun gördüğü rüyalar gerçeğe ayna tutar. . . Güzel ve sahih bir rüya görmek isteyen kişi uykuya yatarken abdestli olarak yatmalı ve Allah ‘a çok dua etmelidir. Rüya hakkında İmam Nablûsî’nin buna benzer daha birçok sözleri var. Biz kısa ve özet olarak aldık, mevzuya burada son veriyoruz. Her şeyin en iyisini ve hayırlısını bilen Allah’tır. . . (1) Yunus Sûresi, 64. (2) Yusuf Sûresi, 6. (3) Fetih Sûresi, 27. (4) Yusuf Sûresi, 4. ... Muabbir

Daha fazla oku...

Muabbir

Allah Azze Ve Celle

ALLAH AZZE VE CELLE: Allah Teâlâ mağfiretinin pâk suyu ile hatalarımızı temizlesin. O dilemedikçe bir şey olmaz. Gönül aynasına onun kerem güneşi vurmadıkça da devlet ele geçmez. O, öyle bir kudrete ve azamete sahiptir ki, onun kudret ve azameti karşısında akıllar hayretinden yerlere döşenir. O birdir ve tektir. O'nun eşi, benzeri ve misli olma ihtimali yoktur. O'nu azamet ve celâliyle keyfiyetsiz, benzersiz ve misilsiz olarak görmek, hayra delâlet eder. Böyle bir rüyaya mazhar olan kimse dünyada müjdelenir. O kişinin ahireti de selâmet ve saa­dettir. Mezhep imamlarımızdan Ahmed bin Hanbel (rh. a. ) Rabbini rüyada görmüş ve Rabbine sual etmiş: -Ey Rabbim! Has kullarını sana yakın kılan şeylerin en ha yırlısı nedir? Ona Rabbinden şu ferman erişmiş: -Ey Ahmed! Benim kelâmımı okumalarıdır. - Anlayarak mı, yoksa anlamayarak mı? - Anlayarak ve anlamayarak. Bu hadise gösteriyor ki, büyükler ve velîler Rablerini bizim kavrayamayacağımız bir keyfiyetle rüyada görebiliyorlar. Zaten rüya istemekle görülmez, insana gösterilir. Rivayet edilir ki: Resûl-i Ekrem (s. a. v. ) sahabilerine hitaben şöyle buyurmuşlardır: -Sizin biriniz rüyasında gördüğü şeylerin en hayırlısı o kimsenin, Allah'ını, Peygamberini ya da Müslüman ana ve babasını görmesidir. Sahabiler: -Ey Allah'ın Resulü, dediler. Bir kimse rüyasında Rabbini görür mü? Buyurdular ki: -Sultanı görür, Sultan da Allah Teâlâ'dır! *** Bir kimse rüyada, Allah Teâlâ'nın kendisini mağfiret edeceğini ve Cennetine koyacağını görse, bu rüya o kişinin Allah'ın murakabesi altında olduğuna ve Rabbi'nin makamından korktuğuna delâlet eder. Allahu Teâlâ ile arasında bir perde olduğunu görmek, büyük günah ile tâbir olunur. Bir kimsenin rüyada Allah'ın arşını görmesi, kendisi için hayra delâlet eder. Ve yine Rabbi ile konuştuğunu görmesi,çok çok Kur'ân okumaya delâlet eder. Çünkü Kur'ân-ı Kerim Allah'ın kelâmıdır. ... Muabbir

Daha fazla oku...

Muabbir

Kuran’da Rüya

Enfal Suresi 43. Ayet

Hani Allah, sana rüyandan onları az gösteriyordu; eğer sana onları açık gösterseydi, korkacak ve kumanda da tartışacaktınız. Fakat Allah, selamete bağladı; çünkü O, bütün sinelerin özünü bilir.

Yusuf Suresi 4. Ayet

Bir vakit Yusuf babasına: “Babacığım, ben rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki, onlar bana secde ediyorlar. ” dedi.

Yusuf Suresi 5. Ayet

Babası: “Yavrum, rüyanı kardeşlerine anlatma, sonra sana bir tuzak kurarlar; çünkü şeytan, insana belli bir düşmandır.

Yusuf Suresi 36. Ayet

Onunla birlikte zindana iki delikanlı daha girdi. Birisi: rüyada kendimi şarap sıkarken görüyorum. ” dedi. Diğeri: “Ben, rüyada kendimi basımın üstünde bir ekmek götürürken görüyorum, ondan kuşlar yiyor. Bize bunun tabirim haber ver; çünkü biz seni iyilik sevenlerden görüyoruz. ” dedi.

Yusuf Suresi 41. Ayet

Ey zindan arkadaşlarım, gelelim rüyanıza: “Biriniz, efendisine yine şarap sunacak, diğeri asılacak ve kuşlar basından yiyecek; işte fetvasını istediğiniz mesele halledildi!” dedi.

Yusuf Suresi 43. Ayet

Bir gün hükümdar: rüyamda yedi arık ineğin yemekte olduğu yedi semiz inek ve yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak görüyorum. Ey efendiler, eğer rüya tabir ediyorsanız, bana rüyamı halledin!” dedi.

Yusuf Suresi 44. Ayet

Dediler ki: rüya dediğin, demet demet hayallerdir, biz ise hayallerin tabirini bilmiyoruz. ”

Yusuf Suresi 46. Ayet

Gelip: “Yusuf, ey dosdoğru kişi, “yedi semiz inek. bunları yedi arık inek yiyor ve yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak” rüyasını bize tabir et, ümit ederim ki, o insanların yanına cevapla dönerim, ola ki, değerini bilirler dedi.

Yusuf Suresi 100. Ayet

Ana ve babasını taht üzerine çıkardı, hepsi Yusuf için secdeye kapandılar. Yusuf da:”Ey babacığım, işte bundan önceki rüyamın yorumu bu; gerçekten Rabbim onu gerçekleştirdi, cidden bana iyilikte bulundu;çünkü beni zindandan çıkardı; şeytan benimle kardeşlerimin arasını dürtüştürdükten (bozduktan) sonra sizi çölden buraya getirdi. Gerçekten Rabbim, dilediği şey için aldığı tedbirde çok hoş davranır. Gerçek şu ki, O, herşeyi çok iyi bilen, her yaptığın bir hikmete göre yapandır!

Yusuf Suresi 101. Ayet

Ey Rabbim, Sen bana mülkten bir nasip verdin ve bana rüyaların tabirinden bir ilim öğrettin. Gökleri ve yeri yaratan Rabbim, dünya ve ahirette benim velim Sensin! Benim ruhumu müslüman olarak al ve beni iyiler arasına kat!” dedi.

Enbiya Suresi 5. Ayet

(Onlar): “Bunlar bir takım karışık rüyalar; yok onu kendisi uydurdu; yok o bir şairdir; öyle değilse, önceki peygamberlerin gönderdikleri gibi, bize bir mucize getirsin!” derler.

Saffat Suresi 102. Ayet

(Oğlu) yanında koşma çağına gelince : “Yavrum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak ne düşünürsün?” dedi. (Çocuk da): “Babacığım sana ne emrediliyorsa yap! Beni inşaallah sabredenlerden bulacaksın!” dedi.

Saffat Suresi 105. Ayet

rüyaya gerçekten sadakat gösterdin, işte Biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız. ”

Fetih Suresi 27. Ayet

Andolsun ki, Allah gerçekten peygamberine o rüyayı hakkıyla doğru gösterdi, Şanıma yemin ederim ki, İnşaallah Mescid-i Haram’a güvenlik içinde başlarınızı kazıtarak, kırkarak korkusuzca gireceksiniz! Ancak O, sizin bilmediğiniz şeyleri bildi de ondan önce yakın bir fetih verdi. ... Muabbir

Daha fazla oku...

Muabbir

İstihare Ve İstihare Duası

 İSTİHARE

Rüya tabirinin diğer bir yönü de istiharedir. Peygamber Efendimiz (s. a. v) Kur'an'dan bir sure öğretir gibi, işlerimizin bütününde istihare duasını okutur "Sizin biriniz bir işe kalben karar verdiğinde o kimse farz değil istihare niyetiyle iki rekât namaz kılsın ve girişeceğim işleri hakkımda hayırlı kıl fazl ve keremini üzerimizden eksik etme muhakkak ki sen şuurumuz­dan uzak olan her şeyi yakından bilirsin diye Allah'a dua etsin. " İstihare peygamber efendimizin (s. a. v) önemli sünnet­lerinden birisidir. Allah resulü önemli konularda karar verme­den önce istihareye yatmayı öğütlerdi. İmâm-ı Birgivi'nin (kırk hadis)i, yirmibirinci hadisine göre, her mü'minin istihare yapması sünnettir. Ibn-ı Abidin' de diyor ki (istihare namazından sonra şu dua okunur: Allahümme inni estehirüke bi-ilmike ve estakdirüke bi- kudretike ve es'elüke min fadlikel'azim fe inneke takdiren ve lâ akdiru ve ta'lemu velâ a'lemü ve ente allâmül-guyub) Yedi gece böyle istihare yapılır. Sonra, kalbe gelen şey yapılır. İsti­hareden sonra abdestli olarak kıbleye dönüp yatılır. Rüyada beyaz veya yeşil görmek hayra alamettir. Siyah veya kırmızı görmek şerre alamettir denildi. İstihare namazını başkasına kıldırmak sünnet değildir. İstihare yapmasını öğrenmeli, bu sünneti kendisi ifa etmeli. Bedenle yapılan ibadetleri başkası­na yaptırmak caiz değildir. Yapılacak her işin iyi veya kötü olduğunu, yahut hemen yapmanın mı, yoksa ertelemenin mi daha uygun olduğunu anlamak için iki rek’at namaz kılınıp Allah’a duâ ederek işin sonunu kalbine ilham etmesini niyazda bulunmak sünnetir.

İstihare Duâsı Şudur;

“Allâhumme innî estehîruke bi-ilmike ve estakdiruke bikudratike ve es’eluke min fadlike’l-azîm. Feinneke takdiru velâ ekdiru ve ta’lemu vela â’lemu ve ente allâmu’l-ğuyûb. Allâhumme in kunte ta’lemu enne hâzâ’l, emre hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkibeti emrî âcili emrî ve âcilihi fakdirhu lî ve yessirhu lî summe bârik lî fîh. Ve in kunte tâ’lemu enne hâza’l-emre şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emri âcili emrî ve acilihî fasrifhu annî vasrifnî anhu va’kir liyelhayra haysu kâne sume ardinî bih. “ “Allah’ım! Senin ilmine göre hayrını diliyorum, kudretinden güç istiyorum, senin büyük fazlını diliyorum. Zira sen kadirsin, ben kadir değilim, sen bilirsin ben bilmem, sen gizlileri bilirsin. Allah’ım eğer bu iş, benim dinim, geçmişim, sonum, şimdim ve geleceğim hakkında hayırlı ise bunu bana takdir eyle, kolaylaştır. Eğer bu işim benim dinim, geçimim, sonum, şimdim ve geleceğim hakkında şerli ise bunu benden, beni de bundan çevir, hayır nerede ise bana onu nasip eyle, sonra beni onunla hoşnud eyle. ”... Muabbir

Daha fazla oku...

Muabbir

Meşhurların Rüya Tabirleri

Meşhurların Rüya Tabirleri

 

EVLİYA ÇELEBİ

Hikmet-i Hûda, seyahat ile bir çok yerleri görmeye sebep olan ben hakir ve fakir, daima kusuru çok olan seyyah, insan oğlunun kölesi siyasız evliya Derviş oğlu Mehmet Zilli daima Allah'dan yardım isteyip, Fürka-ı Kerim suresi ve Yüce Kur'an' inayetleri bereketleri ile bütün gönlümle Cenab-ı Hak' dan duada bulunarak, doğum yerimiz olan İstanbul' da evimde, yuvarlak yastığıma uyumak için yaslanmıştım. 1040 senesi Muharrem ayının Aşure gecesinde (20 Ağustos 1630), ya uyku halinde iken, gördüm ki: Yetmiş iskelesi yakınında Ahi Çelebi Camii -ki helal para ile inşa olunmuş olup, duası kabul olan eski bir camidir. Uykumda kendimi o camide gördüm. Derhal l iminin kapısı açıldı. Nurlu caminin içi baştan başa silahlı ^sker ve nurlu cemaat ile dolu idi. Sabah namazının sünnetini kıldıktan sonra salavat-ı şerife okumaya başladılar. Ben hakir ise minber dibinde oturuyordum. Bu nur yüzlü cemaati hayranlıkla seyrediyordum. Hemen yanımda oturan cana bakıp: "- Sultanım! Sizler kimlerdensiniz? İsminizi Lütfediniz" dedim. Onlar "- Aşere-i Mübeşşere'den kemankeş­lerin piri Sa'd İbn Ebi Vakkas' ım" deyince, hemen mübarek ellerini öptüm. "-Ey sultanım! Bu sağ tarafta nura bürünmüş sevimli cemaat kimlerdir? " dedim. "- Onlar bütün peygam­berlerin ruhlarıdır. Geri safhadakiler evliyaların ve asfıyanm ruhlarıdır. Bunlar da sahabe-i kiram'ın, muhacirinin, ensar, sufe ehli ve Kerbela şehidlerindendir. Mihrabın sağmdakiler Hazret-i Ebu Bekir ve Hazret-i Ömer' dir. Mihrabın solundak- iler Hazret-i Osman ve Hazret-i Ali' dir. Mihrabın önündeki Hazret-i Veysel Karani'dir. Camiinin solunda, duvar dibindeki siyah örtülü kimse senin pirin Hazret-i Peygamber'in müezzi­ni Bilal - Habeşi' dir. Bu ayakta duran, cemaat saf saf süzene koyan kısa boylu adam Amr-i Ayyar' dır. İşte bu kızıl renkli elbiseler giyip sancakla gelen askerler Hazret-i Hamza ve bütün şehidlerin ruhlarıdır. " diye cami içinde bulunan bütün cemaati birer birer bana anlattı. Onların hangisine baktıysam ellerimi göğsüme koyup iyice baktım ve baktıkça can buldum. "Ey sultanım! Bu cemaatin bu camide toplanmalarının sebebi nedir?" diye sordum. Bana: "- Azak taraflarında İslam askerlerinden Tatar askerleri sıkıntıya düşmüşlerdir. Hazret-i Peygamber' in himayesinde olanlar İstanbul' a gelip, buradan Tatar Hanı'na yardıma gideriz. Şimdi Hazret-i Risalet dahi İmam-ı Hasan, İmam-ı Hüseyin, on iki imam ve bizden başka aşere-i mübeşşere ile gelecekler. Sabah namazının sünneti kılı­nacak. Sonra sana "kamet getir" diye işaret buyururlar. Sende yüksek sesle kamet getir. Selamdan sonra Ayete'l Kürsi'yi oku. Bilal (Sübhanallah) desin. Sen (Elhamdülillah), Bilal (Allahu Ekber) desin, sen (Amin, amin) de. Sonra bütün cemaat hep birden tevhid ederiz. Sonra sen (Ve salli ala cemiü'l enbiya-i ve'l mürsalin ve'l hamdülillahi mübarek Rabü'l-alemin) deyip kalk. Hemen, mihrabda, Hazreti Peygamber otururken elini öp. (Şefaat ya Resülallah) de. Yardım rivaet. " diyerek, Sa'd İbni Ebi Vakkas, yanımda oturup bana öğretti. Onu gördüm ki, camii kapısından bir nur-u mübin parladı. Camii içi nur dolu iken, nur üstüne nur oldu. Bütün sahabe-i kiram, nebi'ler ve evliyaların ruhları ayakta hazır durdular. Saadetle Hazret-i Peygamber, yeşil sancağı dibinde, yüzünde örtüsü ile, elinde asası ve belinde kılıcı ile, sağında İmam-ı Hasan ve solunda İmam-ı Hüseyin olduğu halde göründü. Mübarek sağ ayak­larını (Bismillah) diyerek cami içine koydu. Mübarek yüzün­den örtüsünü açtı ve: "-Esselamü aleyke ya ümmeti" diye selam verdiler. Bütün camide bulunanlar hep bir ağızdan "-Ve aleykümü's-selam Ya Resülallah ve Ya Seyyide'l-ümen" diye selam aldılar. Hazret-i Peygamber, hemen mihraba geçip, sabah namazının iki rekat sünnetini kıldılar. Bana bir korku ve vücuduma titreme geldi. Hazret-i Peygamberin bütün görünüşüne baktım. Hilye-i Hakani'de anlatıldığı şekilde idi. Yüzündeki örtü al şal idi. Mübarek sarığı on iki kolanlı ve beyaz şaş idi. Hırka-i şerifleri sarıya yakın deve yünündendi. Boynunda sarı renkli sof şalı vardı. Mübarek ayaklarına renkli çizmeler giymişti. Mübarek başlarındaki sarığı üzerinde bir misvak sokulmuştu. Selam verdikten sonra, bana bakıp sağ ile dizine vurup: "Kamet Getir" dediler. Ben hemen sa'd İbni Ebi Vakkas'ın öğrettiği gibi segah makamında kamet getirip tekbir ettim. Hazret-i Peygamber de segah makamında hazin bir sesle Fatiha-i Şerifi ve arkasından (Ve Vehebna) asr-i şerifini okudu. Böylece bütün cemaate imamlık etti. Selam verdikten sonra ben (Ayete'l -Kürsi)' yi okudum. Sonra Bilal ile sırayla müezzinlik yaptık. Duadan sonra bir sultani tevhid oldu ki, Allah aşkı ile kendimden geçip güya uykudan uyanır gibi oldum. Uykumu kısacası, Sa'd İbn-i EbiVakkas'm öğretmesiyle görevi tamamladım. Hazret-i Peygamber, mihrab' da yanık bir sesle uzzal makaımda bir Yasin-i şerif üç İza Cae suresi ve Muvazzeteyn süresini tamamen okudu. Bilal Fatiha dedi. Hazret-i Peygamber mihrabda ayak üzere dururken, sa'd İbni Ebi Vakkas hazretleri beni elimden tutup Hazret-i Peygamberlerin huzuruna götürdü. Hz. Peygambere "sadık aşıkın, müştak ümmetin Ebliya kulun, şefaatini riva eder" dedi. Bana da : "Mübarek ellerini öp!" dedi. Ben o an ağlamaklı oldum. Hz. Peygamberin mübarek ellerine müs- tahça dudaklarımı kondurdum. Onun görünüşünden (Şefaat ya Resulallah !) diyeceğime, hemen (Seyahat Ya Resulallah) demişim. Hz. Peygamber hemen tebessüm edip (Şefaati, seya­hat ve ziyareti sıhhat ve selametle kolay eyle Ya Rabbi) diye­rek (Fatiha dediler. Bütün sahabe-i kiram Fatiha yı okudular. Ben bütün orada bulunanların mübarek ellerini öperek, hayır dualarını alıp giderdim. Kiminin mübarek eli mis gibi, kiminin anber, kiminin menekşe ve kiminin karanfil gibi kokuyordu. Amma bilhassa Hz. Peygamber' in kokusu zağferen ve kırmızı gül gibi kokuyordu. Sağ elini öptüğümde sanki pamuk gibi kemiksiz bir et idi. Bu şekilde bütün cemaatin ellerini öptüm. Hz. Peygamber, sonra yine Fatiha dedi. Bütün eshab-ı güzin yüksek sesle Sebü'l-mesani'yi okudular. Hz peygamber- mihrabdan "-Esselamu aleyküm ey kardeşler!" deyip camiden çıkıp gittiler. Hemen Sa'd hazretleri belinden ok mulifazasını çıkarıp benim belime kuşattı ve tekbir getirip: "-Yürü ok ve yay ile gaza eyle. Allah'ın muafazasmda ve emanetinde ol. Sana müjdeler olsun ki, bu toplulukta ne kadar ruhlar ile görüşüp mübarek ellerini öptünse, onların hepsini ziyaret etmen nasib olup, dünyayı gezer ve insanlar içinde tek olursun. Ama, gezip gördüğün elkeleri, kaleleri, beldeleri, nedir eserleri, her ülkenin güzel işlerini, yiyecek ve içeceklerini, toprakların eylem ve boylam derecelerini yazıp, güzel bir eser meydana getir ve ahiret oğlum ol. Hak yolunu elden bırakma. Gönül huzursuzluğundan uzak ol. Ekmek öğren ve tuz hakkını gözet. Sadık dost ol. Yaramazlarla yar olma. İyilerden iyilik. " diyerek nasihatte bulundu ve anından öpüp; Ahi Çelebi Camii'nden çıkıp gittiler. Ben şaşkın bir halde rahat uykudan uyandım. "Acaba, bu benim halim midir, yoksa olan bir şey midir, yoksa güzel bir rüyam mıdır?" düşünerek, içime bir rahatlık gelip, gönlüme neşe doldu. Sonra sabahleyin temiz bir abdest alıp, sabah namazını kıldım. İstanbul'dan Kasımpaşa tarafına geçtim. Rüya tabircisi İbrahim Efendiye gittim. Rüyamı tabir ettirdim. Bana " Cihanı süsleyen bir dünya gezip dolaşan bir seyyah olup, işin iyi bir sonuçla tamama erip, Hz. Peygamber' in şefaati ile cennete girersin" diyerek müjde verip (El- Fatiha) dedi. Oradan Kasımpaşa Mevlevihanesi Şeyhi Abdullah dede' ye gittim. Ellerini öpüp rüyamı ona da tabir ettirdim. Bana "On iki imamın ellerinden öpmüşsün, dünya da himmet sahibi olursun. Aşere-i Mübaşerenin ellerinden öpmüşsün cennete girersin. Dört halifenin ellerinden öpmüşsün, dünya da bütün padişahların şerefli sohbetlerine katılıp, sevdikleri kimselerden olursun. Madem ki Hazret-i Peygamber'in temiz yüzlerini görüp mübarek ellerini öpüp, hayır duasını almışsın, iki cihanda da saadette erersin. "- Yürü, işin rast gele. El Fatiha" diyerek hayırlı duada bulundu.

YAVUZ SULTAN SELİM

Bir gece yatağımda uyuyakalmışım. Sabah namazını kıldıktan sonra hizmetlerine koştum. - Bu gece görünmedin, ne işteydin? diye sordular. Birkaç gecedir uykusuz kaldığım için, bu gece gaflete geldiğimi ve hizmetlerinden mahrum olduğumu özürle beyan ettim. - Şimdi, ne düş gördünc-e beyan eyle, buyurdular. - Arza kabil bir düş görmedim, diye cevap verdim. Tekrar buyurdular ki: - Bu ne sözdür? Bir geceyi tama­men uyku ile geçiresin de bir vakıa görmeyesin. Herhalde gör­müştür. Başka vadide biraz konuştuktan sonra tekrar bana dönerek: -Abes söyleme. Herhalde bu gece bir vakıa görüşmüştür. Söyle gizleme! dedi. Her ne kadar düşündümse de görmüş olabileceğim bir şey aklıma gelmedi. İşe yarar bir şey görmediğime yemin ettim. Sultan, mübarek başlarını sal­layarak hayret gösterdiler. Ben de "Sebebi ne olabilir?" diye hayret ettim. Hemen sonra Kapuağası'nm dairesine bir iş için beni gönderdiler. Oraya vardığımda gördüm ki Hazinerdar başı Mehmet Ağa, Kilercibaşı, Saray ağası ve Kapuağası Hasan Ağa adetleri üzerine otururlar. Ama kapuağası Hasan Ağa düşünceli ve şaşkın bir vaziyette başını öne eğmiş, gözleri yaşlı olarak oturuyordu. Bu zat esasında, sessiz hallerine ben­zemiyordu. Bir kimsenin vefat etmiş olduğunu zannettim. - Ağa hazretleri kalbinüz gamlı, çeşmiııüz yaşlı görünür. Sebebi ne ola? dediğimde, - Hayır bir şey yok, diye gizlemesi üzerine Hazinedarbaşı: - Kardeş, Ağa'ya bu gece bir vakıa olmuş da o uykunun sarhoşluğundadır. , dedi. Bunun üzerine: - Allah için haber verin, padişahımız elbette vakıa görmüşsündür, söyle diye bu bende şerini aciz ettiler. Herhalde zorlama asılsız değildir. İyi armağandır anlatınız dedim. Rüyayı nakletmesi için bayağı sıkıştırdık. Ağa utanma hissi ağır basan bir şahıs olduğundan anlatmaktan kaçındı ve: - Benim gibi yüzü kara günahkarın ne rüyası olur ki padişahın huzurunda anlatmaya değsin, kerem edin bana bu teklifte bulunmayın, dedi. Biz sıkıştırmaya, o da vazgeçirmek için yalvarmaya devam etti. Nihayet Mehmet Ağa: - Nice söylemezsün, bize anlattığmada buna memur olduğunu naklet­tim. Gizlenmesi ihanet olmaz mı? deyince, Ağa sırrının mührünü açıp anlattı. - Bu gece rüyamda gördüm ki, eşiğinde oturduğumuz bu kapıyı hızlı hızlı çaldılar. "Ne haber var" diye ileri baktım, vardım; kapu, dışarısı göriincek fakat bir adam sığınmayacak kadar az açılmış. Taşlık, talesanlı (ucu sarkıtılmış sarıklı) nurani kimselerle dolu, elleri bayraklı ve silahlı mükemmel şahıslar. Kapının dibinde, elleri sancaklı dört nurani kimse durur. Kapıyı vuranın elinde Padişah' m Aksancağı var. Bana dedi ki: - Bilir misiniz niye gelmişiz? Ben de: - Buyurun, dedim. Dedim ki: - Bu gördüğün kimseler Resulullah (s. a. v. )ın ashabıdır. Bizi Hazıct-ı kesuluiian Selim Han' a selam etti ve buyurdu ki: Kalkıp gelsün ki Haremeyn hizmeti ona buyruldu. Gördüğün dört kişiden, bu Ebu Bekr-i Sıddıyk, bu Ömerü'l Faruk, bu Osman-ı Zi'n- Nureyn' dir. Seninle konuşan ben ise, Ali bin Ebi Talib' im. Var, Selim Han' a söyle dedi ve nazarımdan galip oldular. Ben dehşetle kendimden geçip tere batmış ve sabaha kadar baygın yatıp kalmışım. Oğlanlar, teheccüd zamanında mütad üzere kalkmadığımı hastalığa yormuşlar ve sabah namazı vakti geçe­ceği zaman gelip beni uyarmak için yapmışlar, görmüşler ki suya düşmüş gibi ıslak yatarım. Elbise değiştirmek için yenilerini getirip o aralık, beni uyandırmışlar. Aklım başıma gelince, acele ile kalkıp namaza yetiştim. Ama tamamen sükuna eremedim. Ağa bunları anlatırken ağlıyordu. Padişahın buyurduğu hizmet nakledi, derhal huzurlarına gittiğimde, o hizmeti sual etmeyip tekrar yeni rüyadan bahis açarak: - Şu senin bu gece sabaha dak uyuyup bir vaka görmediğin bana tuhaf gelir. Hemen şöyle hayvan gibi yatıp uyudun mu? Dedim ki: -Padişahım, vakıayı bu Hasan kulunuz (Hasan Can) görmediyse bir Hasan kulunuz (Kapıağası Hasan Ağa) görmüş. Emriniz olursa arz edeyim. Buyurdular ki: - Söyle görelim. . . Ben de hadisenin tamamını naklettim. Ben anlattıkça mübarek çehreleri kızarmaya başladı ve mübarek gözlerine yaş geldi. Bitirince buyurdularki: - Derd -mendin safa' yı meşrebi (Zavallının tıynetinde safiyet) var­mış, sen onu bize medhettikçe "Bir kimseyi ibadet eder görürsün hemen veli sanırsın" diye seni alaya alırdık, boşuna medhetmezmişsin. . . Ve devamla: - Biz sana demezmiyiz ki, biz bir tarafa memur olmadan (emir verilmeden) hareket etmemişizdir. Atalarımız vilayedden behre-mendler idi (velilikden nasip sahibiydiler), kerametleri vardır. İçlerinde biz onlara benzemedik . . . diyerek kendilerini küçük göstermeye çalıştılar. Arap Seferi hazırlıklarına başladılar. . .

ABRAHAM LINKOLN

Amerika'nın eski cumhurbaşkanlarından Abraham Lincoln, 1865 yılının 14 Nisan gecesi, gördüğü garip bir rüya ile sıçrayarak uyandı. Rüyanın verdiği sıkıntıdan şırıl sıklam teri emişti. Kalktı çamaşır değiştirdi. Bir süre kitap okudu. Tekrar uzandığında, sanki aynı rüya kendisini yatağın içinde bekliyormuş gibi rahatsızlık duydu. Tekrar uykuya dalabilme- si bir kaç saatini aldı. Sabah olduğunda rüyasını eşine ve yakınlarına anlattı. Hatta o gün kabine toplantısında bile bahs­etmek lüzumunu hissetti. Rüyasında, beyaz sarayın hizmetkar­ları telaşla koşup geliyorlar ve cumhurbaşkanının öldüğünü kendisine haber veriyorlardı. Abraham Lincoln'ün yakınları bunu hayra yorarak ömrünün uzayacağını söylediler. Aynı günün akşamı Lincoln ve karısı dostlarıyla birlikte tiyatroya gittiler. Kötü rüya Lincoln'ü manen sarsmıştı. Bir ön seziyle olacak hadiseleri hissediyormuşçasma konuşuyor, yakınlarını teskin edici telkinlerine rağmen ruhunu saran karanlıktan sıyrılamıyordu. Temsilin heyecanlı bir sahnesinde Lincln'ün oturduğu loca kapısı, yavaşça aralandı sahneden akseden ışık­la elindeki tabancası parlayan genç bir adam; içeridekilerin hareketlerine fırsat vermeden kurşunları boşalttı. Amerikanın 16. cumhurbaşkanı, beynine dolan kurşunlarla koltuğuna can­sız yığılıverdi. Henüz gördüğü rüyanın üzerinden yirmi dört saat bile geçmemişti. Böylece, rüyanın gelecekten haber veren işareti ile bir ülkenin devlet başkanı tarihe karışmış oluyordu.

ŞAİR NABİ

Şair Nabi, zamanın paşalarından birinin iltifatına mahzar olur ve beraberce hacca giderler. O devirlerde hacca deve ile gidilir. Develerin sırtına yüklenen mahmil ismi verilen, iki kişinin rahatça yolculuk edebileceği bir semer vardır. Nabi ile Paşa da böyle bir deve de yolculuk ederler. Nihayet bir seher vaktinde Medine topraklarına girerler. Nabi, Peygamberin kabrini ziyaret edeceğim diye heyecanlanır, mahmilin öbür tarafında ise Paşa yatmış uyuyor. Bu durum Nabi' yi mütessir eder. "İki cihan güneşinin bulunduğu topraklara geldik. Biraz sonra Medine şehrine gireceğiz. Böyle yatmak hiç münasip olur mu?" diye düşünür ve bu heyecanla dudaklarından şu mıs­ralar dökülür. Sakın terk-i edebten kuy-ı mahbub-ı lıudadır bu Nazargahı ilahidir, makamı Mustafa' dır bu. . . Nabi farkında olmayarak bu mısraları birkaç kere tekrarlar. Her tekrar edişte sesi biraz yükselir. Ve nihayet öbür tarafta uyumakta olan Padişah uyanır. - Nabi ne oldu, ne söylüyorsun, der. Nabi de:
  • Efendim, Peygamberimizin kabr-i sadetlerinin bulunduğu Medine şehrine geldik de, bazı şeyler hatırladım, bunları söyledim. Paşa da Nabi' nin heyecanına katılır. Abdest alıp yay olarak Medine sokaklarında Ravza-i Mutahhara'ya doğru yürürler. Bu esnada kulaklarına bir ses gelir. Durup dinlerler. Gelen ses Mescid-i Nebevi'nin minarelerinden yükseliyor. Sesi dikkatle dinleyince, biraz evvel Nabi' nin söylediği mısralarm müezzin tarafından okunduğu anlaşılır. İyice duygulanırlar. Paşa Nabi"ye şöyle seslenir. - Nabi bu hal nedir? Nabi de:
  • Bilmiyorum, der. Her ikisi de sükût ederler ve beraberce minarenin kapısına girerler. Müezzin minareden inmesini bek­lerler. Müezzin inince: - O söylediklerin ne idi, onları ne için söyledin, sebebi nedir, diye sorarlar. Fakat müezzin bir türlü söylemez. Ne kadar ısrar ederse de, "Söylemem, kafamı kes­seniz de söylemem!" deyince: - Ama, der Nabi, Bunları biraz önce ben söyledim. Sana kim söyledi. Bu sefer müezzinin tavrı ve şekli değişir heyecanla: - Senin ismin Nabi mi? der. Evet cevabını alınca müezzin Nabi'nin ellerine, Nabi de müzezzinin boynuna sarılır. Bu dehşetli manzarayı seyreden Paşa, dayana­mayıp: - Nereden bildin bunun isminin Nabi olduğunu, Allah aşkına söyle, der. Müezzin rüyasını anlatır. - Efendim, akşam abdestli olarak yatmıştım. Biraz evvel Peygamberimizi rüyam­da gördüm. Ya müezzin kalk yatma. Benim aşıklarımdan biri benim kabrimi ziyarete geliyor. Şu cümlerle minareden onu istikbal et, dedi. Ben de hemen kalktım. Abdest aldım. Peygamberimizin iltifatına mazhar olan aşık kimdir diye düşünerek minareye koştum.
... Muabbir

Daha fazla oku...

Muabbir

Dua Etmek Ve Ehemmiyeti

İslamiyet Allah'a mutlak itaat ve boyun eğmektir. Kâinatta bulunan, zerreden küreye kadar her şey Allah'ın emrinde olup O'na doğru yol almaktadır. Şu kâinat kitabını okuyup yaratıcısının azameti karşısında secdeye varmak O'na teslim olmak en büyük mutluluktur. Dünyada cennet hayatını yaşamaktır. Yapmak istediğiniz bütün meşru işlerde daima Allah'a yalvarmalı Ondan güç almalı, bizi başarıya ulaştırması ve muvaffak kılması için Allah'a dua etmeliyiz. Halisane Allah'a yalvarmak Ona tevekkül etmek en zor anlarımızda bile bizi selamete, başarıya ulaştırır. Cenab-ı Allah Mü'min Suresinin 60. ayeti kerimesinde "Bana dua edin duanızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeyi gururuna yedire­meyenler, yarın hor ve hakir olarak cehenneme gideceklerdir" diye buyuruyor. Demek ki dua ederken önce Allah'a yalvar­mak ve dayanmak gerekir, bu bize güç verir. Her işi yapanın yalnız Allah olduğunu, varlık sahasında yalnız Onun hük­münün geçtiğini, yalnızca Onun kulu olduğunu düşünmekle mutluluğu ve iç huzuru yakalamış oluruz. Rabbimiz Furkan suresinin 77. ayetinde "Ey insanlar! Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?" mealinde duanın bir ubudiyet olduğunu, belki ubudiyetin ruhu olduğunu anlatıyor. Dua üç kısımdır. Birincisi istidat (kabiliyet) lisanıyladır ki, bütün hububat tohumlar lisan-ı istidat ( kabiliyetlerin el verdiği ölçüde) Fâtır-ı Hakimine dua ederler ki "Sen isim­lerinin nakışlarını etraflıca göstermek için bize neşvü nema ver. Küçük hakikatimizi sümbülle ve ağacın büyük hakikatine çevir. " Diğer bir dua da sebeplerin bir araya gelmesiyle sebep olmanın icâdına, yaratılmasına ait bir duadır ki sebepler bir vaziyet alır o vaziyet ile lisân-ı hal hükmüne geçer (yani bir nevi dua eder) ve müsebbibi(neticeyi) yaratması için Kadir-i Zülcelâlden dua ederler, isterler. Mesela, su, ısı, toprak, ışık bir çekirdek etrafında vaziyet alarak ki o vaziyet bir duadır ki "Bu çekirdeği ağaç yap, yâ Halıkımız"derler. Çünkü kudret harikasının bir mucizesi olan ağaç o şuursuz, cansız, basit maddelere havale edilmez, havale edilmesi ve o ağacı su, ışık, hava yarattı demek akılsızlıktır. Demek sebeplerin bir araya gelmesi bir duadır. İkinci dua ihtiyac-ı fıtri lisanıyladır (yaratılışınızda bulu­nan kendi dahlimizle olmayan) ki, bütün hayat sahiplerinin iktidarında ve ihtiyarında olmayan ihtiyaçlarını ve arzu istek­lerini ummadıkları yerden münasip vakitlerde onlara vermek için Halık-ı Rahim'den bir nevi duadır. Çünkü kendi dahilinide olmadan, ihtiyarları haricinde bilmedikleri yerden münasip vakitte onlara bir Hakim-i Rahim gönderiyor, elleri yetişmi­yor. Demek o ihsan (nimetler) dua neticesidir. Biri ıztırar ( çaresizlik, zor durumda kalma) derecesinde­ki duadır safı halis kalbin lisanıyle yapılan ve ekseriyetle mak­bul olan dualardır. İnsana ait yükselişlerin büyük bir kısmı ve keşifler bir nevi dua neticesidir. Medeniyet harikaları dedikleri şeyler, iftihar kaynağı zannettikleri keşifler manevi bir dua ne­ticesidir. Halis bir şekilde arzu edilmiş istenilmiş ve onlara verilmiştir. istidat lisanıyla ve fıtri ihtiyaç lisanıyla olan dualar bir mani olmazsa ve şartlar dahilinde ise daima makbuldür. İkinci kısım fiili ve kavli yaptığımız meşhur duamizdir. Mesela çift sürmek fiili bir duadır. Rızkı topraktan değil belki toprak rahmet hazinesinin bir kapısıdır ki, rahmetin kapısı olan toprağı saban ile çalar.

ALEMİN YARATILIŞ SEBEPLERİNDEN BİRİSİ DE DUADIR

Duânın tesiri azimdir. Hususan artarak devam etse netice vermesi mutlaktır. Hatta alemin yaratılış sebeplerinden birisi de duâdır. Yani kâinat yaratıldıktan sonra başta insan onun başında Muhammed-i Arabi Aleyhisselatü Vesselâmm muaz­zam olan duası alemin yaratılışı için bir sebep olmuştur. Peygamber efendimiz dua neticesi öyle bir makam ve mer­tebededir ki, bütün akıllar toplanmış olsalar o makamın hakikatini tamamıyla ihata edemezler. İşte ey Müslüman ! Senin ruz-i mahşerde böyle bir şefaatçin var. Bu şefaatçinin şefaatini kendine celb etmek için Sünnetine ittibâ et.

SAKIN DEME Kİ DUA ETTİM KABUL OLMADI

Duanın kabul olması iki cihetlidir. Ya aynen kabul edilir, aynı ile makbul olur, yahut daha evlası (iyisi) verilir. Mesela birisi kendine erkek evlat ister. Cenab-ı Hak Hazreti Meryem gibi bir kız evladını veriyor. "Duası kabul olunmadı " denilmez " Daha evlâ bir surette kabul edildi" denir. Hem bazen kendi dünyasının saadeti için dua eder. Duası ahiret için kabul olunur. "Duası reddedildi denilmez"belki "Daha evlâ bir surette kabul edildi "denir. Ve hâkezâ. Madem Cenab-ı Hak Hakimdir; biz Ondan isteriz, O da bize cevap verir. Fakat hikmetine göre bizimle muamele eder. Hasta, tabibin hikmetini imtihan etmemeli. Hasta bal ister, doktor ise sıtması için sulfata verir. "Doktor beni dinlemedi" denilmez. Belki benim şikâyetlerimi dinledi işitti, hastalığıma en iyi gelecek ilacı verdi denilir.

DUA EDEN DAHA DÜNYADA İKEN ÜCRETİNİ PEŞİN ALIR

Duanın en güzel, en latif, en hazır meyvesi şudur ki: Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, der­dine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli her şeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil, bir Kerim Zat var, ona bakan ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyacatım yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def edebilir bir Zatın huzurunda kendini tasavvur ederek bir ferah bir rahatlık duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp "Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun" (Fatiha Suresi/2) der.

DUA VE ZİKİRLERDE DÜNYAYA AİT FAİDELER GAYE EDİLMEMELİ

Ubudiyet Cenab-ı Allah'ın emirlerini ve Onun rızasını kazanmaya bakar. Ubudiyetin sebebi İlahi emir, neticesi de Hakk'ın rızasıdır. Semereleri ve faydaları uhreviyedir. Fakat esas sebep yapmamak ve kasden istenilmemek şartıyla, dünyaya ait faydalar ve kendi kendine çıkan ve istenilmeyerek verilen semereler ubudiyetle zıt düşmez. Belki zayıflar için teşvik edici hükmüne geçer. Eğer dünyaya ait faydalar ve men­faatler o ubudiyete, o zikre sebep olursa o ubudiyeti kısmen iptal eder. Belki o hususi ve tesirli olacak duayı akim bırakır, netice vermez. İşte bu sırrı anlayamayanlar, mesela yüz faidesi bulunan Şeh-ı Nakşibendinin kudsi evradını veya bin hasiyeti bulunan Cevşenü'l-Kebiri, o faydaların bazılarını esas maksat yaparak o niyetle okuyorlar. O faydaları göremiyorlar ve göremeye­cekler ve görmeye de hakları yoktur. Çünkü o faydalar o duaların sebebi olamazlar. Onları niyet etse ihlası bir derece bozulur. Belki ubudiyetten çıkar, kıymetten düşer. Yalnız bu kadar var ki böyle faydalı duaları okumak için zayıf insanlar bir teşvik ediciye muhtaçtırlar. O faydaları düşünüp şevke gelip, o duaları sırf Allah rızası için, ahret için okusa zarar ver­mez. Hem de makbuldur.

VEYSE'L- KARÂNİ HAZRETLERİNİN MÜNACATI

"Ya İlâhenâ! Rabbimiz Sensin. Çünkü biz abdiz. Nefsimizin terbiyesinden âciziz. Demek ki bizi terbiye eden Sensin. " "Hem Sensin Hâlık. Çünkü biz mahlukuz, yapılıyoruz. " "Hem Rezzak Sensin. Çünkü biz rızka muhtacız; elimiz yetişmiyor. Demek bizi yapan ve rızkımızı veren sensin. " "Hem Sensin Mâlik. Çünkü biz memlüküz. Bizden başkası bizde tasarruf ediyor. Demekki Mâlikimiz sensin. " "Hem Sen Azizsin, izzet ve azamet sahibisin, biz zil­letimize bakıyoruz üstümüzde izzet cilveleri var. Demek Senin izzetinin ayinesiyiz. " "Hem Sensin Gani-i Mutlak. Çünkü biz fakiriz; fakrımızın eli yetişmediği için bir gınâ veriliyor. Demek Gani Sensin, veren Sensin. " "Hem Sen Hayy-ı Bakisin. Çünkü biz, fena ve zevalimizle Senin de ve bekânı görüyoruz. " "Hem cevap veren, atıyye veren Sensin. Çünkü biz umum mevcudat kâli ve hâli dillerimizle samimi bağırıp istiyoruz, niyaz edip yalvarıyoruz. Arzularımız yerine geliyor, maksud- larımız veriliyor. Demek bize cevap veren Sensin. " Ey Rabbimiz ! Unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme ( Bakara Suresi / 186) Rabbim gönlüme genişlik ver, işimi kolaylaştır, dilimde­ki tutukluğu çöz ta ki sözümü iyice anlasınlar ( Taha Suresi / 25-28) Allah'ın en efdal en güzel en büyük, en zahir, en tahir, en hoş, en iyi, en değerli, en aziz, en azim, en şerefli, en yüksek, en pâk, en mübarek, en latif salavatlarmla; en tam, en çok, en ziyade, en yüksek, en yüce, en devamlı selamını bir rahmet, bir rızâ, bir af, bir mağfiret olarak ihsan eyle. Bunlar cömertlik ve- kereminin bağış bulutlardan sağanak halinde artarak devam etsin. İyilik cömertliğinin nefis ve şerefli lütuflarıyla, artarak büyüsün, ezeliyetinle mütenasip olarak, hiç kesilmesen devam etsin, ebediyetine uygun olarak ardı arkası kesilmesin. Bütün bunlar kulun, habibin, resulün, yaratıklarının en hayırlısı, açık ve parıldayan nur, zâhir ve kesin bürhan, uçsuz bucaksız derya, her tarafı kaplayan ışık, parlak güzellik, üstün şeref, şanlı kemal olan Efendimiz Muhammed'e olsun. Bu Senin zatının azametiyle Ona getirdiğin salavat şeklinde olsun. Aynı şekilde Onun Âl ve Ashabına da rahmet et. bu salavat hürmetine günahlarımızı bağışla, gönlümüze ferahlık ver, kalplerimizi temizle, ruhlarımıza rahatlık ver, sırlarımızı temizle, fikir ve düşüncelerimizi arındır, sırlarımızdaki bulanıklığı safı leştir, hastalıklarımıza şifa ver, kalplerimize vurulmuş kilitleri aç. Ey Rabbimiz bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalple­rimizi sapıklığa meylettirme, yüce katından bize rahmet bağışla. Muhakkak ki veren sensin, dua edilip, istediklerimizi bize bağışlayan sensin (Ali İmran/8). Ezelden ebede her türlü hamd, övgü, şükür ve minnet alemlerin rabbi olan Allah'a mahsustur" (Yunus suresi/10). Amin, amin, amin. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğret­tiğinden başka bilgimiz yoktur. Sen her şeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın (Bakara suresi/32). Amin, amin, amin. El-fatiha.

OKUNMASI ÇOK SEVAP, SELEFTEN NAKLEDİLMİŞ OLAN SALAVAT-İ ŞERİFELER

  • Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi kullama'h-telefe'l-melevan ve teakabe'l-asran ve ker- rara'l-cedidan ve's-takbele'l-fer-kadan ve beliğ ruhanu ve ervaha ehli beytihi minna't-tehiyyete ve's-selam ve'rham ve barik ve sellim aleyhi kesiran kesiran ila yevmi'l haşri ve'l-karar.
(Allahım melevan, asran, cedidan, farkadan, yıldızları devam ettiği sürece Efendimiz Muhammed'e ve ümmetine salat ve selam eyle. Onun ve ehli beytinin ruhuna bizden saygı ve selam ulaştır, ta kıyamet gününe kadar ona rahmet ve esen­lik ver. )
  1. Salat-i Tefriciye: Allahümme salli salaten kamileten ve selim selamen tammen ala seyyidina muhammedin illezi tenhallü bi-hil'ukedu ve terferi-cu bihi'l-kurebu ve tuk ala bihi'l-hevaicu ve tunalu bihirreğaibu ve husnul havatimi ve yusteskal gamamu bivechihil keriyıni ve ala alihi ve sah- bihi fiy-kulle lemhatin ve nefesin biadedi kull-I me'lumin lek.
  2. Salat-i Münciye: Allahümme salli ala seyyidina Muhammdedin ve ala ali seyyidina Muhammet, salaten tüncina biha min-cemi'il-ahvali ve'l afat ve takdilena biha cemi'al-hacat ve tutahhiruna biha min cemi'is seyyi'at ve terfe'una biha a'la'd-derecat ve tubelliğuna biha aksa'I- ğayat min-cemi'il-hayrati fl'l hayati ve ba'del memat.
  3. (Allahım, efendimiz Muhammet'e ve efendimiz Muhammet'in ümmetine öyle bir salat eyle ki onunla bizi her güçlük ve afetten kurtarasın, onunla bizim bütün ihtiyaçlarımızı göresin, onunla bizi bütün kötülüklerden temiz- leyesin, onunla bizi gerek hayatta, gerek öldükten sonra bütün iyiliklerin en yükseklerine ulaştırasın. )... Muabbir

Daha fazla oku...

Muabbir

Duanın Fazileti Hakkında Hadisler

  • "Dua mü'minin silahıdır, dinin direğidir, göklerin ve yerlerin nurudur. " (Hakim)
  • "Dua ibadettir. " Peygamberimiz (s. a. v) bu sözü söyledikten sonra şu ayet-i kerimeyi okumuştur:" Rabbiniz şöyle dedi: Bana dua edin ki size yetişeyim. Bana kulluk et- neye tenezzül etmeyenler, ebedi olarak cehenneme girecek­lerdir. " (Ebu Davud)
  • "Genişlik zamanında dua etmek kadar Allah'a hoş gelen bir şey yoktur. " (Tırmizi)
  • "Kul, Ya Rabbi! Ya Rabbi! Ya Rabbi! Dediği zaman Allah der ki: Lebbeyk kulum, iste istediğin verilecek. " (İbn Ebi'd- Dünya)
  • "Allah mü'min kulunun yaptığı dualardan hiç birini :;rakmaz, hepsini sayar, ya bunları dünyada kul için yaptığını veya ahrete bıraktığını söyler. O makamda mü'min, keşke i. . nyada hiçbir duası yapılmayıp ahrete bırakılmış olsaydı :ster. " (Hakim)
  • "Allah fazl-ü kerem sahibidir. Bir adam ellerini O'na kaldırırsa, onları boş olarak çevirmez. " (Ebu Davud)
  • "Ben kulumun benim hakkımdaki zanm üzereyim. Kulum beni çağırırsa hemen yanındayım. " (Buhari)
  • "Bir kimseye fakirlik erişir de insanlara söylerse fakir­liği giderilmez. Ama birine fakirlik erişirde onu Allah'a söylerse Allah ona er veya geç bir rızk verir. " (Ebu Davud)
  • "Kaza ancak dua ile geri çevrilebilir, ömrü de ancak iyi­lik uzatır, başka bir şey uzatmaz. Ve kişi yaptığı günah yüzün­den rızktan mahrum edilir. "
  • "Kulum, Rabbine en yakın olduğu zaman secde ettiği zamandır. Öyle ise çok dua ediniz. " (Müslim)
  • "Rabbiniz her gece gecenin üçte biri kalınca dünya semasına iner ve der ki: Kim bana dua ediyor, onun duasını kabul edeyim; kim benden istiyor ona vereyim; kim bana istiğ­far ediyor, onu bağışlayayım. " (Malik)
... Muabbir

Daha fazla oku...

Muabbir

Benzer Aramalar